YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1242
KARAR NO : 2023/1781
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine, şikayetçinin ihale bedelinin %10’u oranında para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi taşınmaz maliki üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin hukuki yarar yokluğundan usulden reddi ile İİK’nın 134/2 maddesi uyarınca para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Taşınmaz maliki üçüncü kişi şikayet dilekçesinde, davalı alacaklı tarafından dava dışı … ….Ltd.Şti. ile … ….Ltd. Şti. hakkında başlatılan takipte, borçlu şirketlerin borcu karşılayacak mal varlıkları bulunmaması nedeni davalı alacaklı tarafından … 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/534 E. sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açıldığını, mahkemece taraflarına ait … İli, … İlçesi, 22455 Ada, 2 Parselde kayıtlı B Blok, 5.Kat, 23 numaralı bağımsız bölüm hakkındaki tasarrufun iptali ile davalı alacaklıya satış yetkisi verildiği, bu yetkiye istinaden anılan taşınmaz için satış işlemlerinin başlatıldığını, davalı alacaklı şirketin başka bir şirkete devrolunarak ticaret sicilinden terkin edildiğini, terkin tarihinden sonra davalı alacaklı adına yapılan tüm işlemlerin usulsüz olduğunu, ilgililere çıkarılan kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebliğlerinin usulsüz olduğunu, bu nedenle kesinleşmeyen kıymet takdirine dayalı şartname hazırlanmasının da usulsüz olduğunu ileri sürerek kendisine ait taşınmaz ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; takip tarihindeki unvanlarının … İnşaat … Nak. Taah. ve …. olduğunu, ilk olarak … şirketi olan … … İnş.Tur.San. Ve Tic.Ltd.Şti. ile birleştiklerini, ardından unvan değişikliğine gidilerek son unvanları olan … İnşaat Taahhüt ve Turizm San. ve Tic.Ltd.Şti. unvanını aldıklarını, şirketlerin aktif ve pasifleri ile birleştiğini ve vekaletnamelerin ortak olduğunu, bu nedenle takibe devam edilmesinde usulsüzlük bulunmadığını, tasarrufun iptali davası sonucunda mahkemece satış yetkisi verilmesi üzerine taşınmazın satışına gidildiğini, ihalenin ve tebliğlerin usulüne uygun olduğunu, ihale bedeli muhammen bedelin üzerinde olduğundan zarar unsurunun da oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satışa hazırlık işlemlerinden kaynaklanan nedenlerle ihalenin feshi isteminde bulunulabilmesi için usulsüz olduğu ileri sürülen ve ihaleden önce öğrenilmesi ile yasal yedi günlük sürede icra mahkemesi nezdinde şikayet konusu yapılmış olması gerektiği, aksi takdirde fesih nedeni olarak ileri sürülemeyeceği, satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkının sadece ilgilisine şikayet hakkı verdiği, şikayetçinin, satış ilanının kendisi dışındaki ilgililere usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri süremeyeceği, taşınmazın kıymet takdirine ilişkin itirazların ihalenin feshi davası konusu edilemeyeceği, süresinde kıymet takdirine itiraz hakkının kullanılmadığı hallerde ihalenin feshi davası sırasında bu iddiaların incelenmesinin mümkün olmadığı, şikayetçiye çıkarılan satış ilanının Uets yolu ile vekiline tebliğ edildiği gerekçesi ile şikayetin subuta ermemesi nedeniyle reddine, şikayetçinin İİK’nın 134/3. maddesi gereği ihale bedelinin %10’una tekabül eden (170.000 TL) para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi taşınmaz maliki üçüncü kişi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi taşınmaz maliki üçüncü kişi istinaf dilekçesinde; alacaklı şirketin başka bir şirkete devrolunduğunu ve ticaret sicilinden terkin edildiğini, terkin tarihinden sonra alacaklı şirket adına yapılan tüm işlemlerinin usulsüz olduğunu, bunun ihaleyi de usulsüz hale getirdiğini, ilgililere çıkarılan kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebliğlerinin usulsüz olduğunu, ilgililere kıymet takdiri raporu tebliğ edilmediğinden kesinleşmeyen rapora dayalı şartname hazırlanmasının da usulsüz olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı şirket tarafından dava dışı … ….Ltd.Şti ile ….Ltd.Şti. şirketlerinden olan alacağı nedeniyle … 8. İcra Müdürlüğünün 2010/11045 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, takip borçlusu şirketlerin borcu karşılayacak mal varlıkları bulunmaması nedeni … 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/534 E. sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açıldığı, şikayetçiye ait ve şikayete konu … İli, … İlçesi, 22455 Ada, 2 Parselde kayıtlı B Blok, 5. Kat, 23 numaralı bağımsız bölüm hakkındaki tasarrufun iptali ile davalı alacaklıya satış yetkisi verildiği, bu yetkiye istinaden taşınmaza ilişkin ihale işlemlerinin başlatıldığı, itiraz edilmeden kesinleşen kıymet takdiri raporuna göre taşınmazın değerinin 950.000 TL olarak belirlendiği ve 1.700.000 TL ihale bedeli ile satıldığı, satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması nedeniyle zarar unsurunun oluşmadığı, bu durumda şikayetçinin İİK’nın 134/8. maddesi kapsamında menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığı, mahkemenin şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddi yönündeki kararı isabetli bulunmakla birlikte işin esasına girilmeden istem reddedildiğinden şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmemesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin hukuki yarar yokluğundan usulden reddi ile İİK’nın 134/2 maddesi uyarınca para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi taşınmaz maliki üçüncü kişi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi taşınmaz maliki üçüncü kişi temyiz dilekçesinde; alacaklı şirketin başka bir şirkete devrolunduğunu ve ticaret sicilinden terkin edildiğini, terkin tarihinden sonra alacaklı şirket adına yapılan tüm işlemlerinin usulsüz olduğunu, bunun ihaleyi de usulsüz hale getirdiğini, ilgililere çıkarılan kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebliğlerinin usulsüz olduğunu, ilgililere kıymet takdiri raporu tebliğ edilmediğinden kesinleşmeyen rapora dayalı şartname hazırlanmasının da usulsüz olduğunu, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen lehe vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 134. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.