YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/176
KARAR NO : 2023/1243
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; ihale sırasında ikinci bağırma esnasında ihale katılımcısı …’in 2.100.000,00 TL teklif vermesine rağmen tellal tarafından bu teklifin duyulmadığını ve yok sayıldığını, taşınmazın 2.012.000,00 TL bedelle …’a ihale edildiğini, icra emri, kıymet takdiri, satış ilanının müvekkiline usule uygun tebliğ edilmediğini, satışa esas alınmış kıymet takdirinin eski tarihli olduğunu, taşınmazın değerinin çok düşük belirlendiğini, satış ilanının yayınlandığı gazete tirajının düşük olduğunu, satış şartnamesinin yasaya uygun olmadığını iddia ederek ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
İhale alıcısı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin teklifinden sonra daha yüksek pey süren olmadığını, tellal tarafından üç defa bağırıldıktan sonra usule uygun olarak ihalenin sonlandırıldığını, kıymet takdir raporunun eski tarihli olmadığını, satışa hazırlık aşamasında hukuka aykırılık olmadığını iddia ederek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muhammen bedeli 1.100.000,00 TL olan taşınmazın 2.012,000,00 TL bedelle ihale edildiği, kıymet takdirine taraflarca itiraz edilmediği, satışın yasal süresi içerisinde talep edildiği ve satış kararında belirtilen saati itibari ile ihalenin gerçekleştirildiği gerekçesiyle zarar unsurunun bulunmaması nedeniyle şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine, şikayet esasa girilmeden reddedildiğinden şikayetçi borçlu aleyhine para cezası hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili istinaf dilekçesinde; ihaleye katılarak pey süren …’in ihale sırasında 2.100.000,00 TL pey sürdüğünü, tellalın teklifi duymadığını, müflis şirket tarafından bildirilen tanıklar dinlenmeden ve kamera kaydı çözümü yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, icra emri, kıymet takdiri, satış ilanı tebliğlerinin usule uygun yapılmadığını, şartnamenin yasal şartları taşımadığını, gazete tirajının düşük olduğunu iddia etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 1.100.000,00 TL muhammen bedel üzerinden satışa çıkarıldığı ve diğer davalı … muhammen bedelin üzerinde 2.012.000,00 TL bedelle ihale edildiğinden zarar unsurunun oluşmadığı, … Genel İcra Müdürlüğünün 2019/243 Esas sayılı dosyasında 17.06.2022 tarihli yapılan ihaleye ilişkin tutanakta ihaleye katılan … ile ….’in imzalarının bulunduğu, …’in vermiş olduğu teklifin 2.011.000,00 TL olarak yazıldığı ve ….’in bu teklifin karşısında imzasının bulunduğu, tutanağın ihale katılımcıları, icra müdürü, tellal ve ihalede hazır olan Av. …. tarafından imzalandığı, tutanak imzalanırken ihale katılımcısı …’in daha yüksek teklif verdiğine ilişkin bir iddiasının bulunmadığı ve tutanağı imzaladığı, İİK’nın 8/son maddesi gereğince “İcra ve İflas Dairelerinin tutanakları, hilafı sabit oluncaya kadar muteberdir.” düzenlemesi gereğince icra müdürlüğünce düzenlenen 17.06.2022 tarihli ihale tutanağının geçerli olacağından davacı şirket ve iflas idare memurlarının bu yöne ilişkin iddialarının yerinde olmadığı, borçlu şirket vekiline bilirkişi raporunun 21.08.2021 tarihinde usulüne uygun olarak elektronik olarak tebliğ edildiği, İİK’nın 128/a maddesi gereğince tebliğden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde kıymet takdirine itirazda bulunulmadığı, … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/947 Esas 2022/307 Karar sayılı ilamı ile 18.04.2022 tarihinde davacı borçlu şirketin iflasına karar verilmişse de davacı borçlu şirket vekiline satış ilanı tebliğinin iflas kararından önce 17.04.2022 tarihinde e-tebliğ suretiyle usule uygun olarak tebliğ edildiği, iflas idare memurlarına satış ilanı tebliğinin gerekmediği, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 134. maddesi
3. Değerlendirme
İİK’nın 134/11. maddesinde; “İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur” düzenlemesi yer almaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Fakat, satılan mal muhammen bedelin üstünde bir bedelle satılmış olmakla beraber, yapılan usulsüzlük (yolsuzluk) malın daha yüksek bedelle satılmasını önlemiş ise (yani ihalenin feshi sebebi olarak dayanılan yolsuzluk yapılmamış olsa idi, mal daha yüksek bir bedelle satılabilecek idi ise), malın daha yüksek bir bedelle satılamamış olmasından zarar görmüş olan ilgilinin (mesela borçlunun), ihalenin feshini istemekte hukuki yararı vardır. (…, El Kitabı s.715)
İsteklilerden birinin artırmaya katılmasının engellenmiş olması ihalenin feshi sebebidir. İcra mahkemesinin, ihalenin feshi talebini incelemedeki yetkisi (itirazın kaldırılmasındaki gibi) sınırlı değildir, ihalenin feshi sebepleri, tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilir (HGK 2019/12-789 E.-2021/1321 K. sayılı 02.11.2021 tarihli kararı)
Somut olayda, şikayet konusu taşınmazın muhammen bedelinin 1.100.000,00 TL, ihale bedelinin 2.012.000,00 TL olduğu, ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu görülmektedir. Şikayetçi takip borçlusu olup ihaleye katılanlardan …’in ihale bedelinden daha yüksek pey sürdüğünü, tellal tarafından bu teklifin duyulmadığını, yok sayıldığını iddia etmektedir.
Şikayetçinin iddiası, ihalede yapılan usulsüzlüğün taşınmazın daha yüksek bedelle satılmasını önlediğine ilişkin olup dava dilekçesinde gösterilen tanıklar dinlenerek, CD şeklinde dosya arasına alınmış olan kamera kayıtlarının dökümü yaptırılarak işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.