Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/1141 E. 2023/1727 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1141
KARAR NO : 2023/1727
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince … yönünden şikayetin aktif husumet yokluğundan reddine ve esasa girilmediğinden davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, … yönünden şikayetinin reddine ve şartları oluştuğundan bu davacının ihale bedeli olan 124.150,00 TL’nin %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine, karar verilmiştir.

Kararın şikayetçiler tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonunda para cezası yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına … yönünden şikayetin aktif husumet yokluğundan reddine ve esasa girilmediğinden davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, … yönünden, ihalenin feshine yönelik şikayetin reddine ve ihale bedeli olan 124.150,00 TL’nin %5’i oranında hesaplanan 6.207,50 TL para cezasının, davacı …’den tahsiliyle hazineye irat kaydına, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçiler tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçiler şikayet dilekçesinde; yapılan bu ihale sonucunda da alıcı tarafından ödenen para ile borcunun tamamı kapanmadığını,satış ilanı usulüne göre yapılmadığını ve alıcıların dükkanının özellikleri hakkında tam olarak bilgilendirilmediğini, satış ilanı ve şartnamesinde satışa konu taşınmazın önemli nitelik ve vasıflarının yazılmaması ihaleye katılımı olumsuz etkilediğini, taşınmaz satış ilanı da usulüne uygun yapılmadığını, ilgililer ve dosya alacaklılarının tümüne usulüne uygun tebligat yapılma dığını, satış ilanının borçlulara usulsüz olarak tebliğ edildiğini, kıymet takdiri raporunun ise tebligat yönetmeliğinin ilgili maddelerine göre bir işlem yapılmadan tebliğ edilmeye çalışıldığı için de usulüne uygun olmadığını, bir başka deyişle kıymet takdiri kesinleşmeden satışın yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemeyeceğini ancak, doğal afetler ve imar durumundaki çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hallerde yeniden kıymet takdiri istenebileceğini, 29.06.2020 tarihinde yaptırılan kıymet takdiri raporunun hem yetkisiz kişilere yaptırılmış olduğundan hem de kanun maddesinde bahsedilen doğal afetler ve benzer durumlar cümlesine dahil olan covid 19 küresel salgını nedeniyle ülkedeki ekonomik fiyatlar çok aşırı derecede yükseldiğinden enflasyon çok fahiş oranlara ulaştığından her mal 3 kat zamlandığından yeniden kıymet takdiri yapılması gerektiğini, …’e ait olan ipotekli taşınmazda eşinin de mal ortağı olduğu halde ipotek için rızası ve imzası alınmadan ipotek konulmuş olduğunu takip dayanağı ipoteğin geçersiz olduğunu belirterek, … ili … ilçesi … Mahallesi 3012 ada 2 parselde kayıtlı A7 Blok Zemin Kat 9 nolu bağımsız bölüme ilişkin yapılan 01.12.2021 tarihli ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; ihalenin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İhale alıcısı duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi … yönünden yapılan incelemede; ihaleye ilişkin taşınmazın malikinin … olduğu, davacı …’in takibe konu ancak dava dışı diğer ipotekli taşınmazın maliki olduğu, yine davacı …’in takip dayanağı kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğunun da bulunmadığı, bu halde …’in takipte borçlu sıfatının bulunmadığı, yalnız takibe konu diğer taşınmazın maliki sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, kaldı ki icra emrinde de alacaklının davacıyı borçlu sıfatıyla değil “taşınmaz maliki 3. şahıs” sıfatıyla göstermiş olduğu, gerekçesi ile … yönünden şikayetin aktif husumet yokluğundan reddine ve esasa girilmediğinden davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, şikayetçi borçlu … yönünden yapılan incelemede; davacıya gönderilen satış ilanı tebligatının 10.11.2021 tarihinde “aynı konutta oturduğunu beyan eden reşit olan kardeşi … imzasına tebliğ edildi.” şerhi ile tebliğ edildiği, anılan tebligatın TK 16. maddesi uyarınca muhatabın orada bulunmadığı belirlenmeden yakınına yapılan tebligatın