YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1058
KARAR NO : 2023/1999
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinde verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı, HMK’nın 297. maddesi gereğince şikayete konu her iki taşınmaz yönünden de hüküm kurulması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine ihale bedelleri üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı şikayetçi borçlular tarafından HMK’nın 365/1. maddesi gereğince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Borçlular şikayet dilekçelerinde; alacaklı şirketin tüzel kişiliğini kaybettiğini ve yaptığı işlemlerin bu sebeple geçerli olmadığını, birinci ve ikinci açık artırma arasında kanuni süre bulunmadığını, takip dosyasında borçlulara yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğunu, icra müdürlüğünce belirlenen ihale sırasının taraf menfaatlerine uygun olmadığını, zira daha yüksek değerli olan ikinci sıradaki taşınmazın birinci sırada satılması halinde alacağı karşılayacağı ve diğer taşınmazın satışının düşeceğini, satış ilanında taşınmazların özelliklerinin eksik yazıldığını ve kıymetlerinin düşük belirlendiğini, ihale alıcısı adına ihaleye katılan kişinin özel yetkisi bulunmadığını, satışın devam etmesine rağmen sonlandırıldığını, ihale tutanağında ihale alıcısına satış bedelini ödemesi için süre verilmediğini ileri sürerek, tapunun 113 parselinde kayıtlı 16 ve 19 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlara ilişkin ihalelerin feshini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; alacaklı adına ihaleye giren kişinin alacaklı şirketin yetkili temsilcisi olduğunu, satış tarihleri arasında kanuni süre bulunduğunu, borçlulara yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olduğunu, icra müdürlüğünce yapılan kapak hesabına göre ikinci sırada satışı yapılan taşınmazın ihale bedelinin dosya borcunu karşılamadığını ve kıymet takdir raporunun itirazsız kesinleştiğini ileri sürerek, şikayetin reddi ile şikayetçiler aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına ve en az %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı şirketin genel kurulunu yapmaması nedeniyle tüzel kişiliğini kaybettiğine dair iddianın fesih nedeni olmadığı, İİK’nın 126. maddesi gereğince iki satış arasında en az 20 günlük süre bulunduğu, borçlulara yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu, güncel dosya hesabına göre tek bir taşınmazın satışının dosya borcunu karşılamadığı, satışa hazırlık işlemlerinin süresinde şikayet konusu yapılmaması nedeniyle ihalenin feshi aşamasında değerlendirilemeyeceği, satışın ilan edilen saatlerde yapıldığı ve diğer ilgililere yapılan tebligatların şikayetçiler tarafından ileri sürülemeyeceği gerekçeleri ile, şikayetin reddine ve şikayetçiler aleyhine ihale bedeli üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı ile alacaklı şirketin faal durumda olduğu bildirildiğinden tüzel kişiliğinin bulunduğu, satış kararında belirlenen saatlerde satışın yapıldığı, satış ilanı tebligatlarının usulüne uygun olduğu ve satışın İİK’nın 126. maddesine uygun gerçekleştirildiği belirtilerek, borçluların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairece; şikayetin iki ayrı taşınmaza ilişkin ihalenin feshine dair olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince sadece bir tanesi yönünden inceleme yapılmış olmakla, diğer taşınmaz yönünden bir değerlendirme yapılmamasının HMK’nın 297. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, her iki taşınmaz hakkında da karar verilmesi maksadıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş, bozma nedenine göre şikayetçi borçluların sair temyiz itirazlarının incelenmediği belirtilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile ; Dairenin bozma kararından önceki gerekçeleri tekrar edilmekle birlikte, şikayete konu tapunun 113 parselinde kayıtlı 16 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz için yapılan değerlendirmelerin, şikayete konu tapunun aynı parselinde kayıtlı 19 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz yönünden de geçerli olduğu belirtilmek suretiyle, şikayetin reddi ile şikayetçiler aleyhine ihale bedelleri üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlular temyiz dilekçelerinde; şikayet ve istinaf başvurularında ileri sürdükleri hususları tekrar etmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; tapunun 113 parselinde kayıtlı 16 ve 19 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz ihalelerinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 126, 134, geçici 18/4, 7343 sayılı Kanun md. 27, T.C. Anayasası md. 13.
3. Değerlendirme
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçilerin ihalenin feshi taleplerinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Şikayetçi borçlular aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usul ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen şikayetçinin ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkemece para cezasına hükmedilecekse, oranının, şikayetçinin ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlenmesi gerekir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hem de temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’ya 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen geçici 18/4. maddesi;
“134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.” hükmünü amirdir.
Bu yasal düzenlemeler dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçiler aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi borçlular aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3. maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenlerin sıfatları gözönünde bulundurulduğunda şikayetin ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı değerlendirilmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası hakkında düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
… İcra Hukuk Mahkemesinin 27.9.2022 tarih ve 2022/71 E. – 2022/403 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin birinci bendinin ikinci fıkrasında yer alan “ % 10’u olan 23.520,00 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “% 5’i olan 11.760,00 TL” ibaresinin yazılmasına,
İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen geçici 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.