Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9713 E. 2023/2365 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9713
KARAR NO : 2023/2365
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte yetkiye, borca ve faize itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yetki itirazının kabulüne, sair hususlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlular İcra Mahkemesine başvurularında, sair itirazlarının yanı sıra, takibe dayanak bononun yetkili mahkemeyi gösteren kısmı dahil boş olarak acentelik sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, taraflar arasındaki acentelik ilişkisinin sona erdiği Kasım 2019 tarihinden sonra alacaklının bonoyu anlaşmaya aykırı şekilde doldurarak yetki kaydı da koymak suretiyle takip başlattığını, acentelik sözleşmesinde veya sair bir sözleşmede yetki kaydının kabulünde olduğuna dair bir hüküm bulunmadığını, İstanbul İcra Dairesinin yetkisiz olduğunu ve adresine göre yetkili icra dairesinin Malatya İcra Dairesi olduğunu ileri sürerek itiraz ve şikayetlerinin kabulü ile takibin tamamen iptaline karar verilmesini ve alacaklının %20’den az olmamak üzere tazminat ve %10 oranında para cezasına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı, keşidecinin ve lehtarın tacir olduğu söz konusu bonoda yetki kaydı konulmasında herhangi bir hukuki engel bulunmadığını, acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra borçluların herhangi bir hakediş alacağı kalmadığından borçlarına karşılık bu senedin verildiğini, takip tarihindeki kur ve ticari temerrüt faizi esas alınarak takip başlatıldığını ileri sürerek itirazın reddi ile borçlular aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Bonoda ayrı bir ödeme yeri olmadığı, borçlu adresinin Yeşilyurt/Malatya olarak belirtildiği, her ne kadar ihtilaf vukuunda İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılınması hususunda bir yetki sözleşmesi mevcut ise de, bononun keşidecisi olan borçlunun tacir olduğuna dair dosya kapsamında bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, bu haliyle yetki sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesi ile yetki itirazının kabulüne, karar kesinleştiğinde ve talep halinde takip dosyasının Malatya İcra Dairesine gönderilmesine, sair hususlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Alacaklı, borçluların tacir sıfatını haiz olduğunu, aralarındaki yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu, kaldı ki bononun düzenleme yeri İstanbul olduğundan İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin acentelik sözleşmesi olduğunu, acentenin tacir sıfatını haiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Takip dayanağı bonoda keşideci ve aval veren borçlu gerçek kişi olduğu, dosyada tacir olduklarına ilişkin belge bulunmadığından ve alacaklı tarafından keşidecinin tacir olduğu yönünde ispata yarar ticaret sicil kaydı ve delil sunulamadığından, İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığına dair yetki kaydının geçersiz olduğu, bono üzerinde düzenlenme yeri yazılmadığından düzenleyenin ad ve soyadının yanındaki adresin bulunduğu yerde takip yapılabilmesi mümkün olup, düzenleyenin adresinin de Malatya olduğu, gerek borçlunun yerleşim yeri gerekse ödeme yerine göre takibin Malatya İcra Dairesi yerine, İstanbul’da başlatılması nedeniyle borçluların yetki itirazının kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlamış, bundan başka; dosyada mübrez acentelik sözleşmelerindeki bir takım maddelerin Türk Ticaret Kanunu kapsamında borçlunun tacir olduğunu ortaya çıkartacağını, sözleşmenin yeteri kadar incelenmediğini, borçlunun karayoluyla şehirlerarası kargo taşımacılığı konusunda yerel acente olarak tayin edildiğini, sözleşmenin 20. maddesinde borçlunun acente olarak fatura düzenleyebileceğinin belirtildiğini, faturanın ve 38. maddede bahsi geçen karayolu taşımacılığının TTK kapsamında düzenlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte yetkiye, borca ve faize itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 50; HMK’nın 6, 17. maddeleri.

3. Değerlendirme
1. HMK’nın 17. maddesine göre yetki sözleşmesi yapılabilmesi için tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişilerden olması gerektiği, buna göre sözleşmenin konusunun ticari iş olmasının gerçek kişilere yetki sözleşmesi yapma imkanı vermeyeceği anlaşılmıştır.

2.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.