Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9550 E. 2023/2779 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9550
KARAR NO : 2023/2779
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki icra müdürlüğü işlemini şikayetten dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı borçlu tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi alacaklı dilekçesinde; Gaziantep İcra Dairesi’nin 2020/69052 Esas sayılı dosyasıyla borçlu aleyhine ilamlı icra takibi yapıldığını, Belediye Kanunu’nun 15. maddesi gereği 10 günlük mal bildirim ihtarının borçluya tebliğ edildiğini ve borçlu belediye tarafından mal bildiriminde bulunulduğunu, 10 günlük yasal süre dolduktan sonra borçlu belediye tarafından borcun ödenmediği için mevduat haczinin talep edildiğini, icra dairesince 19.05.2021 tarihli karar ile borçlu belediyenin mal beyanında bulunmuş olması nedeniyle haciz talebinin reddedildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, şikayetçinin kesinleşmiş ilam alacağından kaynaklı haciz tatbik hakkının borçlu lehine dar yorumlanması gerektiğini, icra dairesinin haciz talebini reddetmesinin alacaklıyı uzun ve masraflı bir taşınmaz satış sürecine sokacağını ve bu durumun haksız ve emsal kararlara aykırı olduğunu belirterek Gaziantep İcra Dairesi’nin 2020/69052 Esas sayılı dosyasından verilen 21.05.2021 tarihli kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklının haciz talebinin, hacizde tertip müessesesi gereği ve yasa hükmü de gözetilmek suretiyle kabulü gerektiği, zira borçlu belediyenin Belediye Kanunu uyarınca mal beyanı olarak taşınmaz bildirmesinin hacizde tertip müessesinin uygulanmasını bertaraf edecek mahiyetinin bulunmadığı, hacizde tertip ilkesi uygulanmayacak olur ise borçlunun dosya borcunu karşılar ancak satımı zor menkul/gayrımenkul bildirmesi halinde başka bir haciz uygulama imkanının kalmayacağı ve dosyanın infaz edilmesinin güçleşeceği, bu halde menfaatler dengesinin borçlu lehine/alacaklı aleyhine olarak bozulmuş olacağı ve bunun da İİK’nun 85. Maddesine uygun düşmeyeceği, bu anlamda bildirilen taşınmazın yalnız değerinin borcu karşılayıp karşılamamasının sonuca etkili olmayacağı, Belediye Kanunu madde 15/son’da her ne kadar belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir dense de, bu ifadeden sadece gösterilen bu mal üzerinde haciz yapılabilir anlamı çıkmayacağı, aksi halde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen bölümün bir manası kalmayacağı, belediyenin her zaman gösterilen malın borcu karşıladığı ve diğer malların haczinin taşkın haciz olduğu noktasında şikayet yoluna başvurabileceği, bu nedenle İcra Müdürlüğünün yalnız bu gerekçeye dayalı olarak vermiş olduğu kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile; Gaziantep İcra Dairesi’nin 2020/69052 Esas sayılı dosyasında müdürlükçe verilen 21.05.2021 tarihli kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf dilekçesinde özetle; dosya hakkında taraflarına dava dilekçesi vs. herhangi bir bilgi verilmeden kısa sürede evrak üzerinden dosyanın sonuçlandırıldığını, verilen kararın, hukuki dinlenilme hakkına, adil yargılanma hakkına aykırı biçimde savunma hakkı kısıtlanarak verildiğinden hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, hukuki dinlenilme ve savunma haklarının kısıtlandığını, 5393 Sayılı Belediye Kanunu’ nun m. 15/son hükmü olan “icra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir. On gün içinde yeterli mal beyan edilmemesi durumunda yapılacak haciz işlemi, alacak miktarını aşacak şekilde yapılamaz” olduğunu, yerel mahkemenin, ilgili Kanun hükmünün uygulanmasının alacaklı aleyhine sonuçlar doğuracağı kanaatiyle açık şekildeki yasa hükmünü uygulamaktan imtina ettiğini, yerel mahkemenin kanunu yanlış yorumladığını ve uyguladığını, davacı tarafın yapılan işlemin genelgeye dayandığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, işlemin dayanağının 5393 sayılı Belediye Kanunu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve şikayetin reddini talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile savunma haklarının kısıtlandığını bildirmiş ise de, davalı vekilinin davaya karardan önce 15/06/2021 tarihinde cevap verdiği, davadan haberdar olduğu, dava şikayet mahiyetinde olup, İİK 18/3 maddesi uyarınca şikayet konusunda duruşma açma veya açmama konusunda hakimin takdir hakkı bulunmakta olup, ilk derece mahkemesinin duruşma açmayarak dosya üzerinden karar verilmesi yönündeki takdirinde hata bulunmadığı, dolaysıyla davalı vekilinin hukuki dinlenme ve savunma hakkının kısıtlandığından bahsedilmeyeceği, şikayetin kabulü ile; Gaziantep İcra Dairesi’nin 2020/69052 Esas sayılı dosyasında müdürlükçe verilen 21.05.2021 tarihli kararın kaldırılmasına dair ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesinin tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nun 16. maddesi kapsamında icra müdürlüğü işlemine karşı şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 16 ve 85 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023tarihinde oy birliğiyle karar verildi.