Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/1182 E. 2023/5436 K. 27.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 02:39
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1182
KARAR NO : 2023/5436
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
...
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3318 E., 2022/3610 K.
...
...
...
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul ... 20. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/220 E., 2021/82 K.
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişi vekili, borçlu ... adına haciz yapılmasını destekleyecek hiçbir evraka ve emareye dahi ulaşılamadığını, borçlunun kızını işyerinde ailecek ziyaret etmesinin gayet normal olduğunu, mahcuzların müvekkiline ait olduğunu belirterek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; dosya borçluları olan ... ve ...'ın adreste hazır olduğunu haciz sırasında borçluların hazır bulunduğu durumda ayrıca evrak araştırmasına ya da bununla ilgili bir talebe gerek bulunmadığını, internetten alınan çıktılarda ...Halı Mobilya firmasının sahibinin ... değil ... olduğunun gözüktüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı borçlu; ... adresinde ikamet ettiğini, istihkak iddiasında bulunan 3. kişinin öz kızı olduğunu, ... ili termal ilçesi kaplıcalarına romatizma hastalığı nedeniyle haftanın bazı günleri gelip gittiğini bu sırada yol üzerinde bulunan kızının işyeri olan ...Halı Mobilyaya uğradığını, iş yeri ile herhangi bir ilgisinin olmadığını ziyaret amaçlı geldiğini beyan etmesine rağmen haciz işlemine geçildiğini, 3. kişi kızı ... ve kendisinin ifadelerinin haciz tutanağına gereği gibi yansıtılmadığını, belirterek davanın kabulünü istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, haciz yapıldığı sırada borçlu ...'ın haciz mahallinde hazır bulunduğundan İİK.nun 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesi alacaklı yararına olup, mülkiyet karinesinin aksinin davacı 3.kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. ... ... ve Sanatkar Sicil Müdürlüğü kaydı, yoklama fişi, vergi beyannamesi ve elektrik faturasına göre ...Halı isimli işyerinin davacı ... adına kayıtlı olduğu görülmekte ise de davacının borçlu ...'ın kızı olması nedeniyle aralarında birinci dereceden akrabalık bağının olduğu, sosyal ekonomik araştırma sonucuna göre davacının çalışmadığı ancak amcasının yanında çalışıyor gibi gösterildiğinin tespit edildiği, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 2020 yılı Nisan ayı dökümlerinin de davacının ... yanında sigortalı olarak çalıştığının doğruladığı, söz konusu işyerinin ... ve Sanatkar Siciline kaydının 27.12.2017 tarihinde yapıldığı, kayıt tarihi itibariyle davacı ...'ın 19 yaşında olduğu, takibe dayanak senedin keşide edildiği tarihin 12.12.2014 olması da dikkate alındığında söz konusu işyerinin tescilinin borcun doğumundan sonra olduğu, borçlu ...'ın üçüncü kişinin işyerini perdeleme amacıyla kullandığı, ispat külfeti kendisinde olan 3. kişi davacı istihkak iddia olunan malların kendisine ait olduğunu güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı üçüncü kişi vekili, ... ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü kaydı yoklama fişi, vergi beyannamesi gibi birden çok bilgi ve belgeyi sunmalarına rağmen dikkate alınmadığını, tanıklardan sadece birisinin dinlendiğini, dinlenen tanık ifadesinin lehlerine olmasına rağmen tanık delilinin aleyhine gerekçe göstermeden karar verildiğini, faturalar ile bilirkişi raporundaki taşınırların adet olarak uyuştuğu ancak haciz tutanağına mahiyeti tam teferruatlı yazılmadığından birebir örtüşmediğinin görüldüğünü, takibe konu senedin 2014 yılında müvekkilinin babası tarafından imzalanmış olduğunu, müvekkilinin 2017 yılında, etrafından para toplayarak ve kendi biriktirdiği paralarla sermayesini ortaya koyduğu ve kendisine ait bir iş yeri açtığını, bu iş yerinin tüm sermayesi müvekkilimin kendi çabaları ve yıllarının emekleri sonucu ortaya çıkmış olduğunu müvekkilinin dava açıldıktan sonra asgari ücretle amcasının yanında çalıştığına dayandığını, müvekkilinin ticari faaliyetine devam etmesini sağlayacak bütün mal varlığı haczedildiği, müvekkilinin ekonomik olarak da zor duruma düştüğünü, temel geçimini sağlamak için amcasının yanında sigortalı olarak işe girdiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, haciz sırasında borçlu ...'ın haciz mahallinde hazır bulunduğundan İİK.nın 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesi alacaklı yararına olup, mülkiyet karinesinin aksinin davacı 3.kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacının borçlu ...'ın kızı olması, işyerinin ... ve Sanatkar Siciline kaydının 27.12.2017 tarihinde yapıldığı, kayıt tarihi itibariyle davacı ...'ın 19 yaşında olduğu, takibe dayanak senedin keşide edildiği tarihin 12.12.2014 olması da dikkate alındığında söz konusu işyerinin tescilinin borcun doğumundan sonra olduğu, yapılan araştırmada davacının anne ve babası ile oturduğu tespitinin yer aldığı, istihkak iddiasında bulunan davacı ve borçluların birlikte haciz yapılan iş yerini işlettikleri kanaatine varılmakla davanın reddine ilişkin mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olmakla yerinde bulunmaya gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla ilk derece mahkemesinin hukum ilie gerekçe arasında illyte bağı kurmadan karar vermiş olduğunu,adil yargılamma ilkesine gölge düştüğünü belirterek karaın bozumasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK'nın 96 ncı vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nın 97 ve 99 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıklarım belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...