YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9866
KARAR NO : 2023/2648
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki takibin kesinleşmesinden sonraki zaman aşımı itirazı ile kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğunun tespiti ve yeniden kıymet takdiri yapılması talebi dolayısıyla yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince zaman aşımı şikayetinin kabulü ile icranın geri bırakılmasına, diğer şikayet sebepleri yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda; taraflarına yapılan kıymet takdiri ve satış ilanı tebligatlarının usulsüz olduğunu bu nedenle iptali gerektiğini, yeni haberdar oldukları kıymet takdirinde taşınmazın tespit edilen değerin çok düşük olduğunu bu nedenle yeniden kıymet takdiri yapılmasını talep ettiğini, ayrıca 2003 yılında başlatılan takipte uzun süre takibin ilerlemesini sağlayacak talep açılmadığını, 3 yıl boyunca dosyada işlem yapılmadığını, takibin zaman aşımına uğradığını belirterek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; kooperatifin 23.01.2014 tarihinde sicilden terkin edildiğini, hakkında ihya kararı alınması sonrasında takibe devam edilebildiğini, bu aşamadan sonra tasfiye memuru atandığını ve tebliğlerin memura yapıldığını, yapılan tebliğlerin usulüne uygun olduğunu, borçlu şirket yetkilisinin icra dosyasından fotokopi alarak tüm dosyasından haberdar olduğunu, itirazın süresinde yapılmadığını, yetkili mahkemede dava açılmadığını, icra dosyasının 3 yıl boyunca işlemsiz bırakılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı vekilinin 06.04.2009 tarihinde Eryaman mahallesinde bulunan bir taşınmazın tapu kayıtlarının ve takyidatlarının sorulması için Etimesgut Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı yazılmasını talep ettiği, bu talepten sonra 13.06.2013 tarihine kadar alacaklı tarafça icra dosyası içerisinde herhangi bir işlem yapılmadığı, bu tarihte Asliye Ticaret Mahkemesindeki dosyanın istendiği, haciz yenileme talebinin akabinde dosyaya sunulduğu, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen dava incelendiğinde davanın tapu iptal tescil davası olduğu, zaman aşımını kesen mahiyette bir dava olmadığı, yukarıda bahsi geçen işlem tarihleri arasında kambiyo senetlerinde geçerli 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davacının zaman aşımı şikayetinin kabulü ile Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2013/11751 Esas sayılı takibinde davacı borçlu yönünden zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına, diğer şikayet sebepleri yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; zaman aşımı bakımından yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, borçlunun zaman aşımı itirazından feragat ettiğini, icra dosyasında satışlar yapıldığını, borçlu tarafından satışa ses çıkarılmadığını, bunun dahi tek başına borç ikrarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmaz satışından dosyaya giren paranın borç ödemesi olarak kabulü gerektiğini, dosyaya giren paralar ile borçlunun vergi borçlarının ödendiğini, İcra Müdürlüğünce derece kararı yapıldığını, icra dosyasına yatan para vergi dairesine gönderilmeden hemen önce borçlunun vergi borcu yapılandırması için vergi dairesine başvurduğunu, borcun yapılandırıldığını ve icra dosyasından gönderilen para ile vergi borcunun büyük kısmının ödendiğini kalan bakiyenin ise tarafların anlaşması sonucu kendileri tarafından ödendiğini, yapılan işlemlere borçlunun itiraz etmediği ve bu işlemlerin doğrudan borçlu yetkilisinin kabulü ile yapıldığının açık olduğunu, borçlunun bu haktan zımni olarak feragat ettiğinin kabulünün gerektiğini, vergi dairesinden sorulmasını talep ettikleri hususların yerel mahkemece araştırılmadığını, diğer hususlara ilişkin davanın da haksız olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibin 15.07.2002 vadeli 25.05.2002 tanzim tarihli keşidecisi davacı borçlu şirket, lehtarı takip alacaklısı şirket olan 207.106 USD’lik bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilk önce 2003/5521 E sırasına kayden başlatıldığı, (örnek 10) ödeme emrinin 02.10.2003 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği, alacaklının belirli tarihlerde haciz ve satış taleplerinde bulunduğu, gerek icra takip dosyasında ve gerekse İlk Derece Mahkemesi dosyasında borçlunun açıkça borcu kabulünün bulunmadığı, takip dosyasında taşınmaz satışı işlemlerinin devamı sırasında borçlunun satışın durdurulmasını talep etmemiş olmasının alacaklının savunmasının aksine borç ikrarı sayılmayacağı, aynı şekilde taşınmaz satışı nedeniyle sıra cetveli yapılmasıyla dosyaya para girmesi de rızaen ödeme olmadığından zaman aşımından zımni feragat anlamına gelmeyeceği, 09.04.2008 ila 01.08.2013 tarihleri arasında zaman aşımı gerçekleştiği, kıymet takdirine itiraz bakımından İİK’nın 363/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup istinaf incelemesi yapılamayacağı gerekçesiyle alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; zaman aşımı itirazları hususunda istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde gerçekleşen zaman aşımı itirazı ile kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğunun tespiti, öğrenme tarihinin 05.09.2019 olarak tespiti ve yeniden kıymet takdiri yapılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 170/b maddesi yollamasıyla aynı yasanın 71/2 ve 33/a maddeleri, 6762 sayılı TTK’nın 661, 662. ve 663. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.