YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1669
KARAR NO : 2023/1208
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMELER : … 3. İcra Ceza Mahkemesi, … 4. İcra Ceza Mahkemesi, … 6. İcra Ceza Mahkemesi, … 7. İcra Ceza Mahkemesi, … 8. İcra Ceza Mahkemesi
… 4. İcra Ceza Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ve 2019/… Esas, 2020/190 sayılı kararı ile sanık …’ın, borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 23.06.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
… 6. İcra Ceza Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2019/… Esas, 2020/221 sayılı kararı ile sanık …’ın, borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
… 6. İcra Ceza Mahkemesinin 08.01.2020 tarihli ve 2019/… Esas, 2020/8 sayılı kararı ile sanık …’ın, borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci … 7. İcra Ceza Mahkemesinin 11.09.2020 tarihli ve 2020/12 değişik … sayılı kararı ile hükmün 11.09.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
… 2. İcra Ceza Mahkemesinin 17.01.2020 tarihli ve 2019/646 Esas, 2020/25 sayılı kararı ile sanık …’ın, borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci … 3. İcra Ceza Mahkemesinin 02.06.2020 tarihli ve 2020/80 değişik … sayılı kararı ile hükmün 02.06.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
… 7. İcra Ceza Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli ve 2019/915 Esas, 2020/…. sayılı kararı ile sanık …’ın, borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 8. İcra Ceza Mahkemesinin 14.02.2022 tarihli ve 2022/3 değişik … sayılı kararı ile hükmün 14.02.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
… Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.11.2022 tarihli ve ….-105-07-…-2022-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB- 2022/152569 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle gereği düşünüldü:
I.İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB- 2022/152569 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 tarihli ve 2009/16. HD-188 Esas, 2009/205 sayılı ilâmında yer alan, ”… Hapsen tazyik yaptırımında amaç, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak olduğundan, alt sınırdan belli bir ceza belirlenmesi gerekmemekte, yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle kişinin yükümlülüğüne uygun davranması için zorlanması söz konusu olmaktadır… Ancak, ilk taksitin ödenmemesi üzerine 3 aya kadar hapsen tazyik kararının tamamının infazı halinde takip eden taksitlerin ödenmemesi durumunda artık borçlunun cezalandırılması olanağı kalmayacaktır. Bir başka anlatımla, ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle maddede öngörülen cezanın tamamının infazı hâlinde, yaptırım uygulama olanağı kalmadığından, diğer taksitlerin ödenmemesi ayrıca bir taahhüdü ihlâl kabahatini oluşturmayacaktır… Zira, her bir taksit için ayrı ayrı hapsen tazyik kararı verilmesi halinde, bu kararların her biri infaz yeteneğine sahip olup, usulüne uygun bir şekilde kaldırılmadığı sürece, Yasanın aradığı en çok 3 aya kadar tazyik hapsi verilebileceği kuralını aşacak şekilde infaz edilmeleri söz konusu olabilecektir. Yerel Mahkemece yapılması gereken, borçlunun ilk taksiti ödememek suretiyle ödeme taahhüdüne aykırı davranması nedeniyle 3 aya kadar hapsen tazyikine ilişkin ilk hükmün infazını bekleyerek, eğer kabahatli, bu hapsen tazyik kararının yerine getirilmesinden sonra borcu öder ise, ödenmeyen diğer taksit yönünden kalan süre kadar hapsen tazyik kararı vermektir. Yerel Mahkemece, ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle verilen hapsen tazyik kararının infaz edilip edilmediği araştırılmadan, son taksitin ödenmemesi nedeniyle yapılan şikâyet üzerine, borçlunun yeniden 3 aya kadar hapsen tazyik ile cezalandırılması yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle yasa yararına bozulması gerekirken, Özel Dairece yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi isabetli değildir.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
2004 sayılı Kanun’un “Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza” başlıklı 340. maddesinin “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse,
hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.” hükmü karşısında, aynı borç ilişkisi nedeniyle sanık hakkında bir defaya mahsus olmak üzere 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilebileceği,
Dosyalar kapsamına göre, borçlu sanık hakkında alacaklısı Mehmet Sevim olan … 13. İcra Müdürlüğünün 2019/4576, 2019/4578, 2019/4574, 2019/4577 ve 2019/4575 Esas sayılı dosyaları kapsamında icra takiplerinin başlatıldığı, alacaklı ve borçlu tarafın tüm dosyalarda aynı olduğu ve her bir dosyada ayrı ayrı 12.04.2019 tarihli taahhütlerin alındığı, sanık borçlunun … 13. İcra Müdürlüğünün 2019/4574 sayılı icra dosyasına dair borcunu taahhütnamede öngörülen sürede ödememesi nedeniyle yapılan şikâyet üzerine taahhüdü ihlâl suçundan … 6. İcra Ceza Mahkemesinin 08.01.2020 tarihli ve 2019/648 Esas, 2020/8 sayılı kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasını müteakip, bu kez aynı İcra Müdürlüğünün 2019/4575 sayılı icra dosyasına dair borcunu taahhütnamede öngörülen sürede ödememesi nedeniyle yapılan şikâyet üzerine taahhüdü ihlâl suçundan … 2. İcra Ceza Mahkemesinin 17.01.2020 tarihli ve 2019/646 Esas, 2020/25 sayılı kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasını takiben, bu defa aynı İcra Müdürlüğünün 2019/4577 sayılı icra dosyasına dair borcunu taahhütnamede öngörülen sürede ödememesi nedeniyle yapılan şikâyet üzerine taahhüdü ihlâl suçundan … 4. İcra Ceza Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ve 