Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9218 E. 2023/2160 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9218
KARAR NO : 2023/2160
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile borçlu aleyhine asıl alacağın %20’si oranında tazminata karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında davacı borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ
Muteriz borçlu, takibe dayanak senedin sahte olarak oluşturulduğunu, şirketi temsile yetkili olan … …’ın imzası taklit edilerek senedin oluşturulduğunu, alacaklı ile aralarında hiçbir ticari ilişki olmadığını, senet altındaki imzayı kabul etmediklerini, imzaya, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini belirterek takibin durdurulmasına, alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; iddia edilen hususların gerçeğe aykırı olduğunu, takip dosyasındaki haciz tutanağı incelendiğinde imzanın şirket yetkilisine ait olduğunun hemen fark edileceğini belirterek davanın reddine ve borçlu aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için üç kişilik heyetten alınan raporun gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takip konusu senetteki imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine, icra takibi durdurulduğundan asıl alacağın %20’si oranında hesaplanacak tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde; sahtecilik davasına ilişkin ceza davasının bekletici mesele yapılmadığını, mahkemenin birbirini teyit eden teknik uzman görüşü, iki bilirkişi raporu ve Adli Tıp raporuna rağmen hatalı ve eksik heyet raporu alarak yanlış karar verdiğini, mahkemenin kararına dayanak yaptığı bilirkişi raporunun hatalı ve eksik incelemeye dayalı ısmarlama bir rapor olduğunu, raporun bizzat senet metni ile çeliştiğini, senette kullanılan kaşenin sahte olduğunu, bilirkişi heyetinin kaşedeki sahteliği inceleme konusu yapmadığını, takip konusu senedin, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık ürünü olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı senedin bilgisayar yazıcısı kullanılmak suretiyle oluşturulduğu, senedin ödeyecek kısmında … … adının yazılı olduğu, belirtilen bu isim altında T.C. kimlik numarası ve adres bilgilerinin yer aldığı, … … adının üzerine veya çevresine atılmış ve bu şahsa izafen atılmış sayılabilecek herhangi bir imzanın bulunmadığı, senedin kefil satırının karşısında … Tıp Merkezi Tic.Ltd.Şti.’nin kaşesinin basılı olduğu, kaşe üzerinde bulunan bir adet imzanın adı geçen şirket adına atıldığının kabul edilmesi gerektiği, şirket kaşesi üzerinde … …’ın adı ve soyadı el yazısı ile yazılmış ise de, bu kısımda adı geçen kişi adına atılmış herhangi bir imzanın bulunmadığı, … …’ın takip dayanağı bononun düzenleyeni, … Tıp Merkezi Tic.Ltd.Şti.’nin senedi düzenleyen lehine aval vereni olduğu dikkate alındığında, senet üzerine senedi düzenleyen … …’a izafen atıldığının kabulü gerekebilecek herhangi bir imza bulunmadığından, düzenleyenin imzasını içermeyen senedin TTK’nın 776-(1)-g maddesinde yer alan yasal düzenleme uyarınca kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında İİK’nın 170/a-2 maddesi uyarınca borçlu … Tıp Merkezi Tic.Ltd.Şti. yönünden takibin iptaline karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; dava tarihinden sonra … Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile borçlu şirket yetkilisi … …’ın azline karar verildiğini, davacı şirkete yönetici kayyım atandığını, yönetim kayyım ve şirket yetkilisinin azli nedeniyle davanın şirket yetkilisi tarafından verilen vekaletname ile takip edilemeyeceğini, kararda cevap dilekçesi sunulmadığının belirtildiğini ancak dosyada cevap dilekçelerinin bulunduğunu, ödeyecek kısmında şirket yetkilisinin el yazısı ile ismini yazdığı bu nedenle kaşenin aşağıya sarktığını, ödeme kısmında kaşenin yer aldığını, kaşe üzerinde şirket yetkilisine ait imzası olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirket yetkilisinin sayısız muvazaalı işlemler yapan ve bunlarla ilgili ceza dosyaları olan bir kişi olduğunu, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararları bulunduğunu belirterek kararın bozulmasına, davanın usulden aksi kanaatte esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 170, 170/a maddeleri, 6102 sayılı TTK’nın 776. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.