YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9243
KARAR NO : 2023/2036
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 16. İcra Hukuk Mahkemesi
Davacı/alacaklı tarafından icra memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu ancak icra mahkemesine hasımsız olarak başvurulduğundan şikayetçi alacaklı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile şikayetçi alacaklının bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-b.2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, alacaklının şikayetinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Alacaklı şikayet dilekçesinde; borçluların ölmüş anne ve babalarından kalan mal varlığının sorgulanarak varsa borçluya intikal eden miras hisseleri üzerine haciz uygulanması talebinin İcra Müdürlüğünün 14.01.2021 tarihli kararı ile reddedildiğini, verilen ret kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İcra Müdürlüğü kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İcra ve İflas Kanununun’nun 78. maddesi uyarınca haciz talebi, alacaklının isteminine bırakılmış bir hak olup alacaklının, borçlunun dilediği mal hak veya alacaklarının haczini isteyebileceği ancak bu hakkını kullanırken borçlunun hangi mallarının haczini istediğini göstermek zorunda olduğu, icra dairelerine, borçlunun mal varlığını araştırma yükümlülüğü getiren yasal bir düzenleme olmadığı gibi, İcra Müdürlüğünün kendiliğinden, borçlunun haczedilebilir mal, hak ve alacaklarına haciz koyma yetkisi de bulunmadığı, İcra dairelerinin UYAP ekranlarından borçlunun araç ve taşınmazları ile takip sırasında borçlunun ölmesi halinde mirasçılarını sorgulanmasının yasadan değil, teknolojinin getirdiği kolaylık ve gereksinimden kaynaklandığı, yasal düzenlemelerle kişisel veri ve bilgilerin elde edilmesinin sınırlandırılıp kurala bağlandığı aksine tutum ve davranışların sorumluluk gerektireceğinin düzenlendiği, alacaklı vekilinin talebinin reddine ilişkin müdürlük işleminin Anayasa ve yasalarca düzenlenen kişisel bilgilerin korunması amacına uygun olduğu gibi yasalarla icra dairelerine, borçlunun miras bırakanlarını ve bunlara ait mal varlığını araştırma görevi de yüklenmediği gerekçeleri ile şikayetin reddine
karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; İcra Müdürlüğü lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin anlaşılabilir olmadığını, taleplerinin Anayasa’ya ve Kişisel Verileri Koruma Kanunu’na aykırı olmadığını, mal varlığının 3. kişi konumundaki anne babasına değil bizzat borçluya ait olduğunu, bu sebeple İcra Müdürlüğünce taleplerinin 3. kişilere ait mal varlığının haczi olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, borçlunun anne ve babasının ölü olması halinde borçluya intikal eden tereke üzerine herhangi bir haciz işlemi yapabilmelerinin imkansızlaştığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, icra dairelerinin, alacaklının talebi üzerine, alacağın tahsiline ilişkin işlemleri, mevzuata uygun düştüğü takdirde yerine getirmekle yükümlü olduğu, İİK’nın 357,359 uncu maddelerini kanun gereği üzerine düşen görevi ile alakalı işlemlerle sınırlı olarak uygulanması gerektiği gerekçesi ile ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu ancak icra mahkemesine hasımsız olarak başvurulduğundan şikayetçi alacaklı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz bulunarak şikayetçi alacaklının bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-b.2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İcra Müdürlüğü işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK 16,78,359, T.C. Anayasası md. 13, md. 20/3, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi md. 8, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu md.3/1-d,-e, md.5, md.28/1-d.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, alacaklının iddia ve savunmasına, dayandığı belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.