YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1403
KARAR NO : 2023/3016
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/699 E., 2020/1178 K.
Taraflar arasındaki adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemi üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda; borçlunun 2020 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran ayları kira bedellerini ödemediğini ve bunun için daha önce ayrı bir takip başlatıldığını, borçlunun bu aylar kirası için 20.07.2020 tarihinde 73.840,00 TL haricen ödeme yaptığını, ödemenin icra dosyasına bildirildiğini, ödenmeyen Temmuz ayı kira bedeli için de iş bu takibin başlatıldığını, ödeme emri tebliğ işlemi usulüne uygun olmakla birlikte borçlunun bildirdiği ıttıla tarihinden itibaren 30 gün içinde dahi borcun ödenmediğini, kira sözleşmesine ve imzaya itiraz edilmeksizin borca itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın kesin olarak kaldırılmasına ve takibin devamına, kiracının taşınmazdan tahliyesine, takibe konu alacak miktarının % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Borçlu, alacaklıya ait taşınmazda kiracı olduklarını, takibe konu 2020 yılı Temmuz kira bedelinin ödeme emrinin tebliğinden önce 20.07.2020 tarihinde ödendiğini, Covid 19 salgını sebebiyle işyerinin faaliyeti durduğundan kiraya verene ihtarname göndererek Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için kira borcunun doğmadığını bildirdiklerini, bu sebeple yapılan ödemenin önceki aylar kira bedellerine mahsup edilmesinin doğru olmadığını, kira bedeli yasal sürede ödendiğinden temerrüt söz konusu olmayacağını ileri sürerek alacaklının taleplerinin reddine karar verilmesini ve reddedilen kısım yönünden alacaklı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Borçlunun dayanak sözleşmeyi, sözleşmedeki imzasını ve kira bedelini reddetmediği, İİK’nın 269/2 maddesi uyarınca akdini ve takibe konu kira alacağı miktarını kabul etmiş sayılacağı, bundan sonra itiraz sebeplerini İİK’nın 269/c maddesindeki belgelerle ispat etmeye mecbur olduğu, borçlunun sunmuş olduğu ödeme dekontunun önceki aylara ilişkin olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, itiraz üzerine takip durduğundan alacağın %20’si olan 14.767,00 TL’nin borçludan alınarak alacaklıya verilmesine, borçlu kiracının Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi No 39/4-5-6 B blok Çukurambar Çankaya Ankara adresindeki taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Borçlu, cevap dilekçesi içeriğini aynen tekrarlamış, bundan başka; kira bedelinin Haziran 2020’den itibaren arttırıldığını, dolayısıyla zamlı olarak yapılan bu ödemenin tahliye riski bulunan Temmuz ayına ilişkin olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
İİK’nın 269/2 maddesi hükmüne göre borçlunun icra takibine yaptığı itirazında açıkça kira sözleşmesine ve alacağın miktarına karşı çıkmadığından kira ilişkisinin ve takip konusu kira miktarının kesinleştiği, borçlu takip konusu kira bedelini ödeme emri tebliğinden önce 20.07.2020 tarihinde ödediğini bildirmiş ise de, ödeme makbuzunda hangi aya ait olduğu belirtilmeksizin yapılan bu ödemenin, alacaklı tarafça önceki aylar kira borcuna mahsup edildiği belirtildiğine göre mahkemece itirazın kaldırılmasına ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile borçlunun istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu, duruşma talepli olarak, alacaklı …’nün taşınmazı yargılama devam ederken … Gayrimenkul Anonim Şirketi’ne devrettiğini, halihazırda malik ve kiraya veren konumunda olmadığını, aktif husumet ehliyetinin tüm dava boyunca bulunması zorunlu olduğundan istemin öncelikle aktif husumet yönüyle reddi gerektiğini ileri sürmüş, bundan başka; istinaf dilekçesi içeriğini aynen tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 269 maddesi.
3. Değerlendirme
1.11.05.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 50 nolu ilan içeriğinden “…” ticaret ünvanının, tür değişikliği sonucu “… Gayrimenkul Anonim Şirketi” olarak tescil edildiği ve temyize cevap dilekçesi ekinde sunulan tapu senedi örneklerinden … Gayrimenkul Anonim Şirketi’nin taşınmazları edinme sebebinin “Tüzel Kişiliklerin Ünvan Değişikliği” olduğu anlaşılmıştır.
2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.