Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9606 E. 2023/2118 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9606
KARAR NO : 2023/2118
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki takibin iptali istemli şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu dava dilekçesinde; ödeme emri tebliğinin usule aykırı olduğunu, alacaklının icra dairesine dayanak senetlerinin tamamını sunmadığını, bono asıllarının icra kasasında olmadığını, …’de ikamet ettiğini, yetkili icra müdürlüğünün … İcra Müdürlüğü olduğunu, yetkiye itiraz ettiğini beyan ederek usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, asıllarının sunulmadığı onaylı örnekleri de bulunmayan bonolara dayalı takibin iptaline karar verilmesini talep etti.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesi sunmadı.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu edilen bonoların düzenleme yerinin … olması sebebiyle davacı borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığı, takibe konu edilen bonoların icra dosyasına eklendiği, takip talebinde yer aldığı ve ödeme emri ekinde davacı tarafa gönderildiği, icra müdürlüğünün 31.05.2021 tarihli yazı cevabına göre bono asıllarının icra müdürlüğü kasasında bulunduğu, takibe konu bonoların incelenmesinde bonolar üzerinde “İşbu bono vadesinde ödenmediği takdirde müteakip bonoların muacceliyet kasbedeceği” şeklinde ibarenin yer aldığı davacı tarafından bono üzerindeki imzaya itiraz edilmediğinden bu ibarenin davacı tarafı bağlayacağı ve bir bononun vadesi gelip de ödenmediği takdirde devam eden bonoların bu ibareye göre vadesi gelmemiş dahi olsa muaccel hale gelmiş olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde; borcun dayanağı olarak gösterilen 21 senetten 9 tanesi ibraz edilerek takip başlatıldığını, bonolardan 12 tanesinin vadesinin gelmediğini, bono metninde yazılan muacceliyet koşunun yazılmamış sayılması gerektiğini, bonolar haricinde açıkça atıf yapılan bir sözleşme ile kararlaştırılan muacceliyet koşulunun geçerli olacağını, bonolardaki muacceliyet koşulunun geçersiz olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklı tarafından borçlu aleyhine 20 adet bonoya istinaden 02.09.2019 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, takibe konu bonolardan 25.09.2019, 25.10.2019, 25.11.2019, 25.12.2019, 25.01.2020, 25.02.2020, 25.03.2020, 25.04.2020, 25.05.2020, 25.06.2020, 25.07.2020, 25.08.2020 vadeli bonoların takip tarihi itibariyle henüz vadesi gelmediğini, borçlunun dava dilekçesinde takibe konu bonoların bir kısmının muaccel olmadığına ilişkin bir beyanının bulunmadığı, borçlu tarafından daha sonra 24.10.2019 tarihli dilekçe ile 12 adet bononun muaccel olmadığının ileri sürüldüğü, icra müdürlüğü tarafından mahkemeye verilen cevapta dosyaya konu senet asıllarının alacaklı vekili tarafından dosyaya ibraz edildiğinin belirtildiği, davacı tarafından dava dilekçesinde, muaceliyetin gerçekleşmediği iddiasının ileri sürülmediği, daha sonra ek beyan ile bu iddiasını ileri sürdüğü, davalının cevap dilekçesi ibraz etmediği, duruşmalara katılmadığı ve ek beyan dilekçesine karşı her hangi bir beyanının bulunmadığı gözetildiğinde davacı tarafından iddianın genişletilemeyeceği, HMK 357. maddeye göre dava dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesinde bonoların muaccel olmadığı iddiasını ileri sürdüklerini,bononun vadesinin gelip gelmediğini icra müdürünün re’sen incelemesi gerektiğini, re’sen incelenmesi gereken hususun mahkemece de ileri sürülmese dahi re’sen gözönüne alınması gerektiğini iddia etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibin iptali istemli şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 16/1 maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.