YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1459
KARAR NO : 2024/194
KARAR TARİHİ : 10.01.2024
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekilince icra mahkemesine yapılan başvuruda, borçlu aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın kaldırılması ile borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kısmen kabulü kısmen reddine karar verildiği, borçlu vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ek kararı ile tefhimden itibaren süresinde istinaf yoluna başvurulmaması sebebiyle borçlu vekilinin istinaf talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, ek karara karşı borçlu vekili süresinde istinaf yoluna başvurarak hükmün tüm unsurları ile açıklanmamasından ötürü sürenin tebliğden itibaren başlatılması gerektiğini ileri sürdüğü, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucu, HMK’nın 298/3 ve 294/3 maddelerine aykırı olarak açıklanan hükme karşı kanun yoluna başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağı ve borçlu vekilinin süresinde istinaf yoluna başvurduğundan ek kararın kaldırılmasına, esas karar yönünden yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verildiği, verilen karara karşı borçlu vekilinin temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
2004 sayılı Kanun’un 363’üncü maddesinin birinci fıkrasına göre istinaf yoluna başvuru süresi tefhim veya tebliğden itibaren on gündür.
2004 sayılı Kanun’un 365‘inci maddesinin birinci fıkrasında “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” düzenlemesine, son fıkrasında ise “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, 20.04.2022 tarihinde borçlu vekilinin hazır olduğu celsede hüküm, “taraf vekillerinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda verilen kararın, yüze karşı verilenler yönünden tefhim, yokluğunda karar verilenler yönünden tebliğ, tarihinden itibaren 10 gün içerisinde eş değer mahkemeye verilecek bir dilekçe veya mahkememize gönderilecek bir dilekçe ya da zabıt katibine beyanda bulunarak ve bu beyanın zapta geçirilmesi suretiyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere” verilmiştir. 6100 sayılı ESAS NO : 2023/1459
HMK’nın 294. maddesinde hükmün tefhiminin, hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilmek suretiyle olacağı ve zorunlu hallerde hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde gerekçeli kararın bir ay içinde yazılacağı belirtilmekle, hüküm kurulurken gerekçe yazılmasının ve gerekçeli kararın tüm unsurlarıyla tefhim edilmesinin zorunlu olmadığı, istinaf başvuru süresinin kanun gereği usulüne uygun yapılan tefhimden itibaren başlayacağı, dolayısıyla kararın istinaf eden borçlu vekiline 20.04.2022 tarihinde tefhim edildiği halde istinaf dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra, 23.05.2022 tarihinde verildiği, buna rağmen, süre tutum dilekçesi verilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesinin; gerekçeli kararın tüm unsurlarıyla tefhim edilmemesi sebebiyle kanun yoluna başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağı değerlendirmesi hatalı olup, mahkemece İİK’nın 365/3 maddesi gereğince istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 25.11.2022 tarihli, 2022/1476 Esas–2022/2315 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre temyiz itirazlarının incelenmemesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.