YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1416
KARAR NO : 2023/959
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki meskeniyet şikayeti ve İİK’nın 135/2 nci maddesi uyarınca tahliye emrinin iptali şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan İlk Derece Mahkemesince verilen şikayetin reddi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu dava dilekçesinde; meskeniyet şikayeti ile birlikte taşınmazın meskeni olduğunu tahliye emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek tahliye emrinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı- alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın aynı dosyadan alacağa mahsuben taraflarına ihale edildiğini, tapu kaydında aile konutu şerhi olmadığını tüm icra işlemleri boyunca da davacının böyle bir iddiada bulunmadığını davanın hak düşürücü sürede açılmadığını mülkiyet haklarına dayanarak tahliyesini talep ettikleri taşınmazın aile konutu olduğu meskeniyet iddiasının dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. İpoteğin zorunlu ipotek olmadığı ve şikayetçinin lehine ipotek kurulan bankaya kredi borcu olduğu gerekçesi ile meskeniyet şikayetinin reddine,
2. Şikayette bulunan kişinin takip borçlusu olduğu, 21.09.2017 tarihli tutanak ile tespit edildiği üzere halen taşınmazı kullandığı, borçlunun İİK’nın 135/2 nci maddesi uyarınca tahliye emrine itiraz hakkı bulunmadığı, taşınmazın aile konutu olarak kullanılıyor olmasının tahliyeyi durduran sebeplerden olmadığı gerekçesi ile tahliye emrinin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin ipoteğin veya kredinin türü ile ilgili şeklen yapmış olduğu incelemenin yeterli olmadığını, krediye ilişkin tüm evrakların ve hesap hareketlerinin celbi ile birlikte külli bir inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerektiğini, davalı bankanın borcunu karşılayan ticari gayrimenkuller olmasına rağmen aile konutlarını satarak alacağını tahsile girişmesinin de davalı bankanın açıkça kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, Yerel Mahkemece her ne kadar İİK 135/2’ye göre borçlunun tahliye emrine itiraz hakkı bulunmadığı yönünde hüküm kurulmuş olsa da işbu bu hükümün hukuka aykırı olduğunu, asıl icra dairesinin tahliyeyle ilgili hiçbir işlem tesis etmemişken talimat İcra Müdürlüğü’nün tahliye işlemine ilişkin yapmış olduğu işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, yasal süresi içerisinde tahliye emrine itiraz hakkı bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Meskeniyet şikayetinin, İİK’nın 16/1. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonra olduğu, borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiği için haciz safhası bulunmadığından ve meskeniyet şikayetine konu edilecek bir “haciz işlemi” de olmadığından, meskeniyet iddiasının dinlenmesinin mümkün olmadığı,
2. Şikayetçinin İİK’nın 135/2 nci maddesi kapsamında tahliyeyi engelleyecek resmi belge sunamadığı ve açılan/açılacak aile konutuna şerh konulmasına ilişkin bir davanın sonucunun şikayetçiye tahliye emrine itiraz hakkı vermeyeceği gerekçeleri ile mahkemece davanın reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunarak, HMK’nın 355. maddesi uyarınca re’sen yapılan inceleme sonucunda kararda kamu düzenine aykırılık da bulunmadığından şikayetçinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; … Tapu Sicil Müdürlüğünce düzenlenen resmi senette ipotek işlemlerinde …’in açıkça muvafakatinin ve imzasının olmadığını, taşınmazı satın aldığı tarihten itibaren aile konutu olarak kullandığını, Aile Mahkemesince ipoteğe eş rızası bulunmadığından tapu iptal ile taşınmazın kendi adına tesciline ve aile konutu şerhi konulmasına karar verildiğini, bu kararın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,meskeniyet şikayeti ve İİK’nın 135/2 nci maddesi uyarınca tahliye emrinin iptali şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b/2, 359/2 nci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
İİK 16, 82/12, 135/2 inci madde hükümleri.
3. Değerlendirme
İstinaf kanun yolu incelemesinin nasıl yapılacağına ilişkin usul düzenlemesi HMK’nın 341 ila 360. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesinin İlk Derece Mahkemesinin gerekçe hatasını nasıl gidereceği 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/2. maddesinde “Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.” şeklinde düzenlenmiş,
Ayrıca 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir.
HMK’nın 359/2. maddesinde amaçlanan, özellikle infaza esas alınacak hüküm sonucunun şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde oluşturulmasıdır.
Bölge Adliye Mahkemeleri İlk Derece Mahkemesinin hatasını HMK’nın 359. maddesine uygun şekilde yeniden karar vererek düzeltmek zorundadır.
Bu hüküm karşısında Bölge Adliye Mahkemelerinin düzelterek onama ya da sonucu doğru onama yetkisi yoktur.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında; meskeniyet şikayetinin, İİK’nın 16/1. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonra olduğu, borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiği için haciz safhası bulunmadığından ve meskeniyet şikayetine konu edilecek bir “haciz işlemi” de olmadığından, meskeniyet iddiasının dinlenmesinin mümkün olmadığı tespiti üzerine, İlk Derece Mahkemesi’nin ipoteğin zorunlu ipotek olmadığı ve şikayetçinin lehine ipotek kurulan bankaya kredi borcu olduğu gerekçesi ile meskeniyet şikayetinin reddi kararına ilişkin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Bu emredici düzenlemeler karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi’nin kararını gerekçe hatası nedeni ile kaldırıp, uygun gerekçe ile yeniden esastan bir karar vermesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi’nin kararının sonucunun doğru olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
… Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 23.02.2022 tarih ve 2021/1308 E.- 2022/637 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.