Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/1283 E. 2023/8441 K. 07.12.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 15:14


YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1283
KARAR NO : 2023/8441
KARAR TARİHİ : 07.12.2023

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ve alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre borçlunun yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Şikayet edilen alacaklıların temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat alacağına dayalı olarak başlatılan ilamlı icra takibinde borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuru ile; takip konusu ilama dayalı borcun haricen ödenmesine rağmen, alacaklının ölümü üzerine mirasçıları tarafından devam edilen takipte, mirasçıların icra müdürlüğüne halen borç bulunduğundan bahisle yaptığı talep üzerine müdürlükçe borçluya 27.12.2021 tarihli bakiye borç muhtırası gönderildiğini, ancak yapılan toplam haricen ödeme tutarının 2.503.269,51 TL olmasına rağmen şikayete konu dosya hesabında 2.452.218,00 TL yazıldığını, aradaki farkın gelir vergisi stopajı ile damga vergisi kesintilerinin dikkate alınmamasından kaynaklandığını ve ödeme olarak kabulü gerektiğini, faiz hesabının da hatalı yapıldığını ileri sürerek, söz konusu 27.12.2021 tarihli bakiye borç muhtırasının iptalini istediği, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kısmen kabul kısmen reddi ile şikayete konu borç muhtırasındaki borç tutarının 84.243,83 TL olarak düzeltilmesine, muhtıranın iptali talebinin ise reddine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine hükmedildiği, kararın taraflarca temyiz edildiği görülmüştür.
TC Anayasası’nın 4709 sayılı Yasa ile değişik 46/son maddesi hükmüne göre; kesin hükme bağlanan (kesinleşmiş) kamulaştırma bedellerinin ödenmemesi halinde 17.10.2001 tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması talep edilebilir. Bu oran, kararın kesinleşme tarihinden sonrası için yapılacak hesaplamada dikkate alınacaktır (HGK’nın 06.07.2005 tarih ve 2005/12-471 sayılı kararı).
Dayanak ilamın kesinleşme tarihi 18.02.2020 olup, bu tarihe kadar 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi, kesinleşme tarihinden sonra ise Anayasa’nın 46. maddesinde yazılı faiz oranı tatbik edilmelidir.


Somut uyuşmazlıkta; icra takibinin dayanağının Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.02.2018 tarih ve 2017/75 E. - 2018/50 K. sayılı kamulaştırmasız elatmadan kaynaklı tazminat alacağı ilamı olduğu, takibe 16.02.2018'de başlandığı ve takip talebinde ilama uygun olarak yasal faiz istendiği, ilamın 18.02.2020 tarihinde kesinleştiği, alacaklıların talebi ile 27.12.2021 tarihli dosya hesabının yapıldığı ve borçluya bakiye borç muhtırasının tebliğ edildiği, borçlunun, dosya hesabında uygulanan faiz oranının hatalı olduğu ve gelir vergisi stopajı ile damga vergisi kesintilerinin de ödeme olarak kabulü gerektiği gerekçeleriyle söz konusu muhtıranın iptalini istediği, mahkemece hükme esas alınan 09.11.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda, takip konusu ilamın kesinleşme tarihi olan 18.02.2020’den, şikayete konu dosya hesabı olan 27.12.2021 tarihine kadar yasal faiz üzerinden hesaplama yapılarak bakiye borç tutarının belirlendiği görülmüştür.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, yukarıda belirlenen kurallar ışığında, takip dayanağı ilamın kesinleşme tarihine kadar yasal faiz, kesinleşmeden itibaren şikayete konu dosya hesabı tarihi olan 27.12.2021 tarihine kadar ise Anayasa’nın 46/son maddesinde yer alan faizin uygulanacağı dikkate alınarak, bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, şikayete konu dosya hesabı tarihi itibariyle bakiye dosya borcunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :
Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 05.01.2023 tarih ve 2023/80 E. - 2023/80 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 07.12.2022 tarih ve 2022/13 E. - 2022/697 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.12.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.



...