Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/1913 E. 2023/4541 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1913
KARAR NO : 2023/4541
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : …. Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde icra emrinin iptali istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, icra emrinin iptaline karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde;takip dayanağı yapılan ipotek belgesinin muaccel bir borcu içermediğini, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) nezdinde tescilli bu ipotek belgesinin yine MAPEG kayıtlarında bulunan taraflar arasındaki maden ipotek sözleşmesine dayalı olduğunu, bu belgelerin birlikte değerlendirilmesinin taraflar arasında mevcut ipotek sözleşmesinin muacceliyet kazanıp kazanmadığının tespiti bakımından zorunlu olduğunu, takip konusu ipotek belgesi uyarınca muaccel bir alacağın olup olmadığının Asliye Ticaret Mahkemesi görevine giren bir yargılama konusu olduğunu, dolayısıyla bu belgeler birlikte değerlendirildiğinde icra emri gönderilmesi şartlarının oluşmadığını, hatta karşı tarafın herhangi bir alacağının olmadığının açıkça anlaşılacağını, söz konusu ipoteğin rödovans sözleşmesi uyarınca peşinen ödenen avans bedellerinin teminatı olduğunu, alacaklı tarafından icra dosyasına ipoteğin muaccel hale geldiğini göstermesi amacıyla bir ihtarname ibraz edilmiş ise de (Ankara 65.Noterliği 16.02.2021 tarih 5420 yevmiye numaralı ihtarı); bu ihtara cevap verilerek itiraz edildiğini (Ankara 24.Noterliği 23.02.2021 tarih ve 3926 yevmiye numaralı ihtarı), ihtilafın ve karşı tarafın muaccel bir alacağının olup olmadığının taraflar arasındaki sözleşmeler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek icra emrinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; icra takibine konu ipotek senedinin kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu, davacının iddialarının aksine somut olayda kayıtsız şartsız ve muaccel bir para borcunun söz konusu olduğunu, Ankara 65. Noterliğinin 16.02.2021 tarih ve 5420 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ipotek senedine konu 5.591.748 TL borcun faizi ile birlikte iade edilmesinin ihtar edildiğini, anılan ihtarnamenin borçlu şirkete 17.02.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, akabinde icra takibi başlatıldığını, davaya konu ipotek senedinin kayıtsız şartsız bir para borcunu ihtiva ettiğini ve temerrüt koşullarının oluştuğunu belirterek şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 29.05.2020 tarihli Maden İpotek Sözleşmesinin 4. maddesinde belirtilen borçlunun borç ödemede acze düştüğü, iflas ettiği hususlarında herhangi bir bilgi ve belgenin veya 29.05.2020 tarihli Rödovans Sözleşmesi uyarınca karşılıklı edimlerin yerine getirilip getirilmediği, davacı takip borçlusu yönünden temerrüt oluşup oluşmadığı hususlarında herhangi bir ilam ya da ilam niteliğinde bir belgenin dosya kapsamına sunulmadığı, Ankara 2. Noterliği’nin 16.04.2021 tarihli ve 8303 yevmiye numarasıyla onaylanmış, First Mining Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. lehine Maden Sicil Kütüğüne tescil edilen İpotek Senedi’nin, ipotek senedine dayanak Maden İpotek Sözleşmesi’nin ya da 29.05.2019 tarihli Rödovans Sözleşmesi’nin kayıtsız şartsız bir para borcunu ihtiva etmediği, ilam hükmünde sayılamayacağı, davalı alacaklı tarafından başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde icra dairesi tarafından Örnek 44 No’lu taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte icra emri düzenlenmesine imkan bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulüne, icra emrinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde borçlu şirket adına kayıtlı … ilçesi, 200805498 Ruhsat Erişim Numaralı Demir Madeni IV.Grup İşletme Ruhsatı üzerine şerh edilen ipotek senedine dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, usul ve yasaya uygun olarak borçlu şirkete icra emri gönderildiğini, 3213 Sayılı Maden Kanunu’nun 38. maddesi gereğince madenlerle ilgili iş ve işlemlerin Maden ve Petrol işleri Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığını, takibe esas Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Ruhsat Sicil Koordinatörlüğünce 02.06.2020 tarihinde saat 14:30 da tanzim edilerek imza altına alınan ipotek senedinin de usulüne uygun olarak resmi şekilde yapıldığını, maden ipoteği yönünden Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği “resmi ipotek senedi”nin tıpkı Medeni Kanun yönünden tapu memurunun düzenlediği ipotek senedi gibi sonuç doğurduğunu, ipotek sözleşmesinde yer alan ifadelere bakıldığında kayıtsız şartsız para borcu ödeme ikrarının yer aldığını, söz konusu ipoteğin akit tablosunda limit/üst sınır/maksimal ipotek anlamına gelecek “sözleşmenin teminatı, alacağı kredilerin teminatı veya ….Türk Lirasına kadar” gibi ibarelerin yer almadığını, bu durumda taşınmaz ipoteğine ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanacağını, maden ipoteğinin karz ipoteği niteliğinde olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre somut olayda ipotek akit tablosu içeriğinden söz konusu ipoteğin karz ipoteği olduğunun anlaşıldığını, İİK.’nın 149.maddesi hükmüne göre gönderilen icra emrinin hukuka uygun olduğunu, yargılama esnasında mahkemece maden ipoteği konusunda uzman olmayan bilirkişinin hatalı değerlendirmelerinin de etkisi ile Maden Kanunu uyarınca Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından maden siciline kaydedilerek düzenlenen resmi ipotek senedinin değerlendirmeye alınmadığını, halbuki ipotek senedi metninden de açıkça anlaşıldığı üzere ipotek hakkının noter tarafından onaylanmaktan kaynaklı değil, “düzenleme” şeklinde Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ipotek senedinden kaynaklandığını, söz konusu resmi ipotek senedinin borçlunun Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü huzurunda atılmış imzası ile tek başına 5.591.748 TL tutarlı borcunu kayıtsız şartsız kabul ettiğini gösterdiğini, ipotek senedinde açıkça “29/05/2020 tarih ve 34621 sayılı dilekçe ve ekinde bulunan 29.05.2020 tarihli maden ipotek sözleşmesi ile; 1. derece, 1. sırada 01/03/2030 süresine kadar geçerli olmak üzere, 3213 sayılı Maden Kanununun 42. maddesi gereğince First Mining Madencilik Sanayi Ve Ticaret A.Ş. Lehine 5.591.748TL (Beşmilyonbeşyüzdoksanbirbinyediyüzk1rksekiztürklirası) ipotek tesis edilmiştir.” yazıldığını, metinde de açıkça 29.05.2020 tarih ve 34621 sayılı dilekçe ve ekinde bulunan 29/05/2020 tarihli maden ipotek sözleşmesi ile alacaklı lehine 5.591.748 TL ipotek tesis edildiği belirtilmekle, bu hali ile ipotek sözleşmesinin ipotek senedinin bir parçası olduğunu, ipotek senedine dayanak Ankara 2.Noterliğinin 16.04.2021 tarih 8303 yevmiye numaralı taraflar arasında düzenlenmiş Maden İpotek Sözleşmesinin hüküm ve şartlar bölümü 1.maddesinde de “Taraflardan Holün Enerji Madencilik ve Yatırım San.Tic.A.Ş. adına kayıtlı Bingöl îli, Genç İlçesi dahilinde 200805498 Sicil Numaralı, 3181875 Ruhsat Erişim Numaralı, Demir Cinsiişletme ruhsatı sahibi ile First MiningMad.San.Tic.A.Ş., Holün Enerji Madencilik ve Yatırım San.Tic.A.Ş. ‘nin, First Mining Mad.San.Tic.A.