Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/113 E. 2023/1732 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/113
KARAR NO : 2023/1732
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile yetki itirazının kaldırılmasına, davacının borca itirazın kaldırılması talebinin reddine, asıl alacağın %20’si olan 12.505,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve tahliye talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Alacaklı kiralayan dava dilekçesinde; 01.11.2017 başlangıç tarihli 5 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi dayanılarak borçlu kiracının 2019 yılı Kasım ve Aralık ayları kira bedellerini ödememesi üzerine takip başlattıklarını, borçlunun yasal süresi içinde icra dairesinin yetkisine ve borca ve ferilerine de itiraz ettiğini, takibe konu alacağın kira alacağı olduğunu, kira konusu taşınmazın … İli Merkez … ilçesinde bulunduğunu, borçlunun yetki itirazı yanında borca ve ferilerine de itirazının, taraflar arasındaki kira kontratına göre kira bedelinin her ayın başında peşin ödeneceği yazılı olması, ayrıca kira artışı olarak yasal zorunluluk dikkate alınarak TÜFE ağırlıklı ortalama yıllık kira artışı üzerinden kira artışı yapılmak suretiyle kira alacağı talep edilmesi nedeni ile haksız ve kötüniyetli olduğunu, yasal süresi içerisinde şimdiye kadar borcun ödemediğini halen gayrimenkulde kiracı olarak oturmaya devam ettiğini, belirterek, borçlunun itirazının kaldırılması ve takibin devamı ile %40’dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkumiyetine ve temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı borçlu cevap dilekçesinde; borçlu ikamet adresinin … olduğundan yetkili icra dairesi … İcra Daireleri olduğunu, dosyaya konu kira sözleşmesi ile ilgili olarak ödemeler yapıldığını ve davacı vekili ve davalı müvekkili arasında kira fesih protokolü yapıldığını, davacı tarafından müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı olmadığını, hiçbir kira alacağı kalmamak kaydıyla kiralanan … yeri tahliye edilerek anahtar tesliminin yapıldığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı alacaklının yerleşim yeri adresinin … olduğu, yine tahliyeye konu taşınmaz adresinin … olduğu görülmekle yetki itirazının yerinde olmadığı, her ne kadar davalı borçlu borca itiraz dilekçesinde kira sözleşmesinin feshi ve ibranameden bahsetmemiş ve duruşmada beyanda bulunmuş ise de, sözleşmenin feshi ve ibraname belgesi borcu söndüren belge niteliğinde olduğu, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği, dosyaya sunulan kira sözleşmesinin feshi ve ibraya ilişkin belge üzerinde mahkemece inceleme yapıldığı, davacı alacaklı tarafından sözleşmenin içeriğine karşı çıkılmamakla birlikte fesih sözleşmesinde imzası olan vekilin kira sözleşmesini fesih yetkisinin olmadığı belirtildiği, sunulan vekaletnamenin geniş yetkiler içerdiği ayrıca kira sözleşmesinin feshi için özel yetkinin gerekmediği, takibe konu aylara ilişkin kira borcunun fesih ve ibraname tarihinden sonraki bir tarih olduğu, davalı borçlunun takibe dayanak kira sözleşmesi nedeniyle herhangi bir borcunun olmadığı gerekçesi ile yetki itirazının kaldırılmasına, davacının borca itirazın kaldırılması talebinin reddine, asıl alacağın %20’si olan 12.505,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve tahliye talebinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı alacaklı istinaf dilekçesinde Avukatı Av. …’i 28.02.2022 tarihinde … 17. Noterliğinin 3245 yevmiyeli nolu azilnamesi ile azlettiğini, müvekkilinin 88 yaşında yaşlı bir kimse olduğunu, önceki vekilinin kendisini çok oyaladığını ve borçludan tahsil ettiği paraları dahi teslim etmediğini, hiç bilgilendirme yapmadığını, feshe ilişkin sözleşmeyi kabul etmediklerini ve avukatın böyle bir yetkisinin olmadığını bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia etmeleri karşısında mahkemece aksi yönde karar verildiğini, bu sözleşmeden duruşmadan sonra haberdar olduğunu, bu fesih sözleşmesinden haberdar olmadığı gibi onay anlamına gelebilecek bir davranışta bulunmadığını, bu sözleşmenin belki de avukatının azlinden sonra ve bu davayı açmalarından sonra bile düzenlenmiş olma ihtimali bulunduğunu, vekilin feshe ilişkin sözleşmeyi düzenleme yetkisi olmadığından davanın kısmen reddi kararı doğru olmadığını, davalı kötü niyetli olarak icra takibine karşı itirazında bu hususu hiç dile getirmediğini, o dönemde muhtemelen böyle bir sözleşmenin ortadan olmadığını eski tarihli olarak sonradan düzenlenen bu sözleşme duruşmada yerel mahkemeye sunulduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhine hükmedilen kötüniyet tazminatının da hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkemenin kısmen redde ilişkin kararının kaldırılmasını/bozulmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın tamamen kabulüne davalı taraf lehine hükmedilen tazminatın kaldırılmasına, lehine olacak şekilde alacağın %20’sinden aşağı az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu borca itiraz dilekçesinde kira sözleşmesinin feshi ve ibranameden bahsetmemiş ve duruşmada beyanda bulunmuş ise de, sözleşmenin feshi ve ibraname belgesi borcu söndüren belge niteliğinde olduğu ve dolayısıyla itirazın kaldırılması duruşmasında ileri sürülebileceğinden mahkemece sunulan belgenin incelenmesinde sakınca bulunmadığı, 28.01.2021 tarihli Kira Sözleşmesinin Fesih Protokolü başlıklı adi yazılı belgenin davacı kiralayanın vekili ile davalı borçlu taraf arasında tanzim edildiği, belgeye göre taraflar daha önce yaptıkları 5 yıl süreli kira sözleşmesini sonlandırma kararı aldıkları, söz konusu … yerinin (otel) tahliye edildiği ve … yerine ait anahtarla demirbaşların kiracı tarafından kiralayana teslim edildiği, tarafların … bu protokol sonucunda birbirlerinden hiç bir hak ve alacağının kalmadığının kararlaştırıldığı, davalı tarafından itirazın kaldırılması duruşmasında protokolün sunulması üzerine davacı alacaklının protokolün önceki avukatı tarafından yapıldığını, vekilin kira sözleşmesini feshetme konusunda özel yetkisinin bulunmadığını beyan etmekle protokolün imzası ikrar edilen belge niteliğinde olduğu ve davacının istinaf dilekçesinde protokolün düzenleme tarihine yönelik itirazının dikkate alınmasının mümkün olmadığı, protokolü alacaklı adına imzalayan vekilin vekaletnamesinde ibra yetkisinin bulunduğu ve tanzim tarihi itibari ile protokolü keşide eden vekilin azledilmediği, takibe konu aylara ilişkin kira borcunun fesih ve ibraname tarihinden sonraki bir tarih olduğu, davalı borçlunun takibe dayanak kira sözleşmesi nedeniyle herhangi bir borcunun olmadığı gerekçesi ile davacı alacaklınn istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin ilamsız takipte itirazın kaldırılması ve tahliye talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu’nun 67, 68, 269, 269/a, 269/b, 269/c maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.