YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9987
KARAR NO : 2023/2856
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde gerçekleşen zaman aşımı şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile takipten sonraki zaman aşımı nedeniyle İİK’nın 33/a maddesi gereğince şikayetçi borçlu bakımından icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu şikayet dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ilamsız takipte, dayanak çekin ibraz süresinin sona erdiği tarih itibariyle 6762 sayılı TTK’nın 726. maddesi uyarınca 6 aylık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde anılan süre içerisinde icrai işlem yapılmadığından takibin zaman aşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; zaman aşımı süresinin 3 yıl olduğunu ve dosyanın zaman aşımına uğramadığını, şikayetçi borçluya ait taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığını ve satış avansı yatırılarak satış işlemlerine devam edildiğini, bu süreçlerde zaman aşımı iddiasında bulunmadığından borçlunun kötü niyetli olarak şikayette bulunduğunu savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından şikayetçi borçlu aleyhine çeke dayanılarak kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi yapıldığı, takip 6762 sayılı TTK yürürlükteyken zaman aşıma uğradığından anılan kanunun uygulanması gerektiği, TTK’nın 726. maddesine göre çeklerde zaman aşımı süresinin ibraz süresinin bitiminden itibaren 6 ay olduğu, aynı kanunun 663. maddesine göre zaman aşımının kesilmesi ile müddeti ayrı olan yeni bir zaman aşımı süresinin başladığı, şikayetçi borçlu yönünden takibin kesinleşmesinden sonra davalı alacaklı tarafından 6 ayı aşkın süre dosyanın takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takipten sonraki zaman aşımı nedeniyle İİK’nın 33/a maddesi gereğince şikayetçi borçlu bakımından icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; zaman aşımı iddiasının ödeme emri tebliğinden itibaren 5 günlük süreye tabi olduğunu, şikayetçi borçlu aleyhine haciz konulan taşınmazın satış işlemlerine başlandığını, satışa esas olmak üzere Talimat dosyasından kıymet takdir raporu alındığını, şikayetçinin kıymet takdirine itiraz ve satışın iptali olmak üzere iki ayrı dava açtığını ve bu süreçte zaman aşımı iddiasında bulunmadığını, anılan davalar açıldıktan sonra takip dosyasının İcra Müdürlüğünde uzunca bir süre bulunamadığını, bu süre zarfında zaman aşımının geçtiği iddia edilen tarihlerde yapılan talep ve işlemlere ilişkin belgelerin kaybolma ihtimalinin bulunduğunu, takibin zaman aşımına uğramadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekler yönünden zaman aşımı süresinin başladığı tarihte hangi yasa yürürlükte ise o yasada öngörülen zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiği, buna göre zaman aşımı süresi ibraz süresinin bitimi ile başlayacağından çekin ibraz süresinin sona erdiği tarihte geçerli olan zaman aşımı süresinin nazara alınmasının zorunlu olduğu, zaman aşımı süresinin 6762 Sayılı TTK’nın 726. maddesini değiştiren 6273 Sayılı Kanunun 7. maddesinin yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde 6 ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise 3 yıl olduğu, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 133. maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan ve TTK’nın 730/18. maddesi gereğince çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 662. maddesinde zaman aşımını kesen sebeplerin, dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi şeklinde sınırlı olarak sayıldığı, alacaklı tarafından yapılan icra takip işlemlerinin de zaman aşımını keseceği, alacaklının yapacağı icra işlemleri ile zaman aşımı süresinin her defasında yenileceği, yeni bir altı aylık sürenin başlayacağı, somut olayda takibin 31.10.2007 tarihinde başlatıldığı, Kayseri 1. İcra Müdürlüğü’nün 2018/74 Tal. sayılı dosyasından yazılan 14.06.2012 tarihli yazı ile esas icra dosyasına şikayetçi borçlunun taşınmazlarının satışa çıkarıldığı, ancak alıcı çıkmaması nedeniyle satışın düşürüldüğünün bildirildiği, esas icra dairesinin 01.08.2013 tarihli yazısı ile taşınmazların kıymet takdirinin yapılmasına karar verildiğinin talimat icra dairesine bildirildiği, 14.06.2012- 01.08.2013 tarihleri arasında davalı alacaklı tarafından takibin devamına yönelik zaman aşımını kesen işlem yapılmadığı, takibin devamına yönelik işlem yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; zaman aşımı iddiasının ödeme emri tebliğinden itibaren 5 günlük süreye tabi olduğunu, şikayetçi borçlu aleyhine haciz konulan taşınmazın satış işlemlerine başlandığını, satışa esas olmak üzere Talimat dosyasından kıymet takdir raporu alındığını, şikayetçinin kıymet takdirine itiraz ve satışın iptali olmak üzere iki ayrı dava açtığını ve bu süreçte zaman aşımı iddiasında bulunmadığını, anılan davalar açıldıktan sonra takip dosyasının İcra Müdürlüğünde uzunca bir süre bulunamadığını, bu süre zarfında zaman aşımının geçtiği iddia edilen tarihlerde yapılan talep ve işlemlere ilişkin belgelerin kaybolma ihtimalinin bulunduğunu, takibin zaman aşımına uğramadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde gerçekleşen zaman aşımı şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 71/2, 33/a maddeleri, 6762 sayılı TTK’nın 726., 730/18. ve 662. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.