Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9429 E. 2023/2431 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9429
KARAR NO : 2023/2431
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi üçüncü kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi üçüncü kişi; dosya borçlusunun farklı bir şirket olduğunu, kendisnin takip dışı üçüncü kişi olduğunu, haciz yapılan adresin kendine ait olduğunu alacaklı tarafça adresin borçlunun adresi gibi gösterilmiş olduğunu, icra memurunca adresin borçluya ait olup olmadığının kontrol edilmediğini, adresin borçla ilgisi olmayan üçüncü kişinin adresi olduğu, vergi levhası sunulduğu ve beyan edildiği halde borçlunun adresiymiş gibi haciz ve muhafaza işlemi yaptığını, takip dışı üçüncü kişinin adresinde bulunan tüm malların haczedilip muhafaza altına alındığını, tüm itirazlara rağmen tüm mallarının yediemin deposuna götürüldüğünü, haciz adresine gelindiğinde alacaklı tarafın üçüncü kişinin adresinde haciz yapılması yönünde bir talebi de olmadığını, icra memurunun üçüncü kişiye ait adreste borçlunun adresindeymiş gibi dosya borcunu esas alarak haciz yapmasının yasaya aykırı olduğunu, talimat dosyada bulunan haciz tutanağının iptalinin gerektiğini, talimat icra müdürlüğünden haciz tutanağının iptali talep edilmişse de, taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek haciz tutanağının iptaline talebinin reddine dair kararın kaldırılmasını, 03.03.2021 tarihli usulsüz haciz tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı; şikayetçi tarafça hacizde istihkak iddiasında bulunulmuş olduğu, ilgili haciz tutanağının imza altına alındığını, bu sebeple davacının özgür iradesi ile imza altına almış olduğu tutanağa karşı daha sonra itiraz etmesinin samimiyetten uzak olduğunu, iradesinin fesada uğradığı gibi bir iddiası da bulunmayan davacının haciz tutanağının iptalini talep etmesinin mümkün olmadığını, hacizde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, davacının haciz esnasında istihkak iddiasında bulunduğunu, istihkak iddiası olması sebebi ile İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2020/23271 E. sayılı dosyasında icra müdürlüğü tarafından İİK m. 96-97 maddeleri uyarınca İcra Tetkik Mercine gönderilmesine karar verildiğini, esas icra müdürlüğü tarafından dosya İİK m. 96-97’ye göre icra mahkemesine gönderildiğinden bu şikayeti açmakta hiçbir hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul 14. İcra Dairesi 2020/23271 E. sayılı dosya ile borçlu Baş Ticaret… ve Oğulları Mob. Ve Paz. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlatıldığı, borçlu şirketin menkul malların haczi için Edirne İcra Müdürlüğünün 2020/462 Talimat sayılı dosyası ile menkul haczi yapıldığı, alacaklı vekilinin göstermiş olduğu adres olan “….., Mah. …., Cad. No:143 Havsa Edirne” adresinde talimat icra müdürlüğü tarafından yapılan haczin esas icra müdürlüğü talimatı ile gerçekleştiği anlaşıldığından haciz işleminin iptaline yönelik davacı 3. kişinin talebinin reddine ilişkin Edine İcra Müdürlüğünün 10.03.2021 tarihinde verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi üçüncü kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi üçüncü kişi; aynı hususları tekrarla birlikte, mahkemece, talimat icra müdürlüğünün esas icra dairesinin talimatı ile işlem yaptığı gerekçesine dayanılmışsa da, esas icra dairesinin borçla ilgisi olmayan 3. kişilerin mallarının haczi ve muhafaza altına alınması yönünde karar alma yetkisi bulunmadığını, kanunun açık hükmüne aykırı haciz yazısının talimat icra dairesince uygulanmasının da hukuka aykırı olduğunu, haciz adresine gelindiğinde alacaklı tarafın üçüncü kişinin adresinde haciz yapılması yönünde bir talebi de bulunmadığını icra memurunun üçüncü kişiye ait adreste borçlunun adresindeymiş gibi dosya borcunu esas alarak kendiliğinden haciz yapmasının kamu düzenine, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu ayrıca alacaklı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talimat icra müdürlüğü tarafından yapılan haciz işlemi esas icra müdürlüğü talimatı ile gerçekleştiği gibi, hacze ilişkin istihkak iddiasında bulunan 3. kişi tarafından ancak iddianın istihkak iddiası olarak ileri sürülmesi mümkün olduğundan, istihkak iddiasında bulunan 3. kişi tarafından haciz tutanağının iptali talebinin mümkün olmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi üçüncü kişi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi üçüncü kişi; şikayet ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, talimat dosyadan yapılan haciz tutanağının iptali ve icra müdürlüğü kararın kaldırılması hususuna yönelik şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi üçüncü kişi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.