Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9891 E. 2023/2617 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9891
KARAR NO : 2023/2617
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki haczin kaldırılması şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu dava dilekçesinde; aleyhine Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/566 E.-2017/903 K. sayılı ilamında hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, bu ilamda kendisine iadesine karar verilen harç ve masraf alacağının haczedildiğini, İİK’nın 82. maddesine göre devlet mallarının haczi caiz olmayan mallar ve haklar arasında sayıldığını, harç iadesinin yedine geçmeden haczinin caiz olmadığını, ayrıca dayanak ilam mahkemesine de başvurulduğunu, iadesine karar verilen harcın taraflarına ödenip ödenemeyeceği hakkında mahkemece düzenlenecek tensip tutanağı beklenmeden haciz işlemi gerçekleştirilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki ipotekle temin edilen bir alacak mevcut iken alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yerine haciz işlemi uygulanmasının İİK’nın 45. maddesindeki usule de aykırı olduğunu belirterek 22.06.2021 tarihli haciz işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı tarafından verilen cevap dilekçesinde; dayanak ilamın Yargıtay denetiminden geçerek 14.04.2021 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle borçluya iade edilecek harcın dosyaya istenilmesi için Ankara Defterdarlığına müzekkere yazıldığını, dosyaya 7.123.892 TL ödeme yapıldığını, borçluya 103 davetiyesi tebliğ edilmeden müvekkiline ödeme yapılmadığını, kesinleşen takip nedeniyle borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarlayarak şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı borçlu tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde icraya konu ilamda alacaklı (ilamdaki davacı) lehine hükmedilen vekalet ücretinin tahsili için ilamlı icra takibi başlatıldığını, aynı ilamda birleşen davanın reddine ve 10.698.181,78 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya (birleşen dosya davacısı yani takipteki borçluya) iadesine, harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine karar verildiğini, ilamın 14.04.2021 tarihinde kesinleştiği, alacaklı vekilinin talebi üzerine borçluya iade edilecek harç ve gider avansının haczi için 18.01.2018 tarihinde haciz müzekkeresi yazılarak haczedilen bu paranın icra dosyasına 18.06.2021 tarihinde gönderildiğini, borçluya bu paraya ilişkin 103 davetiyesinin 27.06.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, ne kadar Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/566E-2017/903 K. sayılı ilamı kesinleşmeden önce haciz müzekkeresi gönderilmiş ise de, haczedilen bu miktarların ilamın kesinleşmesinden (14.04.2021) sonra ödenebilir hale geleceğini, borçluya iadesine karar verilen harç ve kullanılmayan gider avansının İİK’nın 82. maddesi kapsamında haczi caiz olmayan alacak olarak kabul edilemeyeceğini, iadesine karar verilen bu miktarların borçluya iadesi için sadece ilamın kesinleşmesinin arandığını, dolayısıyla ilam karar tarihi olan 17.11.2017 tarihi itibariyle iadesine karar verilen bu miktarların borçluya ait hak ve alacaklar arasında olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, sadece icra dosyasına ödenebilmesi için ilamın kesinleşmesinin gerektiğini, somut olayda da haczedilen bu miktarların ilamın kesinleşmesinden sonra icra dosyasına gönderilmesi nedeniyle haczinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, öte yandan dayanak ilamda harcın ve kullanılmayan gider avansının davacıya iadesine karar verilmiş olup bu hükmün uygulanması için yeniden dayanak ilam mahkemesine sorulmasına ve anılan mahkemece verilecek kararın beklenilmesine de gerek olmadığını, takibin ilamlı icra takibi olduğu ve ilamda hükmedilen ilam vekalet ücreti alacağının tahsili için başlatıldığı gerekçeleriyle usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu istinaf dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haczin kaldırılması şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 82. madde.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.