Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9416 E. 2023/2197 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9416
KARAR NO : 2023/2197
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile imzaya ve borca itiraza ilişkin yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın reddine, borca itirazın kabulü ile; icra takibinin 499.500,00 TL ve ferileri yönünden durdurulmasına, asıl alacak olan 499.500,00 TL nin %20 si olan 99.900,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal şartlar bulunmadığından davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına, karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.İTİRAZ
Borçlu itiraz dilekçesinde; bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, bono üzerindeki imzaya ve borca itiraz ettiğini, alacaklıdan “500,00” TL borç aldığını ve senedin üzerine yazdığını, senet üzerinde tahrifat yapılarak “500” TL’lik bedelin “500.000” TL haline dönüştürüldüğünü, senet üzerindeki hiçbir yazının tarafına ait olmadığını belirterek takibin iptalini ve davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; tahrifat iddiasının mesnetsiz olduğunu, senette hem rakamla hem yazıyla “beş yüz bin” ibaresinin yer aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; grafoloji uzmanı bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme sonucu imzanın borçluya ait olduğunun belirlendiği, ancak aynı bilirkişi raporu ile takibe konu bonodaki rakam ile “500” bölümünün 3 adet sıfır rakamının; yazı ile değer gösteren bölümün sonuna da “Bin” kelimesinin sonradan eklenerek senedin mevcut duruma getirildiğinin tespit edildiği, bilirkişi raporunun inceleme yöntemi ve içerik itibarı ile hükme esas almaya elverişli olduğu gerekçesi ile imzaya itirazın reddine, borca itirazın kabulü ile; icra takibinin 499.500,00 TL ve ferileri yönünden durdurulmasına, asıl alacak olan 499.500,00 TL nin %20 si olan 99.900,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal şartlar bulunmadığından davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; 25.05.2021 tarihli bilirkişi raporunun bilimsel verilerden uzak formal olarak hazırlandığını, raporda bilimsel metotla yapılan bir inceleme bulunmadığı gibi bilimsel bir tespitin de mevcut olmadığını, senet üzerindeki imzanın davacı borçluya ait olduğunun sabit olduğunu, ancak bilirkişi raporunda ekleme olarak tespit ve değerlendirme yapılan kısımların kimin eli ürünü olduğu konusunda bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkiline doldurulmuş şekilde imzalanarak verilen kambiyo senedinde ilk bakışta gözle görülebilecek şekilde tahrifat olup olmadığının anlaşılmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda senette rakamla yazılan bedel kısmında sondaki üç adet sıfırın daha küçük bir şekilde yazıldığı söylenmekle birlikte bu durumun tek başına senette tahrifat olduğunu göstermeyeceğini, yine bedel kısmında” beş yüz bin” ibaresinde ” bin” kelimesinin sonradan eklendiği söylense de bu tespite katılmanın mümkün olmadığı gibi “beş yüz bin” ibaresinin # işareti ile kapatıldığını, aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için müvekkilinin takipte haksız ve kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; HMK’nın 355. maddesine göre istinaf incelenmesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık hallerinin re’sen gözetilebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun konusunda uzman bilirkişi tarafından, incelemenin gerektirdiği cihazlar kullanılarak hazırlandığı, raporun fotoğraflarla da desteklendiği, bu hali ile bilirkişi raporunun hükme dayanak yapmaya elverişli olduğu, bilirkişi incelemesi sonucunda takibe dayanak bononun 500,00 TL bedelli olmasına rağmen tahrifat yapılarak 500.000,00 TL’ye dönüştürüldüğünün anlaşıldığı, mahkemece söz konusu rapor doğrultusunda sonuca gidilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan İİK’nın 169/a-6.maddesinde borçlunun itirazının İcra Mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükmünün düzenlendiği, lehtar alacaklı tarafından keşideci borçlu hakkında başlatılan takipte 169/a-6. maddesi gereğince davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı takipte dayanak bonoda imzaya itirazla birlikte bonoda tahrifat yapldığı iddiasıyla takibin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 169. maddesi, HGK’nun 14.05.2003 tarih, 2003/12-347 E., 2003/345 K

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.