Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/1423 E. 2023/5636 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1423
KARAR NO : 2023/5636
KARAR TARİHİ : 04.10.2023


MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1133 E., 2022/3000 K.


HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gelibolu İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/79 E., 2022/4 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, ihale bedelinin %10 oranında para cezasının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.

Kararın borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihalenin feshi isteminin zarar koşulunun oluşmaması ve hukuki yarar yokluğundan reddine, yasal şartları oluşmadığından davacılar aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına ve davacı tarafın istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi/borçlular vekili dava dilekçesinde; şikayetçi/borçlulardan … adına kayıtlı, … Parselde kayıtlı bulunan arsa niteliğindeki taşınmazın satış işlemlerinin, Gelibolu İcra Müdürlüğü’nün 2019/378 Talimat sayılı dosyasından yürütülmüş olduğunu, 15.12.2021 tarihinde saat 11:14’de gerçekleşen ihalenin feshine karar verilmesinin talep edildiğini, ihale konusu taşınmaz için icra dosyasından alınan rapor ile tespit edilen kıymet takdirinin düşük olduğunu, satış kararı verilmeden ve taşınmaz açık artırma ilanı tanzim edilmeden önce, mükellefler listesi düzenlenmediği ve ilgililere tebliğ edilmemiş olduğunu, taşınmaz üzerine kayıtlı Türkiye Elektrik Kurumu lehine tesis edilmiş irtifak hakkı bulunmasına rağmen satış ilanının bu kuruma tebliğ edilmemesinin ihalenin feshi sebebi olduğunu bu nedenlerle taşınmazın muhammen bedelinin tespiti amacıyla yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
1.Davalı alacaklı banka vekili cevap dilekçesinde; şikayete konu taşınmaz hakkında açılan kıymet takdirine itiraz davasında Gelibolu İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/10 E. Sayılı dava dosyasından yapılan yargılama ve bilirkişi incelemesinin sonunda bu gayrimenkul yönünden kıymet taktirinin 214.656,00 TL den 545.192,31 TL’ye yükseltilerek dava konusu gayrimenkulün bu tutar üzerinden ihaleye çıktığını, 15.12.2021 tarihinde yapılan ihaleye 7 kişinin katıldığını, sürülen pey neticesinde yer en son 915.000,00TL’ ye ihale edildiğini, ihale bedelinin üstünde ve birçok katılımcının iştirak ettiği ihale ile ilgili ihalenin feshinde hukuki yarar bulunmadığını, ihaleye hazırlık işlemlerine ilişkin her türlü şikayetin taraflara tebliğden itibaren 7 gün olduğunu, bu süre içinde yapılmayan ihaleye ilişkin şikayetlerin daha sonra dinlenmesinin hukuki olarak mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ihale alıcısının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu taşınmazın satış ilanının, davacıya, 24.11.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olduğu dolayısı ile davacı tarafça en geç bu tarihten itibaren 7 günlük yasal süre içeresinde satış ilanına yönelik şikayette bulunulmadıkça, sonradan bu hususlar ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülemeyeceği, satış ilanının satış kararına uygun olarak elektronik ortamda ve icra müdürlüğü ilan panosunda yapıldığı, açık artırma tutanaklarından ihalelere elektronik ortamda verilen teklif olup olmadığının duyurularak başlanıldığından satış hazırlıklarının tamamlandığı ve usulüne uygun yapıldığı, gayrimenkulün satış ilanının elektronik ortamda ihaleden 1 aydan daha öncesinde yapıldığı, satış bedelinin gayrimenkulün muhammen değerinin %50’si ile satış ve paylaştırma giderinin üzerinde olduğu, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıllık yasal süre içerisinde satışın gerçekleştirilmiş olması gerekçeleri ile davanın reddine, işin esasına girilmiş olması nedeni ile İİK’nun 134. Maddesi uyarınca, davacı taraf aleyhine para cezasına hükmedilmesi için gerekli yasal koşulları oluştuğu anlaşılmakla ihale bedelinin %10 oranında para cezasının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlular vekili istinaf dilekçesinde; satışa esas alınan muhammen bedelin şikayete konu taşınmazın gerçek değerinden düşük olduğunu ve taşınmaz üzerine kayıtlı Türkiye Elektrik Kurumu lehine tesis edilmiş irtifak hakkı bulunmasına rağmen satış ilanının tebliğ edilmemesinin ihalenin feshi sebebi olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda da dava konusu taşınmazın değeri 545.192,31 TL olarak belirlendiği, taşınmazın bu değer üzerinden satışa çıkarıldığı ve davalı ihale alıcısının 915.000,00 TL bedel ile taşınmazı satın aldığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesince, bahsi geçen bu taşınmaza ilişkin ihalenin feshi isteminin, zarar koşulunun oluşmaması ve hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi, işin esasına girilmemesi nedeniyle de davacı taraf aleyhine para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, hatalı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle HMK’nun 355 ve 353/1-b-2 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, hüküm kurulması yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmediğinden; ihalenin feshi isteminin zarar koşulunun oluşmaması ve hukuki yarar yokluğundan reddine, yasal şartları oluşmadığından davacılar aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, davacı tarafın istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebepler tekrar edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
2004 sayılı İİK’nın 134. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. İİK’nun 134. maddesinin 2. fıkrasında; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin” isteyebileceği hususu düzenlendikten sonra, aynı madde ayrıca “…talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz” hükmüne yer verilmiştir. Anılan hükme göre “tapu sicilindeki ilgililer” de hukuki yararları olmak kaydı ile ihalenin feshi şikâyetinde bulunabilirler. Ancak tapu sicilindeki ilgililerden tapu sicil kaydında yazılı olan ve tapu sicil kaydının incelenmesi ile görülebilen kişiler anlaşılmalıdır. Tapu sicilindeki ilgililere örnek olarak ipotek alacaklıları, irtifak hakkı sahipleri, haciz alacaklıları, paylı mülkiyet satışında taşınmazın diğer paydaşları, tapu siciline şerh verilmiş ön alım, alım ve geri alım hakkı sahipleri ile tapu siciline şerh verilmiş olan taşınmaz satış vaadi alacaklısı cebri satışı da önleyecek şekilde lehine ihtiyati tedbir kararı almış olan kişiler verilebilir. “Tapu sicilindeki ilgililer” kapsamına tapu sicilinde tescil edilmemiş mülkiyet veya sınırlı ayni hak sahipleri girmez ve yorum yolu ile de tapu sicilindeki ilgililer kavramı genişletilemez.

