Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9710 E. 2023/2366 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9710
KARAR NO : 2023/2366
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 16. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanuna dayalı haczedilmezlik şikayeti nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda, 10.03.2020 tarihinde tebliğ edilen 103 davetiyesi ile haciz işlemi uygulandığı bildirilen İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Çakmak Mah, 189 Ada 4 parsel nolu taşınmazın 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Rezerv … Alanı ilan edilen alan içinde kaldığını, buna ilişkin Bakanlık Olurunun şikayet dilekçesi ekinde sunulduğunu, söz konusu Kanunun 7/11. maddesine göre taşınmazın haczinin mümkün olmadığını, taşınmazdaki haczin kaldırılması için İcra Müdürlüğüne yapılan başvurunun yasanın açık hükmüne rağmen reddedildiğini ileri sürerek şikayetin kabulü ile şikayete konu taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet dilekçesi alacaklılara tebliğ edilmemiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Taşınmaza 04.03.2020 tarihinde haciz şerhi işlendiği, Mahkemenin aynı nitelikteki 2020/180 Esas sayılı haczedilmezlik şikayeti dosyasından taşınmazın durumu ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yazılan yazıya verilen 04.01.2018 gün ve 232595 sayılı sayılı cevabi yazıya göre; taşınmazın 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2.1 (c) maddesi kapsamında 04.10.2019 gün ve 232595 sayılı Bakanlık Oluru ile rezerv … alanı olarak belirlendiği, riskli yapıların hak sahiplerinin söz konusu rezerv alanına taşınması konusunda Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş ve … arasında 16.11.2019 günlü Protokolün imzalandığı, söz konusu alana ilişkin tahsis, mahsuplaşma, proje, inşaat faaliyetleri ve benzeri iş ve işlemlerin sürdüğünün bildirildiği, yazıda geçen 16.11.2019 günlü Protokol incelendiğinde, Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve … İstanbul Uluslararası Finans Merkezi alanı içinde kalan riskli yapıların sahipleri için 04.10.2019 gün ve 232595 sayılı Bakanlık Oluru rezerv alanı olarak belirlenen alanda yeni konut üretimi konusunda imzalandığı, Bakanlık Olurunun tahsis işlemi niteliğinde olduğu, taşınmazın 6306 Sayılı Kanunun 2.1.(c) maddesi kapsamında rezerv alanı olarak belirlenerek riskli yapıların yerine sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini yaratmak üzere yeni konut yapımı için özgülendiği ve bu bağlamda, kanunun 7/11. maddesinin kapsamında kaldığı ve haczedilemeyeceği gerekçesi ile şikayetin kabulüne ve taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Alacaklılar, Kanunda tahsis edilmiş olan taşınır ve taşınmazlar ifadesi olduğunu, Bakanlık Olurunun yeterli olmadığını, “şart işlem” niteliğinde bir idari işlem olduğunu, rezerv alanına alınan taşınmaz için yeni bir işlem (yani tahsis işlemi) yapılmaz ise Yasa’nın 7/11 maddesi hükümlerine tabi olmayacağını, Rezerv Alana alma uygulamasında ise tahsis kararının tapuya şerh edildikten sonra aleni hale geleceği ve hüküm doğurmaya başlayacağını, bu şerh ile başta tapu müdürlükleri olmak üzere 3. kişiler ile tüm kamu kurum kuruluşları tahsis kararından haberdar olacağından, şerh işlemi riskli alan ilanının Resmi Gazetede yayınlanması ile aynı hukuki işlevi göreceğini, taşınmaz üzerinde tahsis şerhi konulmamış ise haciz uygulanmasının yasaya uygun olduğunu, hacizlerin kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Şikayet dilekçesinde ekli belgelere göre Belediyenin talebi üzerine Çevre Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 04.10.2019 tarih ve 232595 sayılı yazısında anılan taşınmazın rezerv … alanı olarak belirlenmesinin 03.10.2019 tarihli Bakanlık Oluru ile uygun görüldüğü, haciz tarihi itibarıyla taşınmazın rezerv … alanı olarak tahsisine ilişkin beyanlar hanesinde herhangi bir şerhin bulunmadığı, her ne kadar Bakanlık Oluru daha önceki bir tarihe ait ise de, taşınmazın takyidatlı tapu kaydına göre haciz tarihi itibarıyla taşınmaz hakkında 6306 sayılı Kanunda bahsi geçen tahsis durumunun söz konusu olmadığı ve cebri icraya engel teşkil eden herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığı anlaşılmakla, alacaklının borçlu Belediyeye ait şikayete konu taşınmazın haczini isteyebileceği, Mahkemece bu nedenlerle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, şikayetin kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu, Bakanlığın 04.10.2019 tarih ve 232595 sayılı Oluru ile söz konusu taşınmazın kamu yararına tahsis edildiğini, ayrıca tapu kaydına şerh eklenmesine gerek bulunmadığını, taşınmaz hakkında “Rezerv … Alanı” Oluru bulunmasının cebri icraya engel kısıtlama niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şikayete konu taşınmazın 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Rezerv … Alanı ilan edilen alan içinde kaldığı iddiası ile anılan Kanunun 7/11. maddesi uyarınca haczedilemeyeceği şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2/1-c ile 7/11. maddeleri.

3. Değerlendirme
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 7.maddesinin 11.bendinde “bu kanunda belirtilen iş, işlem ve hizmetlere tahsis edilmiş olan taşınır ve taşınmazlar ile her türlü hak ve alacaklar,para ve para hükmündeki kıymetli evrak, kamu yararı amacına tahsis edilmiş sayılır ve bunlar hakkında haciz ve tedbir uygulanmaz” düzenlemesi mevcuttur.
6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanununun 1. maddesinde yasanın amacının afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu, belirtilmiştir. Kanunun 2. maddesinin (c) bendinde rezerv … alanı, yasa uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere, TOKİ’nin veya idarenin (belediyeler) talebine bağlı olarak veya resen Bakanlıkça belirlenen alanlar olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda, şikayete konu taşınmazın dosyada bulunan Bakanlık yazısından Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 03.10.2019 gün ve 232595 sayılı Olur’u ile 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanununun 2. maddesi kapsamında rezerv alanı içine alındığı anlaşılmıştır. Aynı Kanunun 7/11 maddesi uyarınca kamu yararına tahsise ilişkin özel hüküm bulunduğundan şikayete konu taşınmaz haczedilemez. Tapu siciline şerh verilmemiş olması taşınmazın haczedilmezlik niteliğini ortadan kaldırmaz. Tapu siciline verilecek şerh bildirici nitelik taşır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddi gerekirken yazılı gerekçe ile istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.