Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9910 E. 2023/2702 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9910
KARAR NO : 2023/2702
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayet eden-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet eden-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket hakkında başlattığı icra takibinde, ödeme emrinin müvekkili şirketin “Meydan Mh. Tarık Buğra Cd. No:9 Akşehir/…” adresine tebliğe çıkarıldığını, aynı gün bila dönen tebligat nedeni ile alacaklı vekilinin talebi ile aynı adrese 24.11.2021 tarihinde TK 35.madde uyarınca tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin özel hukuk tüzel kişisi olduğu ve kayıtlı elektronik posta adresi bulunduğu nazara alındığında, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi ile ilgili yönetmeliğin 5. maddesi tebligatın elektronik yolla yapılmasını zorunlu kıldığından posta yolu ile yapılan tebligatın yok hükmünde olduğunu, bununla birlikte Tebligat Kanunu 35. madde gereği tebliğ yapılabilmesi için öncelikle ilgili Ticaret Sicil Memurluğu’ndan müvekkil şirketin tebliğe yarar en son adresinin istenilmesi gerektiğini belirterek, şikayetlerinin kabulü ile usulsüz tebligat nedeniyle ödeme emrinin iptaline, öğrenme tarihi olan 20.12.2021 tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin 3. fıkrasına göre, birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılacağının hükme bağlandığını, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada davacının elektronik adresinin tespit edilememesi nedeniyle ve kanun amir hükmü gereğince UYAP’ta tespit edilen MERSİS adresine tebligat yapılmış olması nedeniyle şikayete konu edilen tebligatın usulsüz olmadığını, davacının tensip ara kararından sonra UETS adresini aktif hale getirdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;t akip tarihi ve ödeme emrinin tebliğ tarihi itibariyle (24.12.2021) davacının UETS hesabının aktif olmaması nedeniyle kurum sistemlerinde tespit edilemediği gibi e-tebligat almaya da kapalı olması nedeniyle elverişli olmadığı, davalı tarafın kendisinden kaynaklanmayan bu zorunlu sebep dolayısıyla davacı limited şirkete ödeme emri ve dayanak belgeyi e-tebligat olarak gönderememesinin tebligatı usulsüz hale getirmeyeceği, davacı adına çıkartılmış ödeme emri ve dayanak belgeyi bulunduran tebligatın; hükmi şahıslara çıkartılan tebligata ilişkin Tebligat Kanununun 12, 13 ve 35. maddelerine uygun şekilde tebliğ edildiği ve yapılan tebligata dair herhangi bir usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Müvekkili şirkete gönderilen ilk tebligatın iade dönmesi sonucunda aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereği tebliğ yapılabilmesi için öncelikle ilgili Ticaret Sicil Memurluğu’ndan müvekkil şirketin tebliğe yarar en son resmi adresinin istenilmesi gerekmesine karşın icra dosyası kapsamında sorulmadığını, müvekkili şirketin haberi olmadan takibi kesinleştirilmek için aynı gün ve neredeyse saatler içerisinde, kanaatince her iki tebligat da aynı anda düzenlenerek ve birlikte tebliğe çıkarılarak usulsüz şekilde tebliğ edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu tebligatın düzenlendiği ve tebliğ edildiği tarih itibariyle borçlunun aktif kullanıma açık UETS adresinin bulunmaması nedeniyle, borçlu şirkete normal usullere göre tebligat yapılması işleminde usulsüzlük bulunmadığı, netice itibari ile örnek 7 ödeme emrinin, Türkiye Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün yazı cevaplarında belirtilen borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı olduğu tespit edilen adresine gönderilen tebligatın bila dönmesi üzerine aynı adrese, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan ödeme emri tebliğ işlemi usulüne uygun olduğu, bu sebeple red kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a, 12, 13 ve 35. maddeleri, Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 57/2. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayet eden-borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.