YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9725
KARAR NO : 2023/2493
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 11. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki şikayet, imza, borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile icra dosyasının İİK 170/a-2 maddesi gereğince iptaline, yasal şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle “davacının imzaya itirazının kabulü ile … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2020/10345 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin İİK’nın 170. maddesi uyarınca durdurulmasına, dava konusu asıl alacak olan 160.000,00 TL’nin %20’sine tekabül eden 32.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu asıl alacak olan 1600.000,00 TL’nin %10’una tekabül eden 16.000,00 TL para cezasının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına” karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borcu bulunmadığını, davalı ile dava dışı ….., arasındaki sözleşmeye aracılık ettiğini, 160.000,00 TL parayı …’dan makbuz karşılığı alarak …..,’a makbuz karşılığı elden teslim ettiğini, söz konusu dosyadaki senet üzerindeki imzanın tarafına ait olmadığını, senedin üzerinde yazan ödeme tarihi senedin üst kısmında boş iken senedin içeriğinde ödeme tarihinin 04.03.2016 yazıldığını, ancak ödeme emrinde ve takip talebinde senet ve tarih kısmında 04.03.2018 olarak vade tarihi belirtildiğini, dolayısıyla senedin kambiyo vasfını taşımadığını belirterek imzaya itirazının kabulüne, kambiyo senedine dayanmayan ödeme emrinin ve takibinin iptaline, haksız takip nedeniyle alacaklı aleyhine %20 tazminat ödenmesine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkile borcu bulunmakta olup, borcuna istinaden iş bu senedi ibraz ettiğini, senet üzerindeki yazı ve imzanın davacıya ait olduğunu, ödeme emrinde bulunan vade tarihi ile senet üzerinde bulunan vade tarihinin birbiriyle örtüştüğünü belirterek davanın reddi ile icra takibinin devamına, davacı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmaması kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu senedin incelenmesinde, senedin üst başlık tarafında ödeme tarihi olarak 04.03.2018 tarihinin belirtildiği, senet metninde ise vade tarihi olarak 04.03.2016 tarihinin belirtildiği, bu yönüyle senet üzerinde birbirinden farklı iki vade tarihinin yer aldığı, takibe konu senedin belirtilen şartlar altında çift vadeli olması dolayısıyla kambiyo vasfının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra dosyasının İİK 170/a-2 maddesi gereğince iptaline, yasal şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-Davacı-borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada aldırılan bilirkişi raporunda senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, raporun bütünüyle doğru, kesin olduğunu, senetteki imzanın sahte olduğu tespit edilmesine rağmen tazminat taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın tazminat taleplerinin reddi yönünden kaldırılmasına ve tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
-Davalı-alacaklı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, tanzim tarihinin senet metninde tekrar edilmiş olmasının çift vade anlamına gelmeyeceğini, ayrıca imzanın müvekkilinin huzurunda atıldığını, davacının borçlu olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, takibin devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, takip dayanağı bononun incelenmesinde; senedin üst bölümünde “ödeme tarihi” olarak gösterilen kısımda 04.03.2018 tarihinin yazıldığı, düzenlenme tarihinin bononun alt bölümünde 04.03.2016 olarak ifade edilmesinden sonra, bu tarihin ayrıca bono metninde vadeyi gösteren bölümde tekrar edilmişse de düzenlenme tarihinin, bononun üst bölümünde vade tarihi kısmında tekrarının çift vade anlamına gelmeyeceği, aksinin kabulü aşırı şekilcilik olup hak kaybına neden olacağından, takibe konu senet kambiyo senedi vasfını taşıdığından mahkemece İİK’nın 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmiş olmasında isabet görülmediği, davacı tarafça imzaya itiraz edildiğinden mahkemece davacının huzurda imza örnekleri alınmış, uygulamaya elverişli imza örnekleri temin edilmiş, dosya bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 17.05.2021 tarihli raporda “imzanın ………, eli ürünü olmadığı” kanaatine varıldığı belirtilmiş, raporun mukayeseye esas imzalar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, gerekli optik aletler ve diğer cihazlar kullanılarak uygun yöntemlerle düzenlenip ve kesin kanaat içerdiğinden denetime elverişli ve hüküm vermeye uygun olduğundan imza itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı alacaklının lehtar olması nedeniyle keşidecinin imzasının huzurunda atılmasını sağlama ve denetleme imkanı bulunduğundan davalı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle “davacının imzaya itirazının kabulü ile, … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2020/10345 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin İİK’nın 170. maddesi uyarınca durdurulmasına, dava konusu asıl alacak olan 160.000,00 TL’nin %20’sine tekabül eden 32.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu asıl alacak olan 1600.000,00 TL’nin %10’una tekabül eden 16.000,00 TL para cezasının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda yeninden rapor alınmasını talep ettiklerini, dosyanın alanında uzman Adli Tıp Kurumunda incelenmesi gerekirken Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığından sertifikalı bir bilirkişi tarafından incelemesinin hatalı olduğunu, ayrıca uyuşmazlığa konu 04.03.2016 tanzim tarihli senet üzerindeki imzanın incelenmesi için, diğer mukayese edilen belgelerin tarihleri göz önüne alındığında senetteki imza tarihine en yakın … 3. Noterliğince düzenlenmiş 15.03.2016 tarih ve 06776 yevmiye numaralı imza sirküleri fotokopisi ve 06.02.2016 tarihli çek teslim bordrosu fotokopisi esas alınmışsa da fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılmasının mümkün olmadığını ve diğer mukayese edilecek belgelerin bazılarının tarihlerinin dahi yer almadığını belirterek kararın bozulmasını talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nın 170. ve 169/a maddesi uyarınca açılmış kambiyo takibinde imzaya ve borca itiraz ile İİK’nın 170/a maddesi uyarınca açılmış şikayet davası olup, ödeme emrinin ve takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 211. maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 447/2. maddesi, İİK’nın 68/a, 169/a,170, 170/a maddeleri, TTK’nın 178. maddesinin atfı ile aynı kanunun 703. maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.05.2001 gün 2001/12-436 E., 2001/467 K. ve 06.06.2001 tarih ve 2001/12-466 E., 2001/483 K. Sayılı kararları.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bölge Adliye Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının c bendinde; dava konusu asıl alacak olan “160.000,00 TL”nin “1.600.000,00 TL” olarak yazılması sonuca etkili olmayan, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.