YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/188
KARAR NO : 2023/1182
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü ile ihalesinin feshine karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu dava dilekçesinde; müvekkiline ait … ili, … ilçesi, … mah., 4355 ada, 2 parselde kayıtlı taşınmazın 09.03.2022 tarihinde ihale ile satıldığını, icra emri, kıymet takdiri ve satış ilanı tebliğlerinin usule aykırı olduğunu belirterek ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde, icra dosyasında yapılan tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, takip işlemlerinin 3 yıldır devam ettiğini, ancak davacı borçlu tarafından yapılan işlemlerin eksik veya usulsüz olduğuna ilişkin bir talep veya itirazda bulunulmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış ilanının “aynı konutta birlikte oturan eşi … imzasına” şerhiyle 03.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ mazbatasından muhatabın tebliğ esnasında adreste bulunup bulunmadığı anlaşılamadığı gibi muhatabın (davacı borçlunun) muvakkaten başka bir yere gittiğine dair şerhte bulunmadığı, bu haliyle satış ilanının davacı borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği, satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi nedeni teşkil ettiği belirtilerek sair hususların araştırılmasına gerek görülmeksizin şikayetin kabulü ile taşınmazın ihalesinin feshine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı vekili istinaf başvurusunda; Tebligat Kanunu’nda açık ve net olarak belirtilen şekliyle aynı çatı altında birlikte oturan eşe tebligat yapılmışsa muhatabın evde olup olmadığı, nereye gittiği, ne zaman geleceği gibi hususların tebligat evrakına yazılması gibi bir açıklamanın Tebligat Yasasında yeri bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi borçlu hakkında başlatılan icra takibinde satış ilanının “aynı konutta birlikte oturan eşi Elmas Yiğit imzasına tebliğ edildi” şerhi ile 03.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, TK’nın 16. maddesi uyarınca tebliğ anında borçlunun adresinde bulunup bulunmadığı tespit ve tevsik edilmediğinden yapılan tebligatın usulsüz olduğu, satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olarak kabul edildiği dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı vekili; tebligatların usulüne uygun şekilde yapıldığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İlk Derece Mahkemesinin ihalenin feshi şikayetinin kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 134. maddesi, Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.