Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/1707 E. 2023/2120 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1707
KARAR NO : 2023/2120
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davalının itirazının kaldırılmasına, takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararın davalı-borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi alacaklı vekili dava dilekçesinde; borçlu ile önceki malik … arasında 20.07.2019 yılında kira sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin taşınmazı 25.02.2021 tarihinde devraldığını, TBK’nın 310. maddesi uyarınca sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olacağını, kiralanan taşınmazın maliki değişse dahi kiracının önceki kiraya verenle arasındaki sözleşme hükümleriyle bağlı olacağını, borçluya karşı başlattıkları … Genel İcra Dairesi 2021/33610 E. sayılı takibe ilişkin olarak “İtirazın İptali ve Tahliye İstemli” … 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/412 E., 2021/593 K. numaralı dosyasında takibin devamına ve borçlunun tahliyesine karar verildiğini, borçlunun taşınmazı 28.01.2022 tarihinde tahliye ettiğini beyan ederek itirazın kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu vekili cevap dilekçesinde; takip dayanağı kira sözleşmesinin alacaklı ile değil … ile akdedildiğini, davacının malik olduktan sonra usulünce müvekkiline ihtar keşide ederek malik olduğunu ve kiraları kendisine ödemesi gerektiğini bildirmesi gerektiğini, müvekkilinin eski malike kira ödemeye devam ettiğini, davacının yeni malik olduğunu ancak tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi başlatıldığında öğrendiğini, takibe itirazda açıkça kira ilişkisinin ve sözleşmesinin inkar edildiğini ,davacının kendince TÜFE oranında artırımlar yaparak sözleşmede yazılı olmayan rakamları talep ettiğini, davacının itirazın kaldırılmasını talep edemeyeceğini, uyuşmazlığın dar yetkili mahkemede çözümlenemeyeceğini, yargılamayı gerektirdiğini iddia etti.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, borçlu tarafından yasal itiraz süresi içinde takibe itiraz edildiği, icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği ve davacı vekili tarafından itirazın kaldırılması ve tahliye istemiyle mahkememize dava açıldığı,kira sözleşmesine konu taşınmaz davacı alacaklı tarafından 02.02.2021 tarihi itibariyle satın alındığı, davalı ile kiralananın önceki maliki arasında düzenlenen yazılı kira sözleşmesinin davalı tarafından inkar edilmediğini, davacı tarafça taşınmazı iktisap ettiği tarihten sonra kira bedellerinin tarafına ödenmesi konusunda davalıya ihtarname gönderilmemiş ise de, daha önce taraflar arasında … 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/412 E. sayılı kararı ile itirazın kaldırılması ve tahliye davası açıldığı, mahkemece davalının itirazının kaldırılmasına karar verildiği ve verilen karar tarafların istinaf etmemesi üzerine 03.01.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, davalı borçlunun artık davalı alacaklının takipte alacaklı sıfatını taşımadığını ve taşınmazın yeni malike geçtiğini bilmediği iddasını MK 2 maddesindeki dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağından ileri süremeyeceği, bu durumda, yeni malik olan davacı TBK’nın 310. maddesi gereğince kira sözleşmesinin tarafı haline geldiğinden, önceki malik kiraya veren ile davalı arasında aktedilen yazılı kira sözleşmesinde dayanarak, taşınmazı iktisap ettiği tarihten sonraki döneme ilişkin kira alacağının tahsilini istemesinde usulsüzlük bulunmadığı gibi artık kira ilişkisi kesinleştiğinden ve davalı borçlu tarafından takibe konu aylara ait kira bedellerini ödediğine dair İİK’nın 269/A maddesinde sayılan noterlikçe re’sen tanzim ve imzası tasdik edilmiş ve ya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika sunmadığı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 günlük süre içerisinde borcun ödenmemesi nedeniyle tahliye koşullarının sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının itirazının kaldırılmasına, takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; alacaklının