Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/1106 E. 2023/1188 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1106
KARAR NO : 2023/1188
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki menkul ihalesi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ihalenin feshine karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ödeme emrinin, ardından kıymet takdiri ve satış ilanının da usulsüz olarak tebliğ edildiğini, satıştan ve takipten hiçbir şekilde haberdar olmadığını, dosya borcunun taşınmaz satışı yapılarak ödendiğini belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacının usulsüz tebligata ilişkin iddialarını kabul etmediğini, davacının dosya kapsamındaki tüm işlemlerden haberdar olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; esas ve talimat dosyalarından muhataba yapılan tebligatın usülsüz olduğu gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı vekili istinaf başvurusunda; icra dosyasındaki tebligatların usule uygun yapıldığını, davacının kıymet takdiri raporunun tebliğine rağmen süresinde itiraz edilmediğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçlu şirkete ödeme emrinin, Tebligat Kanununun 35. maddesine göre “… … Mahallesi 2140 cadde … Apt. No:12/1 …/…” adresine 20.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, kıymet takdiri raporunun da bu adrese aynı şekilde tebliğ edildiği, talimat İcra Müdürlüğünce satış ilanının “… … Mahallesi 2140 cadde … Apt. No:12/1 …/…” adresine gönderilmiş ayrıldığı şerhi ile iade gelince aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesi gereğince 31.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği; ancak, 20.09.2021 tarihli ticaret sicil gazetesinde şikayetçi borçlu şirketin “… … Mahallesi 2140 cadde … Apt. No:12/1 …/…” olan adresinin “… mahallesi … Bulvarı No:66 İç Kapı No:10 …/…” olarak değiştirildiğinin ilan edildiği, kıymet takdiri raporunun Ticaret Sicilinde kayıtlı olmayan adrese sözü edilen madde uygulanarak yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğu, taşınır ihalelerinde satış ilanı tebliği zorunlu değil ve satış kararında tebliğ edilememesinin sonuca etkisi olmayacağı belirtilmekle tebliğe çıkarılması yeterli ise de satış ilanı tebliğ işlemi de usulsüz yapıldığından borçlunun kıymet takdirini öğrendiğinden bahsedilemeyeceği, borçlu şirketin vekili esas İcra Müdürlüğü dosyasına 21.03.2021 tarihinde vekaletname sunduğu bu tarihte kıymet takdirinden haberdar olduğu, söz konusu tarihten önce öğrendiği yazılı bir delille ispat edilmediği, kıymet takdirini ve satış ilanını öğrendiği tarihten itibaren yasal yedi günlük sürede icra mahkemesine başvurulduğundan şikayetin süresinde kabul edildiği, kıymet takdiri kesinleşmeden satışa gidildiğinden mahkemece ihalenin feshine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği belirtilerek alacaklının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; borçlunun ödeme emrinin tebliğine ilişkin icra muamelesini, öğrenmiş sayıldığı tarihten itibaren 7 gün içinde şikayet etmediği, süresinde kıymet takdirine itirazda bulunmaması nedeniyle, kıymet takdirinin kesinleştiği, yapılan tüm işlemlerin usulüne uygun yapıldığı, borçlunun müvekkil bankanın alacağına ulaşmasını engellemek ve süre kazanmak amacıyla kötü niyetle ikame ettiği işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 134. maddesi, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.20.09.2021 tarihli ticaret sicil gazetesinde şikayetçi borçlu şirketin “… … Mahallesi 2140 cadde … Apt. No:12/1 …/…” olan adresinin “… mahallesi … Bulvarı No:66 İç Kapı No:10 …/…” olarak değiştirildiğinin ilan edildiği, kıymet takdiri raporunun Ticaret sicilinde kayıtlı olmayan adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uygulanarak yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğu, kıymet takdiri kesinleşmeden satışa gidildiği anlaşıldığından temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.