YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9795
KARAR NO : 2023/4645
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/251 Esas ve 2014/371 Karar sayılı ilamının ikinci maddesi gereğince 462.000,00 Euro tutarındaki teminat mektubunun firmaya iadesi ile ilgili icra takibi başlatıldığını, 385.000 m² balistik koruyucu zırh kumaşı alımı için K.K.Loj. K.lığı PTS Giyim San. Tic.A.Ş. arasında 05.04.2012 günü imzalanan sözleşmenin yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle idarece feshedildiğini, müteakiben firma tarafından MSB aleyhine Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/251 Esasında açılan alacak davasında davanın kabulüne karar verildiğini, bu kararın icra emrinde geçen 2. maddesinde Asya Katılım Bankası A.Ş.’den 29.03.2012 tarihli teminat mektubu üzerindeki tedbirin devamı ile hüküm kesinleştiğinde teminat mektubunun davacıya iadesine hükmedildiğini, mahkemece verilen kararın temyiz edildiğini ve Yargıtayca bozulduğunu ve karar düzeltme yoluna gidildiğini, Yargıtayca ilk ilamındaki karaların kısmen bozulduğunu ve taraflarca sunulacak belgeler dikkate alınarak karar vermek üzere dosyanın mahkemeye iade edildiğini, mahkemece duruşmada Yargıtay’ın bozma ilamındaki belgeler dosyaya sunulduğunda dosya kapsamı itibarıyla teminat üzerinde bulunan tedbir kararının yeniden değerlendirilmesine, söz konusu belgelerin incelenmesi için dosyanın bilirkişilere gönderilmesine hükmedildiğini, anılan belgelerin 01.12.2016 tarihinde mahkemeye gönderildiğini ve bilirkişilece hazırlanan ilk rapora ve itirazları üzerine hazırlanan ek rapora süresinde gerekli itirazların yapıldığını, dosyanın Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/341 Esasına kaydedildiğini ve derdest olduğunu, mahkemece verilen her iki kararda da teminat mektubu üzerindeki tedbirin devamı ile hüküm kesinleştiğinde tedbir kararının yeniden değerlendirilmesine yönelik hükümler uyarınca teminat mektubunun firmaya iade edilmemesinin gerektiğini, teminat mektubunun firmaya iadesinin ileri de müvekkilinin hak kaybına uğratacağını, bu nedenle davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı borçlu vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamlı icra takibi yapıldığını ve Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/251 Esas 2014/371 Karar sayılı ilamının hüküm kısmının 2. Bendi kapsamında Asya Katılım Bankası A.Ş.’nin 29.03.2012 tarih ve 462.000 EURO bedelli teminat mektubunun iadesinin istendiğinin görüldüğünü, takibe konan ilamın hüküm kısmının ikinci bendinde “Asya Katılım Bankası A.Ş.’den 29.03.2012 gün 744206 seri nolu 462.000.00 EURO bedelli teminat mektubu üzerindeki tedbirin devamı ile hüküm kesinleştiğinde teminat mektubunun davacıya iadesine” karar verildiğini, mahkemece karara eklenen kesinleşme şerhine göre ilamın hüküm kısmının ikinci bendinde yazılı kısmın Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2014/42636 Esas 2015/27171 Karar sayılı bozma ilamı kapsamı dışında olmakla 13.06.2016 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğünü, her ne kadar takibe konan ilam bir kısım bölümleri yönünden bozulsa da bozma kapsamı dışında olan teminat mektubunun geri verilmesine ilişkin kısmının kesinleştiğini ve teminat mektubunun geri istenebileceği nazara alındığında ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğunu ve davacının istinaf dilekçesinde belirttiği bozmadan sonra genel mahkemece yapılan yargılama sırasında teminat üzerinde bulunan tedbir kararının yeniden değerlendirilmesine ilişkin ara kararı takibe konan hükme ilişkin kesinleşme şerhini kaldırıcı mahiyette olmadığından, icra mahkemesince değerlendirilemeyeceği gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu istinaf dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibin iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 16. madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.