YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9596
KARAR NO : 2023/2116
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ilama aykırılık şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; ilamda müvekkilinin poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğunun belirtildiğini, icra emrinde müvekkilin sorumlu olacağı miktar açıkça belirtilmediğini, asıl borç tutarı belli olmadığından (müphem olduğundan) takibin ve icra emrinin iptalini talep ettiklerini, takibin hatalı hazırlanması sebebi ile müvekkili açısından hem maddi ve manevi tazminat tutarları hem de bunlara işlemiş faizler açısından fahiş bir fark doğduğunu iddia ederek takibin, icra emrinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; takibin ilama uygun olduğunu, tazminatlar bakımından davacı … şirketinin sorumluluk miktarının maddi tazminat yönünden 200.000,00TL, manevi tazminat yönünden ise 100.000,00 TL olduğunu, işlemiş faizlerin doğru hesaplandığını iddia ederek şikayetin reddine karar verilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda borçlunun sorumlu olduğu miktarın tespit edildiği, maddi tazminat asıl alacağı ve işlemiş yasal faizi bakımından takip talebinde ve icra emrinde 166.624,66 TL fazla talep bulunduğu görüşünün bildirildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle şikayetin kısmen kabulüne takipte istenen toplam 166.624,66TL’nin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; dayanak ilamda ”davalı … açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ve 04.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile olmak üzere” olduğuna hükmedildiğini, borçlunun, icra emrinde belirtilen 421.560,28 TL maddi tazminatın 200.000,00 TL’sinden, 308.408,88 TL işlemiş faizin 133.249,32 TL’sinden; 100.000,00 TL manevi tazminatta ise işlemiş faizinin 73.158,90 TL’sinin 66.624,66 TL’sinden sorumlu olduğunu, takibin ilama uygun olduğunu iddia etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip talebi ve icra emrinde “… Sigorta A.Ş. poliçe limitleriyle sınırlı olması kaydıyla” ibaresi bulunmakla birlikte, adı geçen sigorta şirketinin sorumluluk miktarına ilişkin bir bilgiye yer verilmediği, alınan bilirkişi raporunun bu haliyle ilmi ve teknik verileri haiz, hükme ve denetime elverişli olduğu, dava dilekçesindeki talebin bilirkişi raporundaki hesaplama ile doğrulanmış olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; poliçede maddi tazminat limitinin 200.000,00TL olduğu ,manevi tazminat limitinin 100.000,00TL olduğunu, takipte davacı şirketin poliçe limitleri ile sınırlı olması kaydıyla tahsil talep edildiğini, poliçede limitlerin belirli olduğunu, takibin ilama uygun olduğunu iddia etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilama aykırılık iddiası ile takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 16. maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.