YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9531
KARAR NO : 2023/2427
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR :Kaldırma/Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki takibin ve ödeme emrinin iptaline yönelik şikayet ile itirazları nedeniyle takibin durdurulması talebi dolaysıyla yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile ödeme emri tebligatının iptaline karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzenine ilişkin olarak yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi ortaklığı oluşturan şirketler tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Şikayetçi icra mahkemesine başvurusunda; adi ortaklık hakkında takip başlatıldığını, adi ortaklığın tüzelkişiliği dolayısıyla taraf ehliyeti olmadığını, takibin husumet yönünden reddi ve ödeme emrinin iptali gerektiğini, borca, yetkiye ve ferilerine itiraz ettiklerini, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, borca ve ferilene yapılan itirazın süresinde olduğunun kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek takibin husumet ve yetki yönünden reddine, usulsüz tebligat nedeniyle icra takibinin ve ödeme emrinin iptaline, borca itirazların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; adi ortaklığın yaptığı ticari faaliyetler sonucu doğan hak ve borçlarının ortaklığa ait olacağını, icra müdürlüğüne süresi içerisinde yapılmayan borca ve yetkiye itirazların icra dairesi yerine icra mahkemesinde ileri sürülmesinin sonuç doğurmayacağını belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra dosyasında mevcut takip talebi ve ödeme emrinde adi ortaklığa yönelik olarak AKM – BMG Arges Siverek İş Ortaklığının borçlu olarak gösterilerek ödeme emri düzenlendiği, Adi Ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından aktif ve pasif dava (takip) ehliyeti bulunmadığı, takip talebi ve ödeme emrinin, asıl borçlu ana başlığı altında adi ortaklığı oluşturan şirketlerin borçlu hanesinde 1 ve 2 numara altında gösterilerek düzeltilmesi ve ödeme emri tebligatının da yalnızca iş ortaklığını oluşturan şirketlere çıkartılması gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne, Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü 2019/14979 Esas sayılı dosyasında ödeme emri tebligatının iptaline, usulsüz tebligat ve takibin durdurulması talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; adi ortaklığın yaptığı ticari faaliyetler sonucu doğan hak ve borçların ortaklığa ait olacağını bu nedenle dava ehliyetine yönelik kararı kabul etmediklerini, borçlu tarafından süresi içerisinde yapılan bir itiraz olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayet dilekçesinde davacı olarak iş ortaklığının gösterildiği, şikayet dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamenin de iş ortaklığı adına düzenlendiği, taraf ehliyetinin kamu düzeninden olup mahkemece kendiliğinden göz önüne alınacağı, iş ortaklığının taraf ehliyeti olmadığından aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken şikayetin esası incelenerek karar verilmesi isabetli olmadığı, her ne kadar şikayetçi iş ortaklığı vekilince istinaf aşamasında iş ortaklığını oluşturan ortakların ayrı ayrı vekaletnamesi sunularak maddi hataya müsteniden şikayet dilekçesinde iş ortaklığı gösterildiği ileri sürülmekte ise de iş ortaklığı adına dava açılmasının maddi hata olarak kabul edilemeyeceği, HMK’nun 357/1. maddesinde bölge adliye mahkemesince resen gözönünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, karşı dava açılamayacağı ve davaya müdahale talebinde bulunulamayacağı, tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık adına dava açıldıktan sonra iş ortaklığını oluşturan iki ayrı şirketin vekaletnamesinin sunulmasının davası olmayan şirketlerin davacı sıfatı almasına yol açacağı ve iş ortakları adına açılan yeni dava olarak değerlendirilmesi gerekeceği, aksi yöndeki kabulün HMK’nun 357/1. maddesindeki karşı dava açılamayacağı düzenlemesine açıkça aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle HMK’nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olarak re’sen yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikâyetin aktif husumet yokluğundan nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ortaklığı oluşturan şirketler temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dosya istinaf mahkemesine gönderilmeden önce iş ortaklığını oluşturan tüm şirketlere ait vekaletnameler dosyaya sunularak maddi hatadan kaynaklı olarak iş ortaklığı adına şikayette bulunduklarını belirttiklerini, dosyada eksik bir hususun kalmadığını, aynı Bölge Adliye Mahkemesinin öncelikle verilen kararı gerekçe hüküm çelişkisi nedeniyle kaldırma kararı verdiği sonrasında bu kez aktif husumet yokluğu nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verildiğini, HMK 115. maddesine aykırı karar verildiğini, taraf teşkilinin sağlandığını, dosyada usul ekonomisi ilkesine aykırı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi ortaklığın tüzelkişiliği buna bağlı olarak taraf ehliyeti olmadığından bahisle takibin ve ödeme emrinin ve buna dair tebliğ işleminin iptali ile borca itirazlarının kabulü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 16 ve devamı madde hükümleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/d,115/1
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.İki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (…’nin) tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti de yoktur. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re’sen nazara alınır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden … adına vekil tarafından dava açıldığı, dava dilekçesi ekindeki Ankara 38. Noterliği’nce düzenlenen 02.03.2020 tarih ve 06931 yevmiye numaralı vekaletnamenin de iş ortaklığı adına düzenlendiği görülmüştür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.