Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9437 E. 2023/2417 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9437
KARAR NO : 2023/2417
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 2. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kabulü ile icra takibinin muteriz borçlu yönünden durmasına, davalı alacaklının kötü niyeti ve ağır kusuru ispat edilmediğinden para cezasına ve tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, davalı borçlu …’a yönelik davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı muteriz borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu keşideci itiraz dilekçesinde; alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız takipte, ödeme emrinin tarafına tebliğ edilmediğini, takipten 25.12.2020 tarihinde haberdar olduğunu, senetteki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını, sahte olarak oluşturulduğunu, borcunun bulunmadığını ileri sürerek imzaya ve borca itirazlarının kabulü ile davalı alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; borçlunun imzaya itirazın haksız olduğunu, imzaların muteriz borçlunun eli ürünü olduğunu savunarak itirazın reddi ile muteriz borçlu aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ciranta cevap dilekçesinde; takipte borçlu olarak yer aldığından tarafına husumet yöneltilemeyeceğini, icra mahkemesinde kendi ciro imzasına itirazda bulunduğunu ve davanın derdest olduğunu savunarak itirazın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı … tarafından borçlular … ve … aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, dosyaya toplanan tüm delillerden ve uzman bilirkişi raporundan takip dayanağı senet altındaki imzanın muteriz borçlunun eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, alacaklının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun ispat edilmediği gerekçesi ile borçlunun itirazının kabulüne, İstanbul … 12. İcra Müdürlüğünün 2020/23928 E. sayılı icra takip dosyasında muteriz borçlu …’a yönelik icra takibinin İİK’nın 170/3. maddesi gereğince durmasına, İİK’nın 170/5. maddesi gereğince davalı alacaklının kötü niyeti ve ağır kusuru ispat edilmediğinden para cezasına ve tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, muteriz borçlunun (diğer borçlu) …’a yönelik davasının husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; takibe konu senedin muteriz borçlu tarafından imzalandığını, eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Muteriz borçlu istinaf dilekçesinde; davalı alacaklı ve diğer borçlu cirantanın eski çalışma arkadaşı olduğunu, davalıların senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ve borcunun bulunmadığını bildiğini, keşideci imzalarının sahte olduğunu, senedin bu suretle oluşturulduğunu, bu hususta suç duyurusunda bulunduklarını, tüm bunların davalıların kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu gösterdiğini, delilleri toplanmadan karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının 2 ve 3 numaralı bentlerinin kaldırılarak davalı ciranta … yönünden de itirazın kabulüne, davalı alacaklı … yönünden kötü niyet tazminatına ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesince İİK ve ilgili maddelerin göndermesiyle HMK’da yer alan esaslara uygun şekilde imza asıllarını içeren belgelerin temin edildiği ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, kapsamlı ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, takip dayanağı senette muteriz borçlunun keşideci olarak yer aldığı, davalı alacaklının bonoyu lehtar konumunda olan …’dan ciro ile aldığı, muteriz borçlu ile davalı alacaklı arasında birebir ilişki bulunmadığı için muteriz borçlu lehine tazminata hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Muteriz borçlu temyiz dilekçesinde; davalı alacaklı ve diğer borçlu cirantanın eski çalışma arkadaşı olduğunu, davalılarla aralarında alacak ilişkisi bulunmadığını, davalıların senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ve borcunun bulunmadığını bildiklerini, keşideci imzalarının sahte olduğunu, senedin bu suretle oluşturulduğunu, bu hususta suç duyurusunda bulunduklarını, tüm bunların davalıların kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu gösterdiğini, delilleri toplanmadan karar verildiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının tazminat ve para cezası yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde imzaya ve borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 169., 170. ve ilgili maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup muteriz borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.