Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9698 E. 2023/451 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9698
KARAR NO : 2023/451
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1289 E., 2022/585 K.
DAVA TARİHİ : 20.11.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/54 E., 2021/99 K.

Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı üçüncü kişi vekili dava dilekçesinde; üçüncü kişiye ait menkullerin haczedildiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haciz mahallinde borçlunun hazır bulunduğu, borçlu ile üçüncü kişi arasında akrabalık bağı olduğu, haciz mahallinde borçlu adına evraklar bulunduğu, buna göre İİK’nın 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerektiği, üçüncü kişinin karinenin aksini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı üçüncü kişi vekili, menkullere ait fatura ve demirbaş listeleri ile mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunun anlaşıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 04.02.2021 tarihinde, davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği, davacı vekilinin 08.02.2021 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmak üzere süre tutum dilekçesini sunduğu, gerekçeli kararın 31.07.2021 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilinin istinaf sebeplerini bildirir dilekçesini yasal 10 günlük süre geçtikten sonra 12.08.2021 tarihinde sunduğu, süre tutum dilekçesinde herhangi bir istinaf sebep ve gerekçesi gösterilmediğinden kararın yalnızca kamu düzenine aykırılık yönünden inceleneceği, kararda kamu düzenine aykırılık görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı üçüncü kişi vekili, kamu düzeni aykırılık kapsamında kararın bozulması gerektiği, menkullerin mülkiyetinin fatura ve ticari defterlere göre üçüncü kişiye ait olduğunu, organik bağ olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2.1.İcra İflas Kanunu’nun 97, 99. ve 363/1.maddeleri
2.2.HMK ‘nın 342/2 ve 355.maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kamu düzeninine aykırılık teşkil etmediğinden kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.