Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9304 E. 2023/2208 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9304
KARAR NO : 2023/2208
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki yetkiye ve borca itiraz ile şikayete ilişkin uyuşmazlıktan dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; yetkiye ve borca itirazın reddi ile takibin durdurulması nedeniyle borçlu aleyhine takip çıkışı üzerinden %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararın muteriz borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, yetkiye ve borca itirazın reddi ile takibin durdurulması nedeniyle borçlu aleyhine takip konusu asıl alacak üzerinden %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı muteriz borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ VE ŞİKAYET
Borçlu icra mahkemesine başvuru dilekçesinde; itiraza konu takipte borçlu şirketin ticaret merkezi olan … İcra Dairesinin yetkili olup … İcra Dairesinin yetkisiz olduğunu, aynı alacak hakkında daha önce başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi bulunduğundan … bu kambiyo takibinin mükerrer olduğunu, takip dayanağı bonodaki vade tarihinin alacaklı tarafından sonradan doldurulduğunu, taraflar arasındaki tek ilişkinin hayvan yemi alım – satımı olup bundan kaynaklanan tüm borcun ödendiğini ve takip dayanağı senedin teminat olarak verildiğini ileri sürerek, takibin iptali ile alacaklı aleyhine en az %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki yetki sözleşmesi gereğince … İcra Dairesinin yetkili olduğunu, takip konusu senedin teminat senedi niteliğinde olmadığını, hiçbir şekilde cari hesap alacağına karşılık söz konusu senedin alındığının kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla bir an için öyleymiş gibi kabul edilse dahi, borcun ödenmesi için kambiyo senedi verilmiş olmasının cari alacağa dayalı alacağın tahsili için ilamsız takip yapılmasına engel olmadığını ve ilamsız takip yapılmasının da alınan senedin icraya konulmasına mani olmadığını, bu suretle mükerrer takip bulunmadığını, kaldı ki her iki takipteki takip taleplerinde “tahsilde tekerrür olmama” kaydının bulunduğunu ve borçlu tarafından her iki takip dosyasına da ödeme yapılmadığını ileri sürerek, istemin reddi ile borçlu aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; HMK’nın 17/2. maddesine uygun olarak taraflar arasında kararlaştırılan yetkili icra dairesinin … olmasına rağmen, borçlu tarafından bildirilen … İcra Dairesinin yetkili icra dairesi olmaması nedeniyle yetkili yerin doğru gösterilmediğinden bahisle yetki itirazının reddedildiği belirtildikten sonra, her iki icra takibinde borcun sebebinin farklı olduğu ve bu suretle mükerrer takip itirazının yerinde olmadığı, borcun kaynağının aynı olduğu iddiasının ise dar yetkili icra mahkemesinde tartışılamayacağı, teminat ile borcun ödendiğine dair iddiaların yazılı delille ispatlanamadığı gerekçeleri ile borca itirazın reddine ve takibin durdurulması nedeniyle borçlu aleyhine takip çıkışı üzerinden %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Muteriz borçlu istinaf dilekçesinde; taraflar arasında kesin yetkili yer olarak … belirlendiğinden ve alacaklı bu anlaşmaya aykırı olarak … İcra Dairesinde takip başlattığından taraflar arasındaki yetki anlaşmasının hükümsüz hale geldiğini ve bu suretle yetki itirazının kabulü gerektiğini, mükerrer takip iddiasının alacaklının cevap dilekçesindeki beyanı ile sabit olduğunu ve her iki takipte de tahsilde tekerrür etmeme kaydının bulunmadığını, takip konusu bonoda yazılı vade tarihinin sonradan yazıldığı iddiası ispat edilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince bu konuda inceleme yapılmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları, resmi banka kayıtları, elden ödeme makbuzları ile borca itirazın ispatı mümkün iken mahkemece itirazın reddedilmesinin hatalı olduğunu ve borçlu aleyhine hükmedilen tazminatın takip çıkışı üzerinden verilmesinin isabetsiz olup, asıl alacak üzerinden tayini gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; borçlu tarafından yapılan yetki itirazında yetkili icra dairesinin doğru gösterilmemesi sebebiyle İlk Derece Mahkemesinin yetki itirazının reddi kararının yerinde olduğu, her iki takipte borcun sebebinin farklı olması nedeniyle mükerrer takip iddiasının yerinde olmadığı, teminat iddiasının da ispatlanamadığı, senette ödeme gününün yazılmamış olmasının tek başına teminat senedi iddiasını ispata yeterli olmadığından bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirtildikten sonra, borçlu aleyhine hükmedilen tazminatın takip çıkışı üzerinden verilmesinin hatalı olduğundan bahisle borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, yetkiye ve borca itirazın reddi ile takibin durdurulması nedeniyle borçlu aleyhine takip konusu asıl alacak üzerinden %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte borçlu aleyhine tazminatın hiç hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde yetkiye ve borca itiraz ile şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 168, 169, HMK md. 17, TTK md. 776,

3. Değerlendirme
Takip konusu senedin teminat senedi olduğu ve icra takiplerinin aynı alacağa dayandığına dair iddiaların borçlu tarafından ispatlanamadığının ve alacaklının da bu yönde bir kabulünün bulunmadığının anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.