YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/121
KARAR NO : 2023/1007
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen istihkak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı 3. kişi vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin haciz konulan “…” isimli gemiyi 07.05.2017 tarihli satış sözleşmesi ile 350.000,00 TL’ye satın aldığını, satış bedelini ödediğini, borçludan kaynaklanan nedenlerle tescilin geciktiğini, satış tarihinden itibaren teknenin zilyetliği, bakımı ve kullanımının müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin geminin tüm masraflarını karşıladığını, haczin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; haciz tarihinde gemi sicilinde kayıtlı malikin davacı olmayıp takip borçlusu … olduğunu, davacının sunduğu adi yazılı satım sözleşmesinin geçerli bir devir sözleşmesi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/736 Esas, 2020/26 Karar sayılı kararıyla; mahkemece yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporunda söz konusu deniz taşıtının tescile tabi olduğu, buna göre satın alınan deniz taşıtının yazılı satış anlaşmasının geminin sicil limanı başkanlığı huzurunda yapılmaması halinde noterde düzenlenerek zilyetliğinin de yeni malike geçirilmesinin gerektiği, ancak derdest davada bu şartların yerine getirilmediğinin belirtildiği, dava konusu deniz taşıtının tescile tabi olduğu, davacının iddia ettiği satış tarihinden 2 gün sonra davalı borçlu üzerine tescilinin yapıldığı, deniz taşıtlarına yönelik olarak açılan istihkak davalarında dava dilekçesinde tescilin de talep edilmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı 3. kişi ile davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2020/1588 Esas, 2021/2580 Karar sayılı kararıyla; davacı üçüncü kişi 07.05.2017 tarihli sözleşme ile tekneyi satın aldığını ileri sürmüş ise de, anılan sözleşmenin adi nitelikte olduğu, sözleşme tarihi olan 07.05.2017 tarihinde teknenin bağlama kütüğüne kayıtlı olmadığı halde sözleşmede “bağlama kütük No: …/2185208” şeklinde yazılı olduğu, teknenin 09.05.2017 tarihinde bağlama kütüğüne kaydedildiği, yapılan sözleşmenin adi nitelikte olup, her zaman düzenlenmesi mümkün belge olduğu, 19.06.2019 tarihli karar ile 35.000 TL teminatın icra müdürlüğü kasasına yatırılması halinde hacizli deniz aracının satış işlemlerinin durdurulmasına karar verildiği, UYAP’tan yapılan kontrolde teminatın yatırılmadığı, tedbirin uygulanmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalı alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı 3. kişi temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce; istihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerektiği, somut olayda, dava konusu … adlı geminin fiilen haczedilmemiş olup, sadece Bağlama Kütüğü’ne haciz kararı şerh edildiğinden ortada geçerli bir haciz bulunmadığı, bu nedenle dava tarihi olan 19.06.2019 tarihi itibariyle davaya konu gemi üzerinde haciz bulunmadığı göz önüne alınarak davanın ön koşul yokluğundan reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu … adlı gemi fiilen haczedilmemiş olup, sadece Bağlama Kütüğü’ne haciz kararı şerh edildiğinden ortada geçerli bir haciz bulunmadığı, dava tarihi olan 19.06.2019 tarihi itibariyle davaya konu gemi üzerinde haciz bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalı alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; Haczin 16.01.2019 tarihinde konulduğunu, davacı tarafından 6 ay geçmeden 19.06.2019 tarihinde 3. kişinin istihkak davası açtığını, 2004 sayılı İİK m. 97/8 uyarınca üçüncü şahsın istihkak davası sırasında İİK m. 106’daki sürelerin cereyan etmeyeceğini, dosyadaki tüm tarafların haczin varlığını kabul ettiklerini, yargılama sona erip kesinleşmeden geminin ihale edilerek paraya çevrildiğini, 07.02.2020 tarihli haciz zaptından görüleceği üzere gemi üzerindeki geçersiz kabul edilen haciz işlemindeki eksikliklerin tamamlandığını, geminin fiilen yeddiemine taşındığını ve haczin geçerli bir hale getirildiğini, Yargıtay’ın, geminin üzerindeki hacze ilişkin tamamlayıcı işlemleri değerlendirmeden eksik incelemeyle neticeye vardığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, müvekkiline zarar verme kastı taşıdığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 23, 97, 106. maddeleri ile 6102 sayılı TTK’nın 936. maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.