YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9639
KARAR NO : 2023/898
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişi, kendisine ait adreste haciz işlemi yapıldığını, borçlu ile arasında organik bağ olmadığını, mahcuzların kendisine ait olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; haciz işlemi sırasında borçlu adına düzenlenmiş belge bulunduğunu, borçlu ile üçüncü kişinin malı birlikte elinde bulundurduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı, davacının Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı adresinde yapıldığı, haciz sırasında borçlunun haciz mahallinde bulunmadığı, borçlular arasında organik ilişki olmadığı, İİK 97. maddesinde belirtilen mülkiyet karinesinin üçüncü kişi lehine olduğu karinenin aksinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı, davacının dayanak takip borçlularından biri olduğunun dikkate alınmadığını, davacının istihkak iddia edemeyeceğini, haciz mahallinde borçlu …’e ait bir çok evrak bulunduğunu, ispat yükünün davacı da olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 3.kişi hakkında 18.01.2019 tarihinde konkordota geçici mühlet kararı verilmiş olup, takibin bu karardan sonra olması itibarıyla davacı-3.şahıs hakkında takip yapılamayacağı, alacaklının takibine borçlu … yönünden devam etmekte olduğu, davacının takip talebinde ismi yazsa da mevcut dava yönünden 3. şahıs konumda olmakla, mahkemenin işin esasına girerek davayı bu doğrultuda sonuçlandırmasının yerinde olduğu, haciz mahallinde bulunan evrakların niteliği gözetildiğinde taraflar arasında bir organik bağın bulunduğunun kabulü mümkün olmadığı, davacıyla borçlunun birlikte ve ortaklaşa eylemleriyle alacaklıları devre dışı bırakma potansiyelinin kanıtlanamadığı, haczin davacı şirketin ticaret sicil adresinde yapıldığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı, üçüncü kişinin borçlu olması nedeni ile istihkak iddiasında bulunamayacağını, haciz mahallinde borçluya ait çok sayıda evrak bulunduğunu, eksik inceleme yapıldığını, faturaların incelenmediğini, ispat yükü üzerinde olan üçüncü kişinin yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 97 ve 99. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı üçüncü kişi şirket dayanak takip dosyası borçlularından biri olmakla birlikte dava konusu haciz tutanağında borçlu olarak sadece … …’un isminin yer aldığı, haczin borçlu … … için yapıldığı, haciz adresinin üçüncü kişi şirketin ticaret sicil adresi olduğu, üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan çok önce 1993 yılında kurulduğu, borçlunun üçüncü kişi şirket ortaklarından biri olmadığı, haciz mahallinde bulunan belgelerin nitelikleri itibari ile üçüncü kişinin lehine olan karinenin aksini değiştirmeye yeterli görülmediği anlaşıldığına göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gerekli olan 7.444,02 TL onama harcı için peşin alınan 1.861,00 TL harcın mahsubu ile kalan 5.583,02 TL harcın temyiz eden davalı/alacaklı … Faktoring Anonim Şirketinden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.