YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9697
KARAR NO : 2023/2557
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki borca itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kabulü ile takibin muteriz borçlular yönünden iptaline, davalı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın muteriz borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, itirazın kabulüne, muteriz borçlular yönünden takibin iptaline, borçluların tazminat taleplerinin kabulü ile takdiren asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalı alacaklıdan alınarak muteriz borçlulara verilmesine
karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlular itiraz dilekçesinde; davalı alacaklı haklarında başlatılan çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, çek bedellerinin takipten önce–vade tarihlerinden sonra–kendileri ve bağlı bulundukları holding bünyesindeki bir diğer şirketler tarafından ödendiğini ileri sürerek takibin iptali ile alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; takibe konu çeklerin vadelerinde bankaya ibraz edildiğini, çeklerin karşılığının bulunmadığını, muteriz borçlular ve 3. kişi şirketler tarafından yapılan ödemelerin 3. kişi şirketlerle aralarındaki borca ve takiplere ilişkin olduğunu, borçluların çekleri iade almaya yönelik herhangi bir talepte bulunmadığını, borçlular tarafından sunulan dekontların İİK’nın 169/a maddesinde belirtilen nitelikte olmadığını, dekontlarda takibe konu senetlere ilişkin açık atıf bulunmadığını savunarak davanın reddi ile muteriz borçlular aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından sunulan belgeler üzerinden yapılan bilirkişi raporunda muteriz borçlular tarafından borcun itfa edildiği, alacağı varlığının yargılamayı gerektirdiği, kötüniyet ve ağır kusuru ispat yükünün muteriz borçlulara yüklendiği, kötüniyetli veya ağır kusurlu sayılıp sayılmayacağı konusunda ölçü olarak taraflar arasında bir hukuki ilişki bulunup bulunmadığı hususunun da dikkate alındığı, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığına yönelik muteriz borçlular tarafından herhangi bir evrak sunulmadığı, davalı alacaklının kötü niyetinin ispat edilemediği gerekçesi ile itirazın kabulü ile İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 2018/18887 Esas sayılı dosyasında takibin borçlu Bikini Giyim … A.Ş. ve …Giyim … A.Ş. yönünden iptaline, alacağı varlığı yargılamayı gerektiğinden davalı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlular istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Muteriz borçlular istinaf dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından banka kanalıyla yapılan ödemeye rağmen haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak takip başlatıldığını, alacaklının kötüniyetli olduğunu, bu nedenle lehe tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf edenin sıfatı, istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda, davalı alacaklı tarafından muteriz borçlular aleyhine iki adet çeke dayanılarak 22.05.2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin muteriz borçlulara 25.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, muteriz borçluların borca itirazlarını yasal 5 günlük itiraz süresi içerisinde 27.05.2018 tarihinde ileri sürdükleri ve borcun takip öncesinde ödendiğine ilişkin banka dekontları sundukları, 19 adet banka dekontu incelendiğinde dekontların her birinde takibe konu çeklerin numaralarının ve ödemenin hangi çeke ilişkin olarak yapıldığının açıkça belirtildiği, ödemelerin tamamının muteriz borçlular ve dahil oldukları grup şirketler tarafından takip tarihinden çok önce yapıldığının anlaşıldığı, ödenen çeklere dayalı olarak takip başlatan alacaklının kötü niyetli olduğunun kabulü ile aleyhine takdiren asıl alacağın %20’si oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile alacağın yargılamayı gerektirdiği ve alacaklının kötüniyetinin ispatlanmadığı gerekçesiyle muteriz borçluların tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ayrıca İİK’nın 169/a maddesince borca itirazın kabulü halinde takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece hataya düşülerek takibin iptaline karar verilmesinin de isabetsiz olduğu, ancak istinaf edenin sıfatı ve aleyhe hüküm kurma yasağı dikkate alınarak bu hususun eleştirilmekle yetinildiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, itirazın kabulüne, İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 2018/1887 E. sayılı dosyasında muteriz borçlular yönünden (yukarıda belirtildiği gibi aleyhe hüküm kurma yasağı dikkate alınarak) takibin iptaline, borçluların tazminat taleplerinin kabulü ile takdiren asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalı alacaklıdan alınarak muteriz borçlulara verilmesine karar verilmiş, muteriz borçluların talebi üzerine 15.06.2022 tarihli tashih kararı ile kararın hüküm kısmında yer alan “…İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 2018/1887 Esas sayılı dosyasında…” kısmının “…İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 2018/18887 Esas sayılı dosyasında…” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; 3. kişiler tarafından yapılan ödemelere ilişkin dekontlardaki açıklamaların “vade, tarih ve miktar” unsurlarını taşımadığını, taraflarına ödemeye ilişkin bildirim yapılmadığını, ödemelerin takibe dayanak çeklere mahsuben yapıldığının kabulü için yargılama yapılmasının zaruri olduğunu, bu nedenle takipten önce borcun ödendiğinin kabul edildiği halde dahi kötüniyetten söz edilemeyeceği, taraflar arasında aynı iddialara dayalı bir diğer davada yerel mahkemece verilen “takibin iptali ile kötüniyet tazminatının reddi” kararının istinaf mahkemesince isabetli bulunduğunu, kararların çelişkili olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 169 ve 169/a maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.