YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/96
KARAR NO : 2023/3389
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/584 E., 2021/659 K.
SUÇ : Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etmek
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 03.06.2015 havale tarihli dilekçesi ile 29.05.2015 tarihinde şirketin ticaret siciline kayıtlı adresinde hacze gidildiğini, şirketin adreste bulunmadığını, ticaret siciline durumu bildirmediğini ve mal beyanında bulunmadığını belirterek, sanık hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 337/a ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.
2.Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan neticeten 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
3.Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 11.06.2018 tarihli ve 2016/15914 Esas, 2018/7098 Karar sayılı kararı ile “…Ödeme emrinin sanığın yetkilisi olduğu borçlu şirkete Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca 27.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçi vekili tarafından ise henüz takip kesinleşmeden 03.06.2015 tarihinde şikayette bulunulduğunun anlaşılması karşısında, şikayet tarihi itibariyle kesinleşmiş bir takip bulunmadığından, sanığın yasal unsurları oluşmayan suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesi, kabule göre ise;… sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”31.05.2015” yerine ”03.06.2015” olarak gösterilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin,01.07.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında unsurları oluşmayan suçtan beraatine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Müşteki vekilinin temyiz isteği, tacir sayılan limited şirketlerin, temsil ve idareye yetkili müdürlerinin, sorumlu oldukları şirketlerin, ticareti terk etmeleri halinde, İcra ve İflas Kanunu’ nun 44 üncü maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine dair bir istisnaya yer verilmediği ve böylece gerçek kişi tacirler gibi İİK’nun 337/a ıncı maddesi uyarınca cezalandırılmalarına bir engel bulunmadığının açık olduğu, yerel mahkemenin, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2016/15914 Esas, 2018/7098 Karar sayılı ve 11.06.2018 tarihli ilamına uyarak verdiği 01.07.2021 tarihli kararında sanığın beraatine hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın borçlu şirket …Tekstil Teknik Servis Hizm. Mak. Tur. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti’.ni temsile yetkili olduğu ve borçlu şirketin İİK’nın 44 üncü maddesine göre terk keyfiyetini on beş günlük süre içinde kayıtlı bulunduğu ticaret sicili memurluğuna bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyanında bulunmaksızın borçlu şirketin ticareti terk ettiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı 2004 sayılı İİK’nın 337/a ıncı maddesine aykırılık suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayet şartına bağlı olduğu, İİK’nın Onaltıncı Bab’ında düzenlenen bir kısım suçlar bakımından şikayet hakkının doğması için bu suçların niteliği gereği icra takibinin kesinleşmesi gerektiği, icra takibi kesinleşmeden yapılacak olan şikayetin henüz doğmamış bir hakkın kullanımı niteliğinde olacağı ve usulüne uygun bir şikayet konumuna getirmeyeceği, somut uyuşmazlıkta, şikayete dayanak olan icra takip dosyasında ödeme emrinin borçlu şirkete 27.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, şikayet başvurusunun ise henüz takip kesinleşmeden 03.06.2015 tarihinde yapıldığı ve buna göre kovuşturma şartının gerçekleşmemiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin,01.07.2021 tarihli ve 2018/584 Esas, 2021/659 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci f ıkrası gereği
BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.