usulsüz tebliğ edildiği, bunun da başlı başına ihalenin feshi sebebi olarak değerlendirileceği, Ancak; şikayete konu takip dosyasında davacının satış ilanı tebligatına ilişkin mazbata üzerindeki tebliğ tarihi olan 10.11.2021 tarihinden sonra UYAP vatandaş portalından takip dosyasına erişim sağladığı ve anılan tebliğ mazbatasının dosyaya dönen ve UYAP sistemine taranan parçasının UYAP evrak işlem kütüğü bilgilerine göre davacının 16.11.2021 tarih ve 11:45’te “döküman okuma” olarak kaydının bulunduğu, yine şikayete konu ihaleye yönelik hazırlanan 06.10.2021 tarihli satış ilanının Uyap evrak işlem kütüğü bilgilerine göre de davacının 16.11.2021 tarih ve 11:57’de “döküman okuma” olarak kaydının bulunduğu, anılan bilgilerin ekran görüntülerinin çıktıları alınarak dosya arasına alındığı ve incelendiği, bu bilgilere göre davacının kendisine yapılan satış ilanı tebligatından sonra 16.11.2021 tarihinde UYAP vatandaş portalı üzerinden yapmış olduğu incelemelerle takipten, tebligattan ve ihaleden haberdar olduğunun kabulünün gerektiği, bu tarihten itibaren ihale tarihine kadar da makul sürenin bulunduğu, yine davacıya gönderilen kıymet takdiri tebligatının da en geç bu tarihte öğrenildiğinin kabulünün gerektiği ve davacının buna karşı süresinde şikayetini ileri sürmediği, bu nedenlerle davacının kendisine kıymet takdir raporu ve satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle ileri sürdüğü nedeninin fesih sebebi olarak kabul edilemeyeceği, şikayetçinin diğer kimselere tebliğ edilen kıymet takdiri ve satış ilanı tebligatların usulsüz tebliğ edildiğini ileri süremeyeceği, zira buna yönelik iddianın yalnız ilgilisi tarafından ileri sürülebileceği, satışa konu taşınmazın önemli özelliklerinin ve niteliklerinin satış ilanında ve gazete ilanında ayrıntılı olarak yazılı olduğu, bu nedenlerle davacının aksi yöndeki iddialarının yerinde olmadığı, davacının ilanının yapıldığı gazetenin tirajına yönelik açık bir şikayet sebebi bulunmadığından ve bu hususun re’sen de araştırılamayacağı gerekçesi ile … yönünden şikayetinin reddine ve şartları oluştuğundan bu davacının ihale bedeli olan 124.150,00 TL’nin %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçiler istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçiler istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesini tekrar ederek mahkeme kararının kaldırılması ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararında belirtilen gerekçeleri tekrarı ile 7343 Sayılı Kanunla Değişik 134/5-3 maddesi gereğince fesih sebepleri gözönünde bulundurulduğunda Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonunda para cezası yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına … yönünden şikayetin aktif husumet yokluğundan reddine ve esasa girilmediğinden davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, … yönünden, ihalenin feshine yönelik şikayetin reddine ve ihale bedeli olan 124.150,00 TL ‘nin %5’i oranında hesaplanan 6.207,50 TL para cezasının, davacı …’den tahsiliyle hazineye irat kaydına, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçiler temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçiler temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 3012 ada, 2 parselde kayıtlı A7 Blok Zemin Kat, 9 nolu bağımsız bölüme ilişkin yapılan 01.12.2021 ihalesinin feshi isteğine ilişkindir

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 134 vd madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçiler tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Dr. …’in Karşı Oy Yazısı:
İhalenin feshi isteminde bulunan …, takipte ipotek ve üçüncü kişi sıfatı ile İİK’nın 134/2 maddesinde takip borçlusu olarak ilgili olup diğer ipotek veren …’in maliki olduğu taşınmazın ihalesinin feshini istemekle ilgili sıfatı ile hakkı vardır. İsmail yönünden ihalenin feshi isteminin esasının incelemesi yerine şikayet hakkı bulunmadığından reddi isabatsiz olup bölge adliye mahkeme kararının kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının bozulması yerine onanması yönündeki çoğunluk kararına katılamıyorum. 16.03.2023