Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9329 E. 2023/2176 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9329
KARAR NO : 2023/2176
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki borca itiraz ve kambiyo şikayeti nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile şartları oluşmadığından alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlular şikayet dilekçesinde, davalı alacaklı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, dayanak senetlerin tefecilik yapan alacaklıdan aldıkları borca ve faizine ilişkin olduğunu, alacaklı hakkında tefecilik yaptığından bahisle suç duyurusunda bulunulduğunu, dayanak senetlerin kayıtsız şartsız ödeme vaadi içermediğinden kambiyo vasfı bulunmadığını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; takibe konu senetlerin kambiyo vasfını haiz olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı ve borcunun olmadığı iddialarının yazılı delille ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddi ile şikayetçi borçlular aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak çekin, Türkiye … Bankası …/Küçük Sanayi Sitesi Şubesine ait, 26.11.2020 keşide tarihli, 225.000 TL bedelli olarak keşideci İçel Lojistik … Ltd. Şti tarafından lehdar … adına düzenlendiği, lehdar tarafından … (üzeri çizilerek … Ltd.Şti.’ne) ciro edildiği, dayanak çekin kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içerdiği, alacağın varlığını ispat açısından çekin varlığının tek başına yeterli olduğu, davalı alacaklı hakkındaki tefecilik suçundan kaynaklanan soruşturmanın takibin iptali nedeni olarak dar yetkili olan İcra Mahkemesince incelenemeyeceği, şikayetçi borçlular tarafından borcun ödendiği iddialarının ispatı için İİK’nın 169/a-l. maddesinde belirtilen nitelikte belge ibraz edilmediği, mahkemece takibin tedbiren durdurulmadığı gerekçesi ile davanın reddi ile şartları oluşmadığından alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlular istinaf dilekçesinde; davalı alacaklı ile aralarında ticari bir ilişki bulunmadığını, alacaklının emanet borç verme açıklaması ile borç verdiğine ilişkin beyanının tefecilik yaptığına ilişkin ikrar niteliğinde olduğunu, senetlerin bu nedenle kayıtsız şartsız ödeme vaadi içermediğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayet ve itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı alacaklı tarafından şikayetçiler (keşideci şirket ve lehtar) aleyhine iki adet çeke dayanılarak toplam 425.000 TL asıl alacak ve ferilerinin tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin şikayetçi borçlu … 28.12.2020, şikayetçi borçlu şirkete 30.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği, dayanak çeklerin unsurlarının tam olduğu, ilk cironun lehtara ait olduğu ve süresinde ibraz edildiği, şikayetçi borçlular tarafından dayanak çeklerin tefecilikten kaynaklanan faiz alacağına ilişkin olduğu ve borcun bulunmadığının ileri sürüldüğü, borcun olmadığı iddiasının İİK’nın 169/1. maddesine uygun olarak yazılı belgeyle kanıtlayamadığı, icra mahkemesindeki yargılama aşamasında dosyaya sunulan ifade tutanağı ile sorgu zaptında da, alacaklının verdiği borç karşılığında çekler aldığını bildirdiği, dolayısıyla borcun bulunmadığı iddiasını kabul etmediği, önüne gelen uyuşmazlığı takip hukuku kurallarına göre çözüme kavuşturan ve kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyen icra mahkemesince taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığının araştırılamayacağı, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlular temyiz dilekçesinde; alacaklının ifade tutanaklarında yer alan beyanlarında tefecilik suçunu kabul ettiğini, emanet para adı altında borç verdiğini ve karşılığında verdiğinden daha yüksek meblağlı senet aldığını beyan ettiğini, bu beyanların mahkeme dışı ikrar niteliğinde olduğunu ve borcun bulunmadığının ispatlandığını, alacaklı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığını, senetlerin kayıtsız şartsız ödeme vaadi içermediğini ileri sürerek kararların bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte kambiyo şikayeti ve borca itiraza ilişkindir

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 169, 169/a ve 170/a maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlular tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.