YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9408
KARAR NO : 2023/2216
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü ile şikayete konu takip dosyasında talep edilen 22.270,46 TL işlemiş akdi faiz alacağı ve 1.239,72 TL … alacağının iptaline, 947,34 TL … alacağı talep edilebileceğinin kabulüne, icra emrinin bu şekilde düzeltilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu ile alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, bu aşamada alacaklının istinaftan feragatı nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin ek kararı ile alacaklının istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince sadece borçlunun istinaf başvurusu değerlendirilerek başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; takip konusu ipoteğin kredi sözleşmesi için teminat olarak verildiğini, henüz muaccel bir alacak bulunmadığını, borçluya hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediğinden muacceliyet tarihinin icra emrinin tebliğ tarihi olması gerektiğini ve alacaklının alacağının İİK’nın 68/b maddesi gereğince ispatlanması gerektiğini, ipoteğin sadece kredi borcunu temin etmesi ve alacakla ilgisi bulunmaması nedeniyle ödenmeyen çek yaprak bedellerinin ipotekli takipte istenemeyeceğini, takip tarihi itibariyle uygulanması gereken faizin yasal ticari faiz olup takipte istenen % 40,50 faiz oranının da fahiş olduğunu ileri sürerek, takibin iptalini, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise bilirkişi raporu alınarak dosya hesabı yapılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı banka cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; İİK’nın 150/ı maddesi gereğince adres değişikliği bildirilmediğinden hesap kat ihtarnamesinin bila tebliğ iadesinin geçerli bir tebliğ sayılacağı belirtildikten sonra, mahkemece alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle, şikayetin kısmen kabulü ile şikayete konu takip dosyasında talep edilen 22.270,46 TL işlemiş akdi faiz alacağı ve 1.239,72 TL … alacağın iptaline, 947,34 TL … alacağı talep edilebileceğinin kabulüne, icra emrinin bu şekilde düzeltilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı borçlu ile alacaklı süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunmuşlar ise de; bu aşamada alacaklının istinaftan feragatı nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin ek kararı ile alacaklının istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olmakla Bölge Adliye Mahkemesince sadece şikayetçi borçlu yönünden istinaf incelemesi yapılmıştır.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda; hesap kat ihtarnamesinin borçluya tebliğ edilmediğini ve bu suretle borçlunun icra takibi ile temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğini, bilirkişi raporunda temerrüt tarihinde yürürlükte olan değişen oranlı ticari faiz oranları üzerinden hesap yapılması gerekirken faiz oranlarının, takip konusu kredi sözleşmesi ile bağlı kalınarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, takip konusu kredili mevduat hesabı ile kredi kartı yönünden borçlu tüketici konumunda olduğundan adi kanuni faiz oranlarına göre hesap yapılması gerektiğini, çek yaprak bedellerine ilişkin olarak bankaya yapılan bir başvuru bulunmadığından bu bedellerden borçlunun sorumlu tutulamayacağını, alacaklının kötü niyetli olması nedeniyle fazla istenen tutar üzerinden alacaklı aleyhine en az %20 oranında tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; 13.12.2019 tarihli hesap kat ihtarnamesinin borçlunun takip konusu kredi sözleşmesi ile ipotek senedinde yazılı adreslerine ayrı ayrı tebliğe çıkarılmış olup bila tebliğ iade edildikleri, İİK’nın 150/ı ve 68/b maddeleri gereğince bu adreslere çıkarılan ve bila tebliğ iade edilen tebligatların tebliğ edilmiş sayılacağı, ipoteğin bölünmezliği ilkesi gereğince çek yaprak bedellerinin de takibe konulmasının yerinde olduğu, ihtarnameye itiraz edilmeyerek ihtarname içeriği kesinleşmekle ihtarnamede yer alan gayri nakdi alacak tutarının takipte istenenden fazla olması nedeniyle bu alacağa yönelik istinafın yerinde olmadığı, şikayet dilekçesinde tazminat talebi bulunmadığından istinaf aşamasında bu talebin değerlendirilemeyeceği, istinaf dilekçesinde icra emri tebliğ usulsüzlüğü iddiasının ileri sürülmediği, buna göre de icra emri tebliğ tarihi itibariyle takipte istenen faiz oranına itirazın 7 günlük süre içerisinde olmadığı, bu suretle İlk Derece Mahkemesince faiz oranı yönünden inceleme yapılmasının ve işlemiş faiz tutarının düzeltilmesinin hatalı olduğu tespit edilmekle birlikte, alacaklının istinaf başvurusundan feragat etmesi nedeniyle bu hususun kaldırma nedeni yapılmadığı belirtilerek, borçlunun istinaf başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 33., 68/b., 149/a.,150/ı.,
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK’nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş ve temyiz edenin sıfatı gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.