Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9653 E. 2023/2267 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9653
KARAR NO : 2023/2267
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki meskeniyet şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın şikayet eden-borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet eden-borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayet eden-borçlular vekili dava dilekçesinde; takipte İİK’nın 82/12. maddesine aykırı olarak, borçluların haczi kabil olmayan haline münasip evlerinin haczedildiğini, taraflarına İİK’nın 103. maddesi davetiyesi tebliğ edilmediğini, mahcuz taşınmazların kıymet takdir raporlarının 31.05.2018 tarihinde Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünce müvekkillerine tebliğ edildiğini belirterek meskeniyet nedeniyle haczedilmezlik şikayetinin kabulü ile 4 adet taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını haksız ve hukuka aykırı olarak icra emrini durdurmak amacıyla kötü niyetli olarak açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şart olduğu gibi, haczin yargılama süresince de ayakta kalması gerektiğini, bu nedenle öncelikle İİK’nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, somut olayda, şikayete konu hacizler, şikayet tarihi olan 06.06.2018 tarihi itibarı ile ayakta ve geçerli iseler de süresi içinde satış avansı yatırılmadığından hacizlerin düştüğü ve 31.01.2019 tarihinde hacizlerin yenilenmesi talebinde bulunulduğu ve hacizlerin yenilendiği anlaşılmakla yargılama sırasında davaya konu taşınmazlar üzerindeki hacizler düştüğü gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Yargılama esnasında hacizlerin düşmesinin takip iptal edilmediği için davayı konusuz bırakmayacağını, nitekim hacizlerin davacı tarafından yenilendiğini, taraflarınca yapılmış olan meskeniyet şikayetinin aynı taşınmazlara ilişkin yeni hacizler içinde geçerli olduğunu, davaya sebebiyet veren tarafın bizzat alacaklı/davalı taraf olduğu halde borçlu/davacı taraf aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğundan bahisle istinaf başvurularının kabulü ile hukuka aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; dava tarihi itibariyle yapılmış olan kıymet takdirleri güncelliğini yitirmiş olduğundan, davacı borçluların hallerine münasip ev alabilecekleri tutarların yeniden tespit edilerek şikayetin kabulüne, yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işbu davada şikayet tarihi itibarıyla hacizler ayakta ise de yargılama esnasında hacizlerin düştüğü ve hacizlerin 35.01.2019 tarihinde alacaklı tarafından yenilendiği, şikayet ise 2017 tarihinde konulan hacizlere yönelik olmakla, dava konusu olmayan 2019 tarihindeki yeniden konulan hacizlere ilişkin bir yargılama yapılması mümkün bulunmadığından yerel mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meskeniyet şikayeti nedeniyle taşınmazlar üzerindeki haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 59., 82., 106., 110. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayet eden-borçlular vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK’nın 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.