Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9796 E. 2023/2739 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9796
KARAR NO : 2023/2739
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki imzaya itiraz ve kambiyo vasfı şikayeti nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlu ve davalı alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddi ile borçlu aleyhine asıl alacağın %20 si oranında inkar tazminatına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili itiraz dilekçesinde, takip konusu senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, imzanın taklit edilmek sureti ile atıldığını, tanzim yeri belli olmadığından bononun kambiyo vasfına haiz olmadığı iddiası ile takibin iptali ile icra tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 08.11.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre takibe konu senet üzerindeki imzanın …’nın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, senedin zorunlu unsurları taşıdığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu ve davalı alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili tarafından sunulan süre tutum dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, gerekçeli karar tebliğinden sonra ayrıntılı istinaf dilekçesi sunulacağı belirtilmiş, ancak gerekçeli karar tebliğine rağmen ayrıntılı istinaf dilekçesi sunulmamıştır.
Davalı alacaklı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; haksız itiraz nedeni ile icra takibinin yaklaşık olarak iki yıl süre ile durdurulduğunu, ancak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve takibin devamına karar verilmiş olmasına rağmen, haksız ve kötü niyetli muterizin, takip tutarının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının tazminat yönü ile ortadan kaldırılarak davanın reddi ile, davacının takip tutarının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı borçlu vekilinin 21.01.2022 tarihinde süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli kararın 09.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince gerekçeli istinaf dilekçesinin yasal 10 günlük süre içinde sunulmadığı, başvuru (süre tutum) dilekçesinde istinaf başvuru sebeplerini ve gerekçesini göstermemiş olduğu, incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında kamu düzenine aykırı bir husus da saptanmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Alacaklının istinaf başvurusu yönünden ise;
İcra takibine konu senet üzerindeki imzaların …’nın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, takibe konu senetteki imzaların davacı taraftan sadır olduğunun Adli Tıp Kurumu’nun 08.11.2021 tarihli raporuyla sabit olup davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğu, ancak yerel mahkemece 06.02.2019 tarihli ara karar ile takibin davacı yönünden geçici olarak durdurulmasına karar verildiği, bu durumda İİK’nın 169/a-6 maddesi kapsamında davalı alacaklı lehine takip konusu alacağın “yüzde yirmisinden” aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile tazminat yönünden alacaklının istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında davanın reddi ile davacı aleyhine asıl alacağın %20 si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekilince, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken Adli Tıp Kurumu raporu üzerinden karar verilmesinin doğru olmadığı iddiası ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte imzaya itiraza ve kambiyo vasfı şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’ nın 170 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf süre tutum dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında değerlendirilemeyeceğinin anlaşılmasına ve temyiz dilekçesi içeriğine göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.