2019/883 Esas, 2020/190 sayılı kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılması sonrasında, yine aynı İcra Müdürlüğünün 2019/4578 sayılı icra dosyasına dair borcunu taahhütnamede öngörülen sürede ödememesi nedeniyle yapılan şikâyet üzerine taahhüdü ihlâl suçundan … 6. İcra Ceza Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2019/840 Esas, 2020/221 sayılı kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasını müteakip, bu defa aynı İcra Müdürlüğünün 2019/4576 sayılı icra dosyasına dair borcunu taahhütnamede öngörülen sürede ödememesi nedeniyle yapılan şikâyet üzerine taahhüdü ihlâl suçundan … 7. İcra Ceza Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli ve 2019/915 Esas, 2020/533 sayılı kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın alacaklısının Mehmet Sevim, düzenlenme tarihlerinin 01.11.2018, bedellerinin 100.000,00 Türk lirası, vade tarihlerinin ise 01.11.2018, 30.12.2018, 30.01.2019, 30.02.2019 ve 30.03.2019 tarihleri olan bonolar düzenleyerek müştekiye vermesine ilişkin somut olayda; her ne kadar bonolarda mücerretlik ilkesi geçerli ise de, 2004 sayılı Kanun’un “Borçlunun ödeme şartını ihlâli halinde ceza” başlıklı 340. maddesinin “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlâl eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.” hükmü karşısında, bonolara ilişkin düzenlenme tarihlerinin de aynı olduğu gözetilerek ayrı ayrı bonolara konu borcun esasen bir bütün halinde tarafları aynı olan tek bir borç olduğu, nitekim ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 tarihli ve 2009/16-188 esas, 2009/205 karar sayılı ilâmı ile, aynı borç ilişkisi nedeniyle toplam tazyik hapsi miktarının 3 ayı geçemeyeceğine karar verilmiş olması karşısında, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II.GEREKÇE
1.Sanığın, yargılama konusu eylemleri için 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesinde “üç aya kadar tazyik hapsi” öngörüldüğü belirlenmiştir.
2.2004 sayılı Kanun’un “Borçlunun ödeme şartını ihlâli halinde ceza” başlıklı 340. maddesi “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlâl eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
3.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 2/l. maddesinde disiplin hapsi; “Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi” olarak tanımlanmıştır.
4.2004 sayılı Kanun’un da icra suçlarıyla ilgili hükümlerin 331 ilâ 345/b maddeleri arasında, muhakeme usulüne ilişkin hükümlerinin ise 346 ilâ 354 üncü maddelerinde düzenlendiği, icra suçlarının, suç olarak düzenlenmek suretiyle hapis ve adlî para cezası şeklinde yaptırımlara bağlananlar ile disiplin veya tazyik hapsi yaptırımına bağlananlar şeklinde ikili bir ayrıma tâbi tutulduğu, disiplin hapsi veya tazyik hapsinin, bir suç karşılığı olmayıp kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış bir fiil karşılığı olarak uygulanan seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen yaptırımlardır.
5.2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerekir.
6.Kural olarak kambiyo senetleri illetten mücerrettir ve bono da, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır.
7.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; … 7. İcra Ceza Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli ve 2019/915 Esas, 2020/533 karar sayılı dosyasında; … 13. İcra Müdürlüğünün 2019/4576 Esas sayılı icra dosyasında 12.04.2019 tarihinde vermiş olduğu taahhüdü ihlâl etmesi eyleminden dolayı 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği, … 6. İcra Ceza Mahkemesinin 08.01.2020 tarihli ve 2019/648 Esas, 2020/8 karar sayılı dosyasında; … 13. İcra Müdürlüğünün 2019/4574 Esas sayılı icra dosyasında, 12.04.2019 tarihinde vermiş olduğu taahhüdü ihlâl etmesi eyleminden dolayı 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği, … 2. İcra Ceza Mahkemesinin 17.01.2020 tarihli ve 2019/646 Esas, 2020/25 karar sayılı dosyasında; … 13. İcra Müdürlüğünün 2019/4575 Esas sayılı icra dosyasında, 12.04.2019 tarihinde vermiş olduğu taahhüdü ihlâl etmesi eyleminden dolayı 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği, … 4.
İcra Ceza Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ve 2019/883 Esas, 2020/190 karar sayılı dosyasında; … 13. İcra Müdürlüğünün 2019/4577 Esas sayılı icra dosyasında 12.04.2019 tarihinde vermiş olduğu taahhüdü ihlâl etmesi eyleminden dolayı 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği, … 6. İcra Ceza Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2019/840 Esas, 2020/221 karar sayılı dosyasında; … 13. İcra Müdürlüğünün 2019/4578 Esas sayılı icra dosyasında 12.04.2019 tarihinde vermiş olduğu taahhüdü ihlâl etmesi eyleminden dolayı 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği, şikayet konusu edilen taahhütlerin farklı icra takiplerinden kaynaklanan farklı taahhütler olduğu ve … 13. İcra Müdürlüğünün 2019/4576 Esas, 2019/4574 Esas, 2019/4575 Esas, 2019/4577 Esas ve 2019/4578 Esas sayılı icra dosyalarında takiplere dayanak bonoların aynı borç ilişkisinden kaynaklandığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, sanığın aksini ispata yarar belge sunmadığı ve takibe konu borç kaynaklarının farklı olduğu ve kural olarak kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu ve aksine delil sunulmamış olduğu anlaşıldığından, farklı icra takiplerinde verilen farklı taahhütlerden dolayı 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanığın ayrı ayrı cezalandırılması mümkün olduğundan ve bu durumda mükerrer cezalandırma söz konusu olmayacağından, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III.KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.