Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9451 E. 2023/2320 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9451
KARAR NO : 2023/2320
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu vekili şikayet dilekçesinde; ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, takipten maaşına konulan haciz nedeniyle 10.03.2021 tarihinde haberdar olduğunu belirterek TK’nın 21/1. ve Yönetmeliğin 30. ve 35. maddelerine aykırı yapılan tebligat nedeniyle öğrenme tarihinin 10.03.2021 olarak düzeltilmesini, menkul ve gayrimenkulleri ile maaşına konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili davaya cevap dilekçesinde, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiğini, takipten 10.03.2021 tarihinde haberdar olduğu yönündeki iddiaların doğru olmadığını, borçlunun aracına 12.02.2021 tarihinde haciz konulduğunu, araca haciz işlemi uygulanmasından bir ay sonra hakkındaki icra takibinden haberdar olduğunu iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, doğrudan doğruya TK’nın 21/2 maddesine göre tebligat yapıldığı, tebligatın usule aykırı olduğu, aracın trafik tescil kaydına sistemden konulan haciz tarihinin öğrenme tarihi olarak kabul edilemeyeceği, zira bu hacizden haberdar olunduğuna dair resmi bir belge bulunmadığı, İİK’nın 78. maddesine göre haciz uygulanması için takibin kesinleşmesinin gerektiği, usulsüz tebliğ ile takibin kesinleşmiş sayılamayacağı gerekçesi ile şikayetin kabulüne, ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 09.03.2021 tarihi olarak düzeltilmesine, takip kesinleşmeden konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı vekilince; usulsüz olduğu iddia edilen tebligatın davacının adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine çıkarıldığını, bu sebeple tebligatın usule uygun olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı vekilinin müvekkilinin söz konusu icra takibinden 10.03.2021 tarihinde haberdar olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, dosyada mevcut haciz evrakından da anlaşılacağı üzere borçlunun aracına 12.02.2021 tarihinde haciz uygulandığını, davacının aracına haciz işlemi uygulanmasından bir ay sonra hakkındaki icra takibinden haberdar olduğunu iddia etmesinin hayatın doğal akışına aykırı olduğunu, borçluya yapılan tebliğin usulsüz olduğunun kabul edilmesi durumunda dahi borçlunun öğrenme tarihinin 12.02.2021 tarihi kabul edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, borçlunun ödeme emrindeki adresine Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine göre tebligat çıkarıldığı, tebligatın üzerinde ”mernis adresi olduğu ve Tebligat Kanunu 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi” şeklinde şerhin mevcut olmadığı, dolayısıyla 02.07.2019 tarihinde tebliğ edilen tebligatın usulüne uygun olup olmadığı Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesi koşullarında değerlendirildiğinde muhatabın adreste bulunmama sebebinin belirtilmediği, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceğinin ve adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırılarak tahkik ve tevsik edilmediği, bu durumda borçluya çıkartılan ödeme emri tebligatının TK’nın 21/1. ve Yönetmeliğin 30. maddesi gereğince usulsüz olduğu, öte yandan dosya kapsamında daha önce borçlunun bilinen adresine yapılan bir tebligat olmadığından ve tebligatı çıkaran merciin, adresin, adres kayıt sistemindeki mernis adresi olduğunun ve bu adrese tebligat yapılacağının tebliğ evrakında belirtilmediği, buna rağmen tebligat memurunun re’sen Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapmış olduğu tebligatın TK’nın 21/2. maddesine de aykırı olması nedeniyle usulsüz olduğu, beyan edilen öğrenme tarihinin aksinin iddia ve ispat olunamadığı gerekçesi ile davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı vekilince, istinaf dilekçesi içeriğindeki iddiaları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde ödeme emri tebliğine ilişkin usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
7201 sayılı Tebligat Kanunu 32, 21/2. maddeleri.

3. Değerlendirme
Somut olayda şikayetçi borçluya ödeme emri tebliğinin ”adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup tebliğ adresinin kapalı olması nedeniyle Tebligat Kanunu 21/2 gereği tebliğ evrakı … mah. Muhtarlığına teslim edilmiş, 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırılmıştır.” şerhiyle 02.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat evrakında tebligatı çıkaran merciin adresin adres kayıt sistemindeki mernis adresi olduğunun ve bu adrese tebligat yapılacağının belirtilmediği, buna rağmen tebligat memurunun re’sen Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapmış olduğu tebligatın TK’nın 21/2. maddesine aykırı olması nedeniyle usulsüz olduğunun anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun’un ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine

04.04.2023 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.