YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9624
KARAR NO : 2023/2244
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takibe dayanak senetlerin tüketici senetleri olduğunu, lehtar şirkete olan senetli senetsiz tüm borçlarını tamamen ödediğini, ödediği senetlerin kendisine iade edilmediğini, 6502 Sayılı TKHK’nun 4/5. maddesine göre, tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebileceğini, bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetlerin tüketici yönünden geçersiz olduğunu beyanla, takibin iptaline, kötü niyetli davalının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; senetlerin tüketici senedi olması sebebiyle nama yazılı olması gerekirken emre yazıldığı def’inin tamamen şahsi bir def’i olup, senetleri temlik cirosu ile elinde bulunduran haklı ve yasal hamil bankaya ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, senet bedellerinin dava dışı diğer takip borçlusu …-…..,… A.Ş.’ye ödendiği iddiasının hiçbir bağlayıcılığı olmadığını beyanla, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bonoda keşidecinin muteriz borçlu lehtarın ise dava dışı … …., İnş. San. ve Tic. A.Ş. olduğu, senedin takip alacaklısı … Bank A.Ş.’ne ciro yoluyla devredildiği, muteriz borçlu tarafından senedin konut satım sözleşmesi kapsamında düzenlendiğini takip alacaklısının senedi kötüniyetli olarak devraldığını iddia ettiği, senet metninde de tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı, alacaklı davalının senedin tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiği iddiasına yönelik açık bir kabulünün bulunmadığı, bu nedenle takibe dayanak senetlerin tüketici hukuku ve taraflar arasında var olduğu iddia edilen sözleşme yönünden incelenmesi olanağı bulunmadığı, borcun ödendiğine yönelik olarak sunulan belgenin ise davalı takip alacaklısının imzasını taşımadığı gibi İİK’nın 169/a maddesinde yazılı belge niteliğinde olmadığından bahisle davacının borca itirazının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf başvurusunda; öncelikle takibe dayanak senetlerin tüketici senedi olması nedeniyle nama yazılı olması gerekirken emre yazılı düzenlenmiş olduğundan senetler geçersiz olup, takibin iptali gerektiğini, lehtar şirkete olan tüm borçlarını ödediğini, beyanla, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dayanak senetlerin kambiyo vasfına haiz olduğu, davacı tarafça her ne kadar takip dayanağı senetlerin tüketici kapsamında dava dışı …-Koza….A.Ş.’ye verildiği ve tamamının ödendiği iddia edilmiş ise de ödeme husususun senedi ciro yolu ile teslim alan yetkili hamil davalı-alacaklıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, mahkemece davanın reddine yönelik olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin HMK 353/1/b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz başvurusunda; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla, tüketici mahkemesinde açılan menfi tespit davasında takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
TTK’nun 776. maddesi, İİK’nın 169/a-1. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.