Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9982 E. 2023/3010 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9982
KARAR NO : 2023/3010
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/475 E., 2020/56 K.

Taraflar arasındaki ilamlı takipte borç ödeme muhtırasını şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takip dosyasında bozma üzerine verilen ilamın temyiz edildiğini ve henüz kesinleşmediğini, buna rağmen 7.098.398,53 TL bakiye borcun ödenmesi için 24.04.2018 tarihli muhtıra gönderildiğini, gönderilen muhtırada hesap özeti bulunmadığını, hesabın denetlenemediğini, talep edilen toplam meblağın içinde hangi tutarın olduğu, faiz işletilmişse hesabın neye göre yapıldığın ve daha önce yapılan ödemelerin dikkate alınıp alınmadığının tetkik edilemediğini, karar kesinleşmediğinden ilamdan kaynaklanan vekalet ücretinin ve yargılama giderinin talep edilmesinin de mümkün olmadığını ileri sürerek 24.04.2018 tarihinde tebliğ edilen muhtıranın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı, dayanak ilamın teminat mektubundan kaynaklanan alacak davası olduğunu, kesinleşmesinin gerekmediğini, talep üzerine icra müdürlüğünce ödemeler de dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ve muhtıra ekinde bilirkişi raporunun borçluya tebliğ edildiğini, bu rapora itiraz edilmediğini ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Borçlunun kendisine icra müdürlüğünce gönderilen muhtıranın yanlış hesaplandığı, yapılan ödemelerin dikkate alınmadığı şikayeti üzerine inceleme yapmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, 01.11.2019 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, raporda tespit edildiği üzere muhtırada hesap edilen bedelin yerinde olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Borçlu, bozma üzerine verilen mahkeme kararının henüz kesinleşmediğini, tehir-i icra talepli olarak temyiz edildiğini, dosyaya mehil vesikası ibraz edildiğini, buna rağmen muhtıra gönderildiğini ileri sürmüş ve şikayet dilekçesi içeriğini de tekrarlamak suretiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Bozma sonrasında mahkemece yeniden hüküm tesis edildiğinde alacaklının yeni ilama göre borçluya muhtıra göndererek ödeme yapılmasını isteyebileceği, mehil vesikası talebinden önce borçluya muhtıra tebliğinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı, muhtıra içeriğinin bilirkişi raporu alınmak suretiyle denetlendiği ve fazla talebin olmadığının tespit edildiği gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu, istinaf dilekçesi içeriğini aynen tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilamlı takipte borç ödeme muhtırasını şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16 maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanunu’na 696 sayılı KHK ile eklenen geçici 5. maddesi gereğince, davacı konumunda olan bankanın harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.