taşınmazı satın aldığı tarihten itibaren doğan kira alacağını talep ettiğini, müvekkiline ihtarla malikin değiştirildiğinin bildirilmediğini, temerrüt varmış gibi faiz talep edildiğini, alacaklının kendi kendine kira bedelini belirlediğini, uyuşmazlığın dar yetkili icra mahkemesinde çözümlenemeyeceğini, yerel mahkemenin kira miktarını incelemeden karar verdiğini, alacaklı tarafından TÜFE oranına göre yapılan hesabın doğru olup olmadığının denetlenmediğini, alacak tartışmalı iken mahkeme tarafından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yasaya aykırı olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dosyasının yapılan incelemesinde; … Genel İcra Dairesinin 2022/27827 Esas sayılı dosyası ile davacı alacaklı … tarafından davalı borçlu Serteks Dayanıklı Tüketim … Ltd. Şti. aleyhine 15.07.2021-27.01.2022 tarihleri arası kira bedeline ilişkin olarak 219.936,00 TL, 25.02.2021-15.07.2021 tarihleri arası kira bedeline ilişkin olarak 138.000,00 TL asıl alacak ile bunların tüfe kira artış oranı %14,55 üzerinden hesaplanan işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 390.236,00 TL toplam alacak üzerinden 20.07.2019 tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak 13.06.2022 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin borçlu şirkete 18.06.2022 tarihinde tebliği üzerine süresinde sunulan itiraz dilekçesi ile, alacaklı ile aralarında borç doğuracak herhangi bir kira sözleşmesinin ve borcun bulunmadığı belirtilerek takibe, borca ve ferilerine itirazda bulunulduğu, müdürlükçe 24.06.2022 tarihinde itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği, … bu dava ile süresinde borçlunun itirazının kaldırılmasının istendiği görüldüğü, davacı takip alacaklısı …’ın kira sözleşmesine konu taşınmazı 25.02.2021 tarihinde satın almakla yeni malik olduğu, dosya arasındaki adi yazılı kira sözleşmesinin davalı kiracı ile dava dışı eski malik … arasında 15.07.2019 başlangıç tarihli 2 yıl süreli olarak ve her yıl kira bedeli ait olduğu dönem başında yıllık olarak peşin ve nakden ödenecek şekilde 20.07.2019 tarihinde imzalandığı, kira sözleşmesine herhangi bir artış miktarı ve oranının belirlenmediği gibi davalı kiracının müdürlüğe süresinde sunduğu itiraz dilekçesi kapsamında kiracılık ilişkisini ve kira borcunu kabul etmediği görülmekle, davacı alacaklının İİK’nın 68. maddesi gereğince itirazın kaldırılması talebinin taraflar arasında düzenlenmiş imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanmadığından alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla davanın dar yetkili icra mahkemesinde incelenemeyeceğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının tahliye talebinin de bulunmamasına rağmen İİK’nın 269/a maddesine dayanılarak tahliye koşullarının da yazılı gerekçe ile incelendiği ve itirazın kaldırılması talebinin kabulüne ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde kiracının kira ilişkisini kabul etmediğinin belirtildiğini, müvekkili tarafından borçluya karşı tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan … Genel İcra Dairesi 2021/33610 E. sayılı takibe ilişkin olarak “İtirazın İptali ve Tahliye İstemli” … 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/412 E., 2021/593 K. numaralı dosyasında takibin devamına ve borçlunun tahliyesine karar verildiğini, kiracının bu davada kira sözleşmesine itiraz etmediğini, kesin hüküm bulunmasına rağmen kiracılık ilişkisinin tekrar tartışılmasının hatalı olduğunu, kiracının davaya konu takipteki borcunu 30.11.2022 tarihinde taahhütnameye göre ödediğini,takip konusu kira borcu ödenerek karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması gerekmekte olup mahkemeye bu bilginin verilmesi gerektiğini, borçlunun itirazının kiracılık ilişkisine yönelik olduğunu, ödeme iddiası olmadığını bu nedenle yerel mahkeme tarafından dosyanın bilirkişiye gönderilmediğini iddia ederek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kira sözleşmesine dayalı ilamsız takipte itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 68. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.