Ş.,’ne, taraflar arasındaki 29.05.2019 Tarihli … sözleşmesi ve gerekse, 12.03.2020 Tarihli cari hesap mutabakatından kaynaklanan 5.591.748 TL borcu nedeni ile Holün Enerji Mad. ve Yatırım San.Tic.A.Ş tarafından 1. derece ve 1. sırada ….Madencilik San ve Tic.A.Ş. lehine ipotek verilmesi konusunda taraflar mutabık kalmışlardır.” düzenlenmesine yer verildiğini, anılan maddede açıkça 12.03.2020 tarihli cari hesap mutabakatından kaynaklanan 5.591.748 TL borcu nedeni ile borçlu şirket tarafından 1. derece ve 1. sırada alacaklı şirket lehine ipotek verilmesi konusunda tarafların mutabık kaldıklarının belirtildiğini, yerel mahkemece Maden İpotek Sözleşmesi vealacaklı şirket tarafından borçlu şirket aleyhine düzenlenen Ankara 65.Noterliği 16.02.2021 T-05420 yevmiye numaralı muacceliyet ihtarnamesinin değerlendirilmediğini, söz konusu ihtarnamenin borçlu şirkete 17.02.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu şirketin altı hafta içerisinde ipotek senedine konu borcu ödememiş olması nedeniyle ipotek konusu alacağın muaccel hale geldiğini, ipotekli senedin maliki olan borçlunun gönderilen ihtara süresi içerisinde itiraz etmesinin icra emri gönderilmesine engel teşkil etmeyeceğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte borçlu olmadığı iddiasının ancak genel mahkemede açacağı davaya konu edebileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;takibe dayanak ipotek senedinde; 29.05.2020 tarihli maden ipotek sözleşmesi gereğince borcun zamanında ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrilmesinde 3213 Sayılı Maden Kanunun’un 43. maddesinin göz önünde bulundurulması gerektiğinin açıkça belirtildiği, takibe dayanak belgelerden borcun zamanında ödenip ödenmediğinin anlaşılamadığı gibi Maden İpotek Sözleşmesinin 4. maddesinde belirtilen borçlunun borç ödemede acze düştüğü, iflas ettiği hususlarında herhangi bir bilgi ve belgenin de takip talebine eklenmediği, yine sözleşme uyarınca karşılıklı edimlerin yerine getirilip getirilmediği, şikayetçi borçlu yönünden temerrüt oluşup oluşmadığı hususlarında herhangi bir ilam ya da ilam niteliğinde bir belgenin de dosya kapsamında mevcut olmadığı, takipten önce Ankara 65. Noterliğinin 16.02.2021 tarih ve 05420 yevmiye numaralı muacceliyet ihtarnamesinin 17.02.2021 tarihinde şikayetçi borçluya tebliğ edildiği, şikayetçi borçlunun Ankara 24. Noterliğinin 23.02.2021 tarih ve 03976 yevmiye numaralı muacceliyet ihtarnamesine cevaplarında da muaccel bir borcun bulunmadığı yönünde itirazlarını ileri sürdüğü, bu durumda takibe dayanak belgenin ilam mahiyetinde olmadığı, ilamlı takibe konu edilemeyeceği, dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte dayanak ipotek senedinin ilam niteliğinde olmadığı iddiasına dayalı icra emrinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
3213 Sayılı Maden Kanunu’nun 38, 43 üncü maddeleri, İİK’nın 38, 149, 150/h madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.İpotek senedine dayanak Maden İpotek Sözleşmesi’nin ve 29.05.2019 tarihli Rödovans Sözleşmesi’nin kayıtsız şartsız bir para borcunu ihtiva etmediği,ipoteğin kesin borç (ana para) ipoteği niteliğinde olmadığı, bu nedenle İİK’nın 149. maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu gibi, banka ve kredi veren kuruluş olmayan alacaklının limit ipoteğine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapması usulsüz ise de; ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermemesinin, alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapılmasına engel olmadığının anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre alacaklının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.