Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9466 E. 2023/2317 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9466
KARAR NO : 2023/2317
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 12. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İİK’nın 45. maddesine aykırılık iddiasından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlular vekili İcra Mahkemesine başvurusunda, … 1. İcra Müdürlüğünün 2018/15434 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe konu kredi alacaklarına ilişkin … 4. İcra Müdürlüğünün 2018/11641 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin derdest olduğunu, davacıların sorumlu tutulduğu Kredi Sözleşmelerine ilişkin tüm borçlara ilişkin olarak davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, bu şekilde takibe konu alacağın ipotekle teminat altına alınması nedeniyle ilamsız icra takibine konu edilemeyeceğini, ipotekli taşınmazların henüz paraya çevrilmediğini, ipotek bedellerinin takibe konu borcun çok üzerinde olduğunu, davalı banka tarafından mükerrer takipler başlatıldığını bildirerek … 1. İcra Müdürlüğünün 2018/15434 Esas sayılı ilamsız icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı banka vekili cevap dilekçesinde, davacıların müvekkili banka ile dava dışı borçlular arasında imzalanan Kredi Sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2018/11641 Esas sayılı dosyası ile dava dışı borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, davacıları hakkında iptali istenen takip dışında bir icra takibi bulunmadığını, davacıların kefil olması nedeniyle haklarında genel haciz yolu ile takip yapılabileceğini, bu durumda önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasını düzenleyen İİK’nın 45. maddesinin uygulanmayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacıların Uyap üzerinden incelenen … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2018/11641 esas sayılı dosyasında borçlu olmadıkları, her iki icra dosyasındaki alacağın aynı Kredi Sözleşmelerinden kaynaklandığı sabit ise de asıl borçlu değil müşterek borçlu müteselsil kefil olan davacılar hakkında takip yapılmasına alacaklının kat ihtarlarının sonuçsuz kalması karşısında İİK 45. ve TBK 586. maddeleri anlamında engel bir durum olmadığı, kendi kefaletlerinin teminatı olarak verilmiş bir ipotek bulunmadığı, başkaca mükerrer takipler bulunduğuna dair iddianın ise Uyap üzerinden getirtilen dosya içerikleriyle doğrulanmadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlular vekilince, şikayet dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, takibin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2018/15434 Esas sayılı dosyası ve … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2018/11641 Esas sayılı dosyaları ile başlatılan takipler aynı alacağa ilişkin ise de şikayetçilerin … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2018/11641 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte sıfatları bulunmadığı gibi takibe konu borçtan kefil sıfatıyla sorumlu olmaları, kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermemeleri, asıl borçluların gönderilen hesap kat ihtarnameleri ve başlatılan takip dosyalarıyla ifada geciktiklerinin sabit olması nedeniyle kefiller hakkında doğrudan genel haciz yoluyla takip yapılmasına engel bir durum bulunmadığı, takibin niteliğine göre diğer mükerrerlik iddialarının itiraz yoluyla icra dairesine bildirilmesi gerektiği” gerekçesi ile şikayetçiler vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlular vekilince; istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde İİK’nın 45. maddesine aykırılık ve mükerrerlik iddiasına dayalı takibin iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK md.45

3. Değerlendirme
İİK’nın 45. maddesi, asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin, rehin veren hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla İİK’nın 45. maddesi, asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. Ancak kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri, kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermişler ise, bu halde asıl borçlu gibi haklarında öncelikle İİK’nın 45. maddesinde öngörülen rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunluluğu vardır. Bunun dışında, kefiller hakkında genel haciz yolu ile takip yapabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olayda, davacıların … 4. İcra Müdürlüğünün 2018/11641 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte sıfatlarının bulunmamasına, takibe konu borçtan kefil sıfatıyla sorumlu olmaları, asıl borçluların gönderilen hesap kat ihtarnameleri ve başlatılan takip dosyalarıyla ifada geciktiklerinin sabit olması nedeniyle kefiller hakkında doğrudan genel haciz yoluyla takip yapılmasına engel bir durum bulunmamasına, takibin niteliğine göre diğer mükerrerlik iddialarının itiraz yoluyla icra dairesine bildirilmesi gerektiğinin anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2023 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.