Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9963 E. 2023/3485 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9963
KARAR NO : 2023/3485
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2728 E., 2022/2090 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/1078 E., 2021/571 K.

Taraflar arasındaki ilamlı icra takibinde şikayet üzerine yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile takibin 148.207,06 TL asıl alacak ve asıl alacağa 24.850,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 173.057,12 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu; ilamlı takipte takip talebi ve icra emrinin usul ve yasaya aykırı düzenlendiğini, bankanın tek borçlu olmadığını, bakiye borçtan diğer ilam borçlularının sorumlu olduğunu, ancak icra müdürlüğünce gönderilen hatalı icra emri ile borcun tamamının bankadan tahsil edilmeye çalışıldığını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı; iddialarının gerçek dışı olduğunu, hukuki dayanağı olmadığını ileri sürerek istemin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilamların infaz edilecek kısmının hüküm bölümü olduğu, sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmının yorum yoluyla belirlenemeyeceği, bir davada birden fazla vekalet ücreti hükmedilmiş ve müşterek ve müteselsil sorumlulukları da belirtilmemişse, şikayetçiler hakkında ilamda hükmedilen vekalet ücreti toplamı 1.778.494,64 TL ise de söz konusu miktardan şikayetçinin müşterek ve müteselsil sorumlu olmadığı, mahkemenin ek kararına göre vekalet ücretinden iki borçlunun sorumlu olduğu, borçtan her bir borçlunun ilama göre borcun yarısından sorumlu olduğu, ilam vekalet ücretinin 6 kişi lehine hükmedildiği ve icra takibi lehine vekalet ücreti hükmedilen 6 kişiden sadece biri tarafından bir borçluya karşı başlatıldığından alacaklının ancak alacağın 1/12’sini talep edebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda icra emrinin düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile şikayetin kabulü ile icra dosyasında takibin 148.207,06 TL asıl alacak ve asıl alacağa 24.850,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 173.057,12 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu; alacaklı tarafından ibraz edilen ilamın ek kararının icra takibinin ve icra emrinin dayanağını teşkil etmediği, ek karar takip dayanağı yapılmadığından ve itiraz hakkı tanınmadığından davada nazarı itibara alınamayacağını, alacağını TMSF’den ve denetçilerden tahsil etme imkanı olmadığını öngören alacaklının, bankadan sorumlu olduğu miktarı talep etmek yerine, alacağın tamamını haksız bir şekilde talep etmiş olduğunu, muhtıraya konu borcun 1/3’ünden sorumlu olduğunu, takipte davalı lehine hükmolunan vekalet ücretinin 3 davacı bulunması nedeniyle ancak 1/3 oranında talepte bulunulması gerekirken tüm alacağın talep edildiğini, takibin dayanağı yapılmayan ek kararın alacağın hesaplamasında dikkate alınmasının ve hüküm tesisinin yasaya aykırı olduğunu, aynı ilamda konusu vekalet ücreti alacağı olan aynı alacak için iki ayrı takip başlatılarak bu takiplerde vekalet ücreti alacağına ayrıca vekalet ücreti talep edilmiş olduğunu, alacaklının HMK hükümlerine aykırı olarak savunmasını genişlettiği, muvafakatlarının olmadığı beyan edildiği halde dikkate alınmadığını, ek kararın hükme esas alınmasının usul hükümlerine aykırı olduğunu, hükme esas alınan raporun maddi hata içerdiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu ilamda davalı yararına takdir edilen 1.778.494.64TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline, davalılara ödenmesine şeklinde hüküm kurulduğu, ilamda 3 davacının olduğu 30.03.2018 tarihli ek kararla “1.778.494,64 TL vekalet ücretinin davacılar Halk Bankası A.Ş. ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonun’dan alınmasına, işbu davalılara verilmesine şeklinde düzeltilmesine karar verildiği, ek karara takipte dayanılmamış ise de yargılama aşamasında ek kararın dikkate alınmasında ek karar lehine olan davacı borçlunun menfaatine aykırı bir durum bulunmadığından ek karara göre hesaplama yapılan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık olmadığı, ilamın bölünerek iki ayrı icra takibine konu edilmesi şikayetinin dava dilekçesinde yer almadığı dava konusu yapılmayan sebeple istinaf talebinde bulunulmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu; bu aşamada takibe dayanak teşkil eden ilamın, karar düzeltme incelemesi sonucunda ilamda hükmedilen nispi vekalet ücreti kaldırılarak maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde düzeltilerek onandığını, takibin iptali talebi yönünden bu hususun dikkate alınması gerektiği beyanları ile şikayet dilekçesindeki hususları tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilamlı icra takibinde şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16. maddesi ve sair tüm yasal mevzuat.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.