Somut olayda, … 12. İcra Müd. 2019/4877 Esas sayılı icra takip dosyası ile alacaklı banka tarafından kredi sözleşmesinin asıl borçlusu … Oto Ticaret ve Sanayi A.Ş. ipotekli taşınmaz malikleri …, … ve dava dışı … aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, şikayete konu … 49 Parselde kayıtlı bulunan Arsa niteliğindeki taşınmazın satışı yoluna gidildiği ve şikayetin ipotekli taşınmaz maliki … adına kayıtlı taşınmaza ilişkin olduğu; şikayetçi …’un kredi sözleşmesinin asıl borçlusu ve satışa konu ipotekli taşınmazın maliki olmayıp, ipotek verilen diğer taşınmazın (şikayete konu olmayan) maliki olduğu, tapu sicilindeki ilgili veya ihaleye pey süren kişi de olmadığı görülmektedir.

Yukarıda yazılı maddede, ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Dolayısı ile şikayetçi …’un asıl borçlu lehine taşınmazını ipotek veren taşınmaz maliki olarak takipte yer aldığı görülmüş ise de kendi adına kayıtlı olmayan taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep etmesinde aktif husumet ehliyetinin (şikayet hakkının) bulunmadığının kabulü gerekir.

6100 sayılı HMK’nın 114/1-d maddesi uyarınca, şikayet hakkı bulunmayan şikayetçilerin açtığı davada dava şartı gerçekleşmediğinden, bu hususun her aşamada kamu düzeni nedeniyle re’sen değerlendirilmesi gerekmektedir.

O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, ihale konusu taşınmaz yönünden şikayetçi …’un aktif husumet ehliyeti bulunmadığından işin esasına girilmeden ihalenin feshi isteminin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar yokluğundan reddi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.