YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9660
KARAR NO : 2023/2432
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 21. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi; muhtıra ile haczedilen ve yediemin olarak taraflarına bırakılan malların teslim edilmesi aksi halde İİK 358. maddesi kapsamında hacizli malların değerinin tahsil edileceğinin belirtildiğini, hacze konu malların 08.10.2019 tarihinde haczedilmiş olmasına rağmen satış işlemlerine başlanılmadığını, İİK 106. madde uyarınca menkuller üzerindeki haczin kendiliğinden düştüğünü ve yediemin olarak sorumluluğunun ortadan kalktığını, aynı mahcuzların daha önce başka bir kişiye daha yediemin olarak bırakıldığını, söz konusu malların alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda birden fazla dosya kapsamında tekrar tekrar haczettirilmeye çalışıldığını, bu kapsamda başka dosyalardan da haciz yapıldığını ve her seferinde farklı kişilerin yediemin yapıldığını, haciz esnasında yaşanan karmaşadan dolayı her defasında farklı çalışana imza attırıldığını ve neye imza attıklarını bilmediklerini, alacaklı tarafın kötü niyetli olduğunu, yedieminlik görevinin sona erdiğini, haczedilen mallarla ilgili herhangi bir sorumluluğunun olmadığını beyanla, takip dosyasından gönderilen muhtıranın kaldırılmasına ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Alacaklı; dava dışı borçlu hakkında takibin kesinleştiğini, daha sonrasında dava dışı dosya borçlusu şirkete talimat sayılı dosyasından hacze çıkıldığını ve haczedilen menkul malların şikayetçi yediemine teslim edildiğini, aynı adrese ek haciz ve muhafaza için talimat dosyadan yeniden hacze gidildiğini ve şikayetçi yediemine teslim edilen malların yerinde olmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine İİK md. 358 uyarınca muhtıra çıkartıldığını ve bizzat kendisine tebliğ edildiğini, haciz edilen menkullere ilişkin, İİK madde 106 uyarınca süresinde satış talep edildiğini ve satış avansının dosyaya yatırıldığını, bu nedenle haczedilen mallar üzerindeki hacizlerin düşmediğini, bu iddianın asılsız olduğunu, dava dışı borçlu şirketlerin aynı adreslerde ve aynı sektörde faaliyet göstermekte olup aynı adreste birden fazla şirket kurarak piyasayı dolandırarak alacaklıları zarara uğratmak kastıyla hareket ederek gelecek hacizlerin ve muhafaza yapılmasının önüne geçmek için haksız ve kötü niyetli olarak istihkak iddiasında bulunduklarını, istihkak iddia edenler ile borçlu şirketler arasında organik bağ olduğunu, yapılan işlemlerin muvazaalı olduğunu belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; süresinde satış istenmesi sebebiyle mahcuz menkuller üzerindeki dosya kapsamında konulan haczin devam ettiği, davacının iddiasının bu yönü ile hukuka uygun olmadığı, yine mahcuz menkul mallar davacıya şirket yetkilisi sıfatı ile değil şahsen teslim edilmiş olup, şirketteki işinden ayrılmış olmasının sorumluluğunu ve yedieminlik görevini kendiliğinden ortadan kaldırmayacağı, usulüne uygun şekilde mahcuzları icra dairesine teslim etmediği sürece davacının yedieminlikten doğan sorumluluğunun devam edeceği, bu kapsamda davacıya gönderilen muhtırada usule aykırı bir durum mevcut olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi; şikayet dilekçesini tekrarla, çalıştığı adreste haciz işlemi gerçekleştirildiğini, haczedilen mallara yediemin olduğunu, davalı tarafça haczedilen mahcuzlar için yatırılması gereken satış avansının zamanında yatırılmaması sebebiyle yedieminliğinin son bulduğunu, yediemin olduğu mahcuzların teslimine ilişkin hazırlanan 01.02.2021 tarihli muhtıranın hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve muhtıranın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haciz tarihinden itibaren 7226 sayılı yasa kapsamında sürelerin durduğu 22.03.2020 tarihine kadar 5 ay 15 günlük süre geçtiği, sürelerin tekrar işlemeye başladığı 15.06.2020 tarihinden satış talebinde bulunulduğu 26.06.2020 tarihi arasında ise 11 günlük süre bulunduğu gözetildiğinde altı aylık satış isteme süresinin geçmediği ve hacizlerin halen baki olduğu nazara alındığında taşınırları yediemin olarak alan üçüncü şahsın İİK’nın 358. maddesi kapsamında teslim yükümlülüğü kalkmadığından, yine şikayetçinin işyerindeki görevinin sona ermesi yediemin olarak sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından davanın reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi; şikayet ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nın 358. maddesi uyarıca yediemine gönderilen muhtıranın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16, 106, 110, 358. maddeleri ve sair yasal mevzuat.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.