Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9337 E. 2023/2179 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9337
KARAR NO : 2023/2179
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki şikayet ve borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetçi borçlu …’nin isteminin süre aşımı nedeniyle reddine, diğer şikayetçi borçlular …, … ve … Tarım İşletme ve … Ürünleri Ticaret Ltd. Şti.’nin isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlular ve davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlular şikayet dilekçesinde; alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, takibe konu senedin alacaklı ile aralarındaki kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, senedin vadesinin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak ve sonradan doldurulduğunu, senetten kaynaklanan muaccel bir borcun bulunmadığını, kredi borcuna ilişkin olarak taraflarına gönderilen ihtarnameye süresinde itiraz edildiğini, bu nedenle kredi borcunun miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, birleşik faiz talep edildiğini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; takibe konu bononun, borca karşılık olarak ödeme amacıyla verildiğini, teminat senedi niteliğinde olmadığını, faiz hesabında isabetsizlik bulunmadığını savunarak itirazın reddi ile borçlular aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu takip türünün kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi olduğu, takibe konulan bononun tanzim tarihinin 06.02.2017, bono bedelinin 2.000.000 TL olduğu, bonoyu tanzim edenin şikayetçi borçlular …, Tarım İşletmeleri ve … Ürünleri Tic. Ltd. Şti. olduğu, bono lehtarının ise davalı alacaklı banka olduğu, şikayetçi borçlular … ve …’un ise avalist olduğu, şikayetçilerin taleplerinin borca itiraz ve şikayet niteliğinde olduğu, şikayetçi borçlu …’ye çıkarılan ödeme emrinin 04.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, başvurunun yasal 5 günlük süre geçtikten sonra 17.09.2021 tarihinde yapıldığı, dosyada mevcut kredi sözleşmesi fotokopisinde takibe konu senede yapılmış açık bir atıf bulunmadığı, davalı alacaklının da teminat iddiasına dair kabulünün bulunmadığı, TTK’nın 592. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, şikayetçi borçluların, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının İİK’nın 169/a-1. maddesinde belirtilen nitelikte yazılı bir belge ile ispatlanamadığı, sebepten mücerret senede ihtarname ile itiraz edildiğinden alacak miktarının yargılama gerektirdiğine ilişkin itirazın dinlenemeyeceği, faize itiraz konusunda hüküm kurmaya ve denetime elverişli raporun esas alındığı gerekçesi ile şikayetçi borçlu …’nin şikayet ve borca itirazlarının süre aşımı nedeniyle reddine, diğer şikayetçi borçlular …, … ve … Tarım İşletme ve … Ürünleri Ticaret Ltd. Şti.’nin şikayet ve borca itirazlarının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular ile birlikte davalı alacaklı (katılma yoluyla) istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlular istinaf dilekçesinde; takibe konu senedin alacaklı ile aralarındaki kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, senedin vadesinin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak ve sonradan doldurulduğunu, senetten kaynaklanan muaccel bir borcun bulunmadığını, hesap kat ihtarıyla aynı gün başlatılan takipte ihtarnameden daha yüksek bir alacak talep edildiğini, kredi borcuna ilişkin olarak taraflarına gönderilen ihtarnameye süresinde itiraz ettiklerinden kredi borcu miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, bu husus dikkate alınarak bilirkişi tarafından yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, ihtarnameden sonraki dönemde alacağa bileşik faiz işletildiğini, raporda faiz miktarına ilişkin hesaplama yapılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayet ve borca itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; şikayetin ve itirazların reddi kararlarının isabetli olduğunu, ancak borca itirazın reddi nedeniyle borçluların takip talebinde belirtilen alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçlu …’ye çıkarılan ödeme emrinin 04.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, şikayet ve borca itiraz niteliğindeki başvurunun yasal 5 günlük süreden sonra, 17.09.2019 tarihinde yapıldığından süresinde olmadığı, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ve takibe konu bono üzerinde herhangi bir atıf bulunmadığından takibe konu senedin teminat senedi olduğu iddiasının ispatlanamadığı, muaccel borcun bulunmadığı iddiasının dayanak bononun vade tarihi ve takip tarihi dikkate alındığında yerinde görülmediği, bononun vade tarihinin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının İİK’nın 169/a-1 maddesindeki delillerle ispatlanamadığı, takibe konu bononun bedelin belirli olduğu, ödeme emrinde işlemiş faiz talebinde bulunulmadığı, bilirkişi raporunda alacak miktarı, hesap kat ihtarı ve faizle ilgili hesap yapılmamasının yerinde olduğu, takip dayanağı bononun kambiyo senedi vasfında olması nedeniyle alacağa 3095 Sayılı Kanun’un 2/2. maddesinde öngörülen ticari işlerdeki temerrüt faizi olan avans faizi oranının uygulanmasında usulsüzlük bulunmadığı, İİK’nın 169/a-6. maddesine göre borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibin muvakkaten durdurulmuş olması gerektiği, somut olayda takip durdurulmadığından şikayetçi borçlular aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesi ile şikayetçi borçlular ile davalı alacaklının (katılma yoluyla) istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlular temyiz dilekçesinde; takibe konu senedin alacaklı ile aralarındaki kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, senedin vadesinin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak ve sonradan doldurulduğunu, senetten kaynaklanan muaccel bir borcun bulunmadığını, hesap kat ihtarıyla aynı gün başlatılan takipte ihtarnameden daha yüksek bir alacak talep edildiğini, kredi borcuna ilişkin olarak taraflarına gönderilen ihtarnameye süresinde itiraz ettiklerinden kredi borcu miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, bu husus dikkate alınarak bilirkişi tarafından yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, ihtarnameden sonraki dönemde alacağa bileşik faiz işletildiğini, raporda faiz miktarına ilişkin hesaplama yapılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte şikayet ve borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